Tunus'ta Nahda iktidarının sonu mu?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Tunus, Cumhurbaşkanı Kays Said’in artan sokak hareketlerini gerekçe göstererek Pazar günü Başbakan Hişam el-Meşişi'yi görevden alması ve Meclis'in yetkilerini 30 gün dondurmasının ardından siyasi krize sahne oluyor.
- Bir adım geriden: Kararın öncesinde ülkede ekonominin kötü gidişatı, işsizlik ve pandemi yönetimine karşı gösteriler düzenleniyordu. Nahda Hareketi’nin merkezlerine saldırılar gerçekleşmişti. Ekonomisi tarım ve turizme dayanan ülkede kişi başına düşen asgari ücret 3 bin 600 dolar. İşsizlik %36’larda. Ayrıca 12 milyon nüfuslu ülkede Covid-19'dan ölenlerin sayısı 17 bini aşarken aşılama oranı sadece %7.
Darbe mi anayasal hak mı?
Said kararının gerekçesini "ülkede yaşanılan olağanüstü koşullar" olarak açıkladı ve anayasanın 80'inci maddesine dayanarak hareket ettiğini söyledi. Said’in açıklamalarının ardından Katar merkezli Al-Jazeera televizyonun bürosuna baskın düzenlendi ve tüm personel sınır dışı edildi.
Meclis'teki en büyük parti konumundaki siyasal İslamcı Nahda hareketi lideri Raşid el-Gannuşi kararı "darbe" olarak nitelendirdi.
Tunus Anayasası’nın 80'in maddesi, ülkenin bütünlüğü tehdit altında olduğunda Cumhurbaşkanı'nın harekete geçebileceğini belirtiyor. Maddede Cumhurbaşkanı'nın Başbakan ve Meclis Başkanı'na danışması ve yüksek yargının bilgilendirilmesi gerektiği de belirtiliyor. Hukuk profesörü olan ve 2014’te yürürlüğe giren anayasanın mimarlarından Said, “Meclis Başkanına da telefon açtım ve 80'inci maddeye müracaat edeceğimi söyledim” dedi. Ancak Said’in istişare yoluna gitmediği tartışılıyor. Söz konusu anayasayı onaylayanlar arasında Müslüman Kardeşlerin Tunus ayağı Nahda Hareketi de bulunuyor.
Kararın ardından Meclis binasına gelen Gannuşi, kapıdaki askerler tarafından içeri alınmadı. Meclis binası önündeki bekleyişi süren Gannuşi, meclisi sanal oturumlarla çalıştırma kararı aldı. Gannuşi, 2019’da 217 üyeli Mecliste 123 oy alarak Parlamento Başkanı seçilmişti.
Cumhurbaşkanının eylemlerinde "yetki aşımı olup olmadığını" değerlendirme görevi yüksek yargıda. Ancak yedi yıldır mahkemeye atanacak hakimlerle ilgili uzlaşma sağlanamadığı için ülkede aktif bir yüksek yargı yok. Yani şu anda ülkede kararın darbe olup olmadığını değerlendirecek bir üst mekanizma bulunmuyor.
Sokakta ve parlamentoda durum
Said'in kararlarının ardından halk da parlamento da ikiye bölündü. Said destekçileri ve karşıtları Meclis binası önünde karşı karşıya geldi. Said, destekçileriyle Habib Burgiba Caddesi'ndeki kutlamalara katıldı. Said’in laiklik savunuculuğuyla bilinen, ilk devlet başkanı Habib Burgiba’dan ismini alan caddede çekilen fotoğrafı siyasi krizin simgelerinden oldu.
Mecliste 19 sandalyesi olan Demokratik Akım Partisi Milletvekili Samiye Abbu, kararın anayasal olduğunu savunurken, 18 milletvekili bulunan Onur Koalisyonu Yöneticisi Yusri ed-Dali, kararlar için "darbe" dedi.
Başbakan Meşişi, "Cumhurbaşkanı kimi seçerse görevi ona devredeceğini" söylemekle yetindi. Said kararın darbe olarak nitelenmesine yanıt olarak "Bu söyleyenler hukuk derslerini gözden geçirsin” dedi.
Sırada ne var?
Said’in 30 gün içinde yeni bir yol haritası sunması bekleniyor. Ancak Nahda'yı ikna etmesi zor görünüyor. Olası senaryolar arasında ülke genelinde şiddetli çatışmalar çıkması, gösteri özgürlüklerine kısıtlamalar getirilmesi ve Said’in bu krizi anayasa değişikliği ve başkanlık sistemine geçmek için kullanması da var.
2011’de Arap Baharı’nın başladığı ve diktatör Zeynel Abidin Bin Ali’nin devrilmesinin ardından demokratik bir iklimin hâkim olduğu Tunus’ta öngörüldüğü gibi istikrarlı bir süreç yaşanmadı. Burgiba’dan kalan laiklik mirası ile iktidar ortağı hâline gelen İslamcı hareket Nahda’nın çekişmesi sona ermedi. Ülkede 10 yılda 11 hükümet değişti.
Dışişleri Bakanlığı, "Tunus'ta halkın iradesini temsil eden Meclis'in faaliyetlerinin askıya alınmasından derin endişe duyuyoruz" dedi. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve ABD tüm tarafları diyaloğa çağırdı.
"Darbenin ve Nahda'nın binalarının hedef alınmasının arkasında BAE medyası var" diyen Gannuşi, 15 Temmuz darbe girişimine işaret ederek "Darbe olduğunda sokağa çıkılması gerektiğini öğrendik. Türkiye'den aldığımız ders bu" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tunus’a yaptığı ziyaretlere rağmen Said, Libya krizi konusunda Mısır’ın yanında durdu. Bunun üzerine AK Parti, Gannuşi ile görüşmeler düzenledi.
Tunus’taki son gerilimle Arap Baharı ile iktidarda yer edinen Müslüman Kardeşler'in son kalelerinden biri yıkılabilir. Tunus’ta başlayan Arap Baharı yine Tunus’ta sona erebilir.
Mısır, Filistin, Suriye ve Libya’dan sonra Müslüman Kardeşler’in Tunus’ta da kaybetmesi ise Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikalarını riske sokuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün Taliban'ın "inançlarına", İran'da rejim karşıtı bir nitelik kazanan su kıtlığı protestolarına ve Tunus'ta darbe tartışmalarına odaklanıyoruz.
29 Tem 2021

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.



