Toy

Hampden Park’ta kazananın yoluna devam edeceği maçta Hırvatistan’a 3-1’lik skorla mağlup olan İskoçya, kendisine duyulan minimal beklentiyi de boşa çıkarmış oldu. Vlasic’in maçın ilk bölümünde kaydettiği gol son Dünya Kupası finalistini 1-0 öne taşısa da İskoçların cevabı geç olmadı. İlk yarının sonunda gelişen Callum McGregor golü, 12.000 kadar taraftarın umudunun diri kalmasına sebebiyet verdi. McGregor'ın düzgün vuruşu aynı zamanda İskoçya’nın Euro 96’da oynanan İsviçre maçında Ally McCoist’in vuruşundan sonraki ilk gol oldu.
İkinci yarıya golün getirdiği öz güvenle başlayan Clarke’ın öğrencileri, İngiltere maçının yıldızı Billy Gilmour'dan da yoksun mücadele ettiği mücadelede kalitenin bileğini bükemedi. İkinci yarıda sahneye çıkan Real Madrid’in 8 numarası Modric, Dağhan Irak’ın “maçtaki tek kalburüstü oyuncu, kalburüstü bir gol attı” cümlesini hak edecek güzellikte bir gol atarak avantajı tekrar ülkesi lehine çeviriyordu. Bu golün ardından topla oynama oranını %65’in üzerine çeken Hırvatlar, oyun kontrolünü elinde bulundurduğu dakikalarda Perisic ile farkı 2’ye çıkartarak İskoçya’nın heyecanını hüsrana dönüştürdü.
Hırvatistan maçı özelinden D Grubu’nun geneline bir bakış atarsak; turnuva başlangıcında gerek turnuva tecrübesi gerekse kadro kalitesi bakımından İskoçya, en zayıf halkaydı. Ancak oynadıkları 3 maçın 2’sini Glasgow, birini de Wembley’de oynamış olduklarını hesaba kattığımızda, “daha iyisi olabilirdi” diyen insanlara muhalefet etmek oldukça güç. Galler nispeten aynı güçlükte bir gruptan, Roma-Bakü arası seyahat ederek 2. çıkmışken, Hampden-Wembley arası yalnızca 6 saatlik bir yolculuk yapan İskoçya turnuvayı ESPN UK Youtube kanalına ‘Turnuvada gol atabilecekler mi?’ başlıklı video yayınlatarak tamamladı.
İskoçya’nın turnuvadaki performansı, The Terrace Podcast üyeleri arasında da farklı görüşleri ortaya çıkardı. İskoçya Ligi üzerine içerikler sunan The Terrace’in en meşhur seslerinden olan, Edinburgh News Sport yazarı Joel Sked, grubun mağlup edilebilme potansiyeli daha fazla olan iki takımıyla İskoçya’da oynadıkları iki maçı 0 puanla tamamlamalarını, Steve Clarke’ın oyun içindeki hamlelerde geç kaldığını ve Dykes konusunda gereksizce ısrarcı olduğu argümanlarını sunarak bir hayal kırıklığı yaşadığını tweetledi.
Bir başka Terrace Podcast yorumcusu olan, aynı zamanda Hearts Tv'de de boy gösteren Robert Borthwick ise olaylara Sked’den daha duygusal yaklaştı. Bir İskoç futbolsever olarak İskoçya’yı büyük bir sahnede izlemenin mutluluğunu yaşadığını söyleyen Borthwick, Clarke patronluğunda önümüzdeki senelerde daha iyi olacaklarına inandığını belirtti.
İskoçya Milli Takımı için bu aşamada en önemli husus, aslında Türkiye için de çok önemli olan turnuvalara katılma sıklığı. En son katıldığı turnuvanın 1996 senesinde olması, tecrübesizlik faktörünü epey öne çıkartıyor, özellikle Hırvatistan gibi buraları oynamayı çok iyi öğrenmiş ekiplere karşı.
Maç sonunda basın mensuplarının karşısına geçen Clarke, eko problemlerinin eşliğinde “Şu anda turnuva dışında kalmamız yalnızca hayal kırıklığı. Olabildiğince uzun süre kalıcı olmak istedik. Grup aşamasından çıkamadığımız için hayal kırıklığına uğradık. Bu durumu aşmam için bana bu geceyi verin, sonrasında birkaç gün boyunca oturup performanslarımız hakkında değerlendirmelerde bulunuruz. Kendi performansım ve oyuncuların performanslarını değerlendirecek ve gelecekte neler yapabileceğimize karar vereceğiz. Bir sonraki turnuvaya katılmamızın 23 sene sürmeyeceğine emin olacağız” dedi ve maçı hak eden tarafın Hırvatistan olduğunu ekledi.
Steve Clarke kamuoyunda güven zedeleyici bir turnuva yaşamadı ancak eleştirildiği konular da mevcut. Bunların başında Che Adams’tan aldığı verimin düşüklüğü geliyor. Bu sezon Southampton’da Danny Ings ile, çıkış yaptığı sezon Birmingham City’de Jutkiewicz ile beraber düzenli olarak çift forvetli sistemlerde performans veren Adams, turnuvanın beklenti altında kalan 11’inde forvet bölgesi için epey güçlü bir aday. Bunun yanında Clarke, stoper rotasyonundaki zayıflığı McTominay hamlesi ile kapatarak bence doğru bir işe imza attı. Tierney ve Robertson’ın en öne çıkan oyuncular olarak aynı bölgede oynamaları da bu jenerasyonun başına gelen tatlı bir talihsizlik.
İskoçya, 27,4’lük kadrosu ve 57 yaşındaki teknik adamıyla tecrübeleniyor. Dünya Kupası’na katılmak gibi çok zor bir görevleri var ancak gruplarında bir ‘süper güç’ bulunmaması umutları arttırıyor. Eylül ayında oynayacakları maçlarda hedef Danimarka ile olan puan farkını kapatıp kupaya direkt katılmak. Clarke ve öğrencilerini zor bir sınav bekliyor ve bu sınav öncesi jeneriklik bir gol yememeyi umuyorlar.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Galler ve İngiltere'den Yola Devam, İskoçya'dan Erken Veda, Bukayo Saka, Gareth Southgate...
23 Haz 2021

YAZARLAR

Umut Öztürk
Premiercast.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR





