
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği’nin (TTOD) toplum bilgilendirme platformu aracılığıyla, AstraZeneca Türkiye’nin koşulsuz desteği ile akciğer kanseri risk faktörleri hakkında toplumu bilgilendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Akciğerimizi Okuyoruz” internet platformundan elde edilen sonuçlar kamuoyu ile paylaşıldı.
“Akciğer kanserinin erken tespiti başarılı tedavi olasılığını artırır”
Toplantıda konuşan Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Dinçer, şunları söyledi:
“Akciğer kanserinin küçükken ve yayılmadan önce, erken bir evrede tespit edilmesi, başarılı bir şekilde tedavi edilme olasılığını artırır. Ancak genellikle akciğer kanseri belirtileri, hastalık ileri bir evreye gelene kadar ortaya çıkmaz. Akciğer kanseri bazı belirtiler gösterse bile, enfeksiyon ya da sigaradan kaynaklanan etkiler olarak düşünüldüğü için atlanır ve tanı gecikir. Akciğer kanserinin ileri evrelere gelmeden erken teşhis edilmesi için şimdiye kadar düz akciğer filmleri (röntgenogram), balgamda tümör hücrelerinin aranması (sitoloji) ve yüksek riskli insanlarda bronkoskopi denilen bir araç yardımıyla solunum yollarının incelenmesi gibi yöntemlerin kullanıldığı birçok çalışma yapılmıştır. Bunların hiçbiriyle akciğer kanserine bağlı ölümlerin azaltılamadığı görülmüştür.”
“Sigara, akciğer kanserinin yüzde 90’ından sorumludur”
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Özlem Sönmez ise konuşmasında şunları söyledi:
“Sigara, akciğer kanserinin tartışmasız en önemli sebebidir ve akciğer kanserlerinin yüzde 90’ından sorumludur. Sigaraya başlama yaşı, günlük tüketilen sigara sayısı, kaç yıldır sigara içildiği önemlidir. Akciğer kanserinin diğer bir önemli sebebi ise hava kirliliğidir. Hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü tarafından mutlak kanserojen olarak kabul edilmiştir. Asbest (fren tamiri, izolasyon, gemi inşaatı gibi iş ortamlarında çalışanlarda maruziyet artar), radon gazı (toprakta doğal olarak bulunur, iyi havalandırılmayan ev ve işyerlerinin altındaki toprakta bulunan miktara bağlı olarak kapalı mekân havasındaki radon miktarı artabilir) maruziyeti de akciğer kanseri riskini artıran nedenlerdendir. Bunların yanı sıra ailede 50 yaşından önce akciğer kanseri teşhisi konmuş yakınları olanlarda da risk iki katına çıkmaktadır.”
“Konulan tanıların yarısından çoğu geç tanı”
Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gül Ergör, “2020 yılında GLOBOCAN veri tabanında yayımlanan bilgilere göre Türkiye’de her yıl 41 bin kişiye yeni akciğer kanseri tanısı konuluyor." dedi ve şunlara dikkat çekti:
"Bu kişilerin 34 binini erkek 7 binini ise kadınlar oluşturuyor. Türkiye Kanser İstatistikleri 2018 yılı sonuçlarına göre ise akciğer kanseri tanısı alanların yüzde 19’u bölgesel, yüzde 28’i yakın dokulara yayılım (metastaz) ve yüzde 53’ü ise uzak dokulara yayılım (metastaz) yapmış durumdadır. Konulan tanıların maalesef yarısından çoğunun geç tanı olması oldukça üzücü. 2040 yılına kadar yılda 75 bin kişinin akciğer kanseri hastası olacağı tahmin ediliyor."

“Kanseri ölüm nedeni olmaktan çıkarma hedefiyle iş birlikleri yapıyoruz”
Projeye destek veren AstraZeneca Türkiye’nin Ülke Başkanı Ecz. Serkan Barış, şöyle söyledi
“Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye’de kanser ölümlerinin yüzde 18’i akciğer kanseri nedeniyle gerçekleşiyor. Bu gerçek, toplumda akciğer kanseri ile ilgili bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarının önemini daha da artırıyor. AstraZeneca olarak biz de dünya çapında 40 yılı aşkın bilgi birikimiz ile tanı, tarama, tedavi ve erken erişim programları olmak üzere her aşamada hastaların yanında olabilmek için iş birlikleri gerçekleştiriyor, projeler geliştiriyor ve paydaşlarımıza destek veriyoruz.
Kanseri ölüm nedeni olmaktan çıkarma hedefiyle hocalarımız, derneklerimiz ve bilim dünyası ile iş birliği halinde çalışıyoruz. Bu kapsamda akciğer kanserinde erken teşhis konusunda toplumda farkındalık sağlayacak verilerin oluşmasına katkıda bulunan ‘Akciğerimizi Okuyoruz’ platformuna da koşulsuz destek olduk. AstraZeneca olarak sağlığa erişim hedefimiz doğrultusunda bilinçlendirme projelerimiz ile milyonlarca insana ulaşmayı desteklemeye ve toplumda hastalıklar hakkında farkındalık oluşturmayı önceliklendirmeye devam edeceğiz.”
81 ilden katılım
“Akciğerimizi Okuyoruz” internet platformu üzerinden Türkiye genelinde 81 ilde yaşayan 38 bin 623 kişiden anonim şekilde elde edilen verilere göre katılımcıların yüzde 63,4’ü erkeklerden, yüzde 36,6’sı ise kadınlardan oluştu. Katılımcıların yüzde 52,5’ini 30 – 49 yaş arası kişiler oluştururken bu grubu sırasıyla yüzde 31,5 ile 50 – 69 yaş arası, yüzde 13 ile 18- 29 yaş arası ve yüzde 3 ile 70 yaş üzeri kişiler takip etti. Katılımcıların yaşadığı illere göre dağılımda ilk sırada yüzde 24,6 ile İstanbul yer aldı. Ankara yüzde 10,8 ile ikinci olurken İzmir yüzde 9,4 ile üçüncü oldu.
Akciğer hastalığı erkeklerde daha fazla görülüyor
- Platform üzerinden bilgilerini paylaşanların yüzde 6,3’ü kronik obstrüktif akciğer hastası (KOAH) ve yüzde 0,8’i akciğer kanseri hastası olduklarını söyledi.
- Akciğer kanseri varlığının cinsiyete göre dağılımında katılımcı erkeklerin yüzde 1’i akciğer kanser hastası olduklarını ifade ederken kadınların yüzde 0,6’sı akciğer kanseri hastası olduklarını söyledi. KOAH varlığının cinsiyete göre dağılımında ise erkek ve kadın oranları birbirine yakın çıktı. Buna göre erkeklerin yüzde 6,5’i kadınların ise yüzde 6,3’ü KOAH hastası olduklarını belirtti.
- Yaş gruplarına göre akciğer kanseri varlığında yüzde 3,6 ile 70 yaş üzeri kişiler ilk sırada. Bunu yüzde 1,4 ile 50 – 69 yaş arası, yüzde 0,4 ile 30 – 49 yaş arası ve yüzde 0,7 ile 18 – 29 yaş arası kişiler izledi. KOAH’ın ise en çok yüzde 19,5 ile 70 yaş üzeri kişilerde görüldüğü ortaya çıktı. Bunu yüzde 11,3 ile 50 – 69 yaş arası, yüzde 3,5 ile 30 – 49 yaş arası ve yüzde 2,2 ile 18 – 29 yaş arası kişiler takip etti.
- Katılımcılarda hastalık öyküsüne bakıldığında ise her dört kişiden biri (yüzde 25,3) için ailede akciğer kanseri olduğunu belirtti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
PREMIUM'A ÖZEL
"Akciğerimizi Okuyoruz" internet platformundan veriler
26 Ara 2022

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

