Trump 2.0'da kazanan oldu mu?

ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci başkanlık dönemi, seçimleri kazandığı Kasım ayı başından bu yana neredeyse her hafta bir yenisini açıkladığı sansasyonel hamlelerle geçiyor. Ekonomik kararların yanı sıra diğer ülkelerle ilişkileri, toplumsal, kültürel alanlardaki uygulamalarıyla çoğu zaman endişe verici adımlar atmaktan çekinmeyen Trump, küresel dengeleri sarsan, piyasaları altüst eden tarife kararlarında "ABD ekonomisinin altın çağı" ve "ekonomik bağımsızlık" gibi söylemleri de sıkça kullanıyor.
Trump, küresel ticareti zorlaştırdığı, enflasyon başta olmak üzere makro ekonomik dengeleri bozduğu ve iş yaşamında belirsizlikleri artırdığı için çok sert eleştirilere maruz kalıyor. Tarifeler dışında harcamaları kısmak adına binlerce kamu çalışanının işine son vermesi, çeşitli alanlardaki fonları durdurması, sürdürülebilirlik politikalarını görmezden gelmesi, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) ilkelerini reddetmesi Trump'ın eleştirildiği konular arasında başı çekiyor.
Günler öncesinden ilan ettiği gibi 2 Nisan'da açıkladığı gümrük tarifeleriyle ülkesinin tüm büyük ticaret ortaklarına karşı kapsamlı tarifeler duyuran Trump'ın bu hamlesi, küresel ticarete ağır bir darbe olarak algılandı ve piyasalarda krize yol açtı. Şimdilik küresel tarife kararının arkasında duran Trump, sadece birkaç günde trilyonlarca doların buharlaşmasına neden oldu.
Umut, belirsizlik ve çöküş
Hikayeyi biraz başa saralım. 20 Ocak'ta görevi Joe Biden'dan devralan Trump'ın ilk konuşmasındaki "ABD'nin altın çağı başlıyor" sözleri iş dünyası tarafından hemen benimsenmiş; ABD'nin en geniş tanımlı borsa endeksi Russel 2000'de %5'lik artış sağlanmış ve endeksin değerini 2,4 trilyon dolar artmıştı.
- Bu sözler, iş dünyasının patronları tarafından daha az vergi ve daha az bürokratik engel olarak algılanmıştı.
Şubat ayının ortalarında Russel 2000 Endeksi'nin değeri 63 trilyon dolarla rekor seviyeleri gördü. Aynı süreçte kabinesindeki ekonomi patronlarını da iş hayatından seçmesi, şirketlerin piyasa değerlerine olumlu yansıdı. Hedge fon milyarderi Scott Bessent Hazine Bakanı olurken finansçı Howard Lutnick ABD'nin yeni Ticaret Bakanı olarak atandı.
- Bugünlerde görevinden ayrılacağı konuşulan ve Trump'ın seçim kampanyasındaki en büyük destekçisi Elon Musk da Hükümet Verimlilik Departmanı lideri olarak ABD'nin yeni yönetimine dahil edildi.
Trump 2.0'ın ilk haftasında Meksika ve Kanada'ya koyduğu ek gümrük vergilerinin yürürlüğe girmesinin hemen ardından iki kez ertelemesi, Trump yönetiminin iş dünyasında yarattığı ilk somut belirsizlik olarak karşımıza çıktı. Kripto varlıklar konusundaki vaatlerine ve kriptopara rezervi kurulması yönünde verdiği iş emrine rağmen, bu alanda görevlendirdiği “kripto çarı” David Sacks’ın net adımlardan kaçınması, belirsizliği artıran bir diğer unsur oldu.
Küresel ticareti, tarife sopası ile tehdit eden Trump, ABD'de iş dünyasının ayarlarını da bozdu. Korumacı politikaların yarattığı belirsizlik ortamı nedeniyle temkinli hareket eden ABD'li şirketler, M&A ve büyük iş anlaşmaları sayısında son 10 yılın en kötü ayını yaşadı.
Şubat ayının başında Wall Street Journal ile yorumlarını paylaşan bazı şirket CEO’ları Trump politikalarının yarattığı belirsizlik ortamına dikkat çekmişti. Haberde, CEO’ların büyük bir kısmının "bekle-gör" moduna geçtiği vurgulanırken ekonomik görünüm “kırılgan” ve “dalgalı” olarak nitelendiriliyordu.
İşten çıkarmalar ve küresel tarifeler
Özellikle son altı haftada Trump vaatlerinin boş olduğu, en azından kısa vadede pozitif etkilerinin görülemeyeceği piyasalar tarafından anlaşıldı. Trump'ın şiddetle savunduğu "yeni model ABD ekonomisi"nin ışıltısı belirsizliklerin gölgesinde kalırken Elon Musk'ın liderlik ettiği Hükümet Verimlilik Departmanı (DOGE) federal işgücünü gelişigüzel yok etmeyi sürdürdü.
- İşe alım şirketi Challenger'ın aylık sayımına göre, sadece Şubat ayında 62.000'den fazla devlet çalışanı işten atıldı. Özel sektör de geçen yılki 82.000 işten çıkarmaya ek olarak 110.000 işten çıkarma daha yaptı.
Belirsizlik ortamını çöküş noktasına taşıyan ise Donald Trump'ın tüm dünyaya uyguladığı gümrük vergileri oldu. Trump'ın geçen hafta imzaladığı kararnameyle birlikte Avrupa Birliği’ne %20, Çin’e %34, Vietnam’a %46 ve daha birçok ülkeye %10-50 arasında değişen gümrük vergileri getirildi. Hafta sonunda Trump'tan gelen "gümrük tarifelerinden geri adım yok" açıklamasının ardından dünya borsaları haftaya sert satış dalgasıyla başladı.
Açıklamalar, tepkiler ve görüşler
Borsaları yerle bir eden tarifeleri "ilaç" olarak tanımlayan Trump, tarifelerin borsalardaki etkisiyle ilgili olarak "Hiçbir şeyin değer kaybettiğini görmek istemiyorum ama bir şeyleri düzeltmek için bazen ilaç almanız gerekir" ifadesini kullandı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 7 Nisan'da yaptığı değerlendirmede, küresel tarifelerin açıklandığı 2 Nisan Çarşamba gününden bu yana 50'den fazla ülkenin müzakere masasına oturduğunu söyledi. ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick ise tarifelerin erteleneceğine ilişkin iddialara uygulamanın "haftalarca" yürürlükte kalacağını belirtti.
Trump’ın destekçilerinden milyarder yatırımcı Bill Ackman, ekonomik bir “nükleer savaş” yaşanmaması için tarifelerin durdurulması çağrısı yaptı.
Yatırım ve finans kurumlarından birçok uzman da tarifelerin uzayan bir ticaret savaşını tetikleyebileceğine dikkat çekerek piyasaların yakın vadede toparlanmasının zor olduğunu ifade ediyor.
Milyarderlerin serveti hızla eriyor
Trump 2.0 dönemindeki kargaşa ve son tarife hamlesiyle piyasalarda yaşanan sert düşüşlerden milyarderler de nasibini aldı. Bloomberg Milyarderler Listesi'ndeki dünyanın en zengin 20 kişisinin serveti son 3 ayda yaklaşık yarım trilyon dolar azaldı. Bloomberg Milyarderler Listesi'nin son verilerine göre, ilk 20'de yer alan Warren Buffett, Carlos Slim ve Françoise Bettencourt Meyers dışında 17 kişinin servetinde düşüş görüldü.
Son 3 ayda serveti en çok eriyen ilk 5 isim ve güncel servet tutarları şöyle:
- Elon Musk: Kayıp 130 milyar dolar (302 milyar dolar)
- Jeff Bezos: Kayıp 45 milyar dolar (193 milyar dolar)
- Larry Ellison: Kayıp 42 milyar dolar (150 milyar dolar)
- Michael Dell: Kayıp 36 milyar dolar (87 milyar dolar)
- Larry Page: Kayıp 35 milyar dolar (134 milyar dolar)
Trump 2.0'dan kimler kazançlı çıkabilir?
The Economist'in "Schumpert" köşesindeki analizde, Trump'ın gümrük vergileri sonrasındaki döneme ilişkin iki öngörüye ve dönemin muhtemel kazananlarına dair tahminlere yer verildi. İlk öngörüde, piyasa beklentilerinin zayıf olduğu şirketler için pozitif sinyallere değinildi. Russell 3000 hisselerindeki analize atıfta bulunularak, Trump'ın seçildiği 5 Kasım ile 19 Şubat arasındaki düşüşlerden en az etkilenen şirketlerin yakın gelecekteki sarsıntılara daha dirençli olabileceği savunuldu.
Analiz sonuçlarına göre, ilaç ve biyoteknoloji firmaları bu alanda diğer sektörlerden ve şirketlerden pozitif anlamda ayrışıyor. Ürün hatlarını yenilemek isteyen büyük ilaç üreticilerinin, yeni anlaşmalar ve şirket satın almalar konusunda istekli kalmaya devam edebileceği öngörülüyor.
- Bu tahminleri destekleyecek şekilde 2025 yılındaki en büyük 5 birleşme ve satın alma anlaşmasının ikisi sağlık şirketlerinden oluşuyor. 11 Mart'ta 2seventy Bio'yu 286 milyon dolara satın alan Bristol-Myers Squibb bunlardan biri.
İkinci öngörüde ise şirketlerin normal bir dönemde yapacaklarından daha fazla işi ABD'ye taşıyabileceği öngörülüyor. Yerel tedarik zincirlerinin iş akışlarını destekleyen endüstriyel robot ve otomasyon sektörünün yanı sıra depoculuk/lojistik sektörü bu alanlar arasında ön plana çıkıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Trump, açıkladığı yeni gümrük tarifelerinde geri adım atmayarak küresel piyasaları ateşe verdi. Borsalar sert düşerken, trilyonlarca dolar buhar oldu. Trump 2.0 sürecini ve son 3 ayda şirket değerlerinde yaşanan kayıpları analiz ettik.
08 Nis 2025

YAZARLAR

Hüseyin Koyuncuoğlu
Ekonomi ve finans editörü.

Pareto İçgörü
İş dünyasını ve piyasaları şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.
İLGİLİ OKUMALAR



