
Bu kategori için de yine beş eser yer alacak aşağıda. Darwin'i anmadan böyle bir yayını yapamazdım.
- Türlerin Kökeni - Charles Darwin / Alfa Bilim : "İlk basımı 1859'da Londra'da yayımlanan Türlerin Kökeni, dünyamızın bilim ve kültür tarihini değiştiren kitapların başında gelir. Darwin'in 20 yıllık araştırması sonucu ortaya çıkan ve evrimin mekanizmalarını açıklayan Türlerin Kökeni sadece biyoloji bilimlerinin değil, aynı zamanda tüm doğa bilimlerine ve edebiyattan felsefeye tüm insanlık kültürüne yeni bir bakış kazandırarak, insanın dünyayı anlama macerasında bir dönüm noktası oldu. "
- Arıların Bildikleri ve Dünyamızdaki Yaşam İçin Önemleri - Thor Hanson / Metis Bilim : " Arıları bal üreten, kovanlarda yaşayan, ara sıra da iğneleriyle bizi sokan canlılar olarak görürüz çoğunlukla. Oysa bundan çok daha fazlasıdırlar. Yediğimiz meyve, sebze ve tahılların birçoğu onların taşıdığı polenler sayesinde yetişir örneğin; birçok bitki onların sayesinde ürer. Peki her üç lokmamızdan birini borçlu olduğumuz bu çalışkan dostlarımız hakkında ne biliyoruz? Arıları incelemeye başladıktan sonra tam bir arı sevdalısına dönüşen doğabilimci Thor Hanson, bu kitapta bizi zengin ve büyüleyici bir mikrokozmosa davet ediyor. Arılar nasıl ortaya çıkıp farklılaştı? Çiçeklerle birlikte nasıl evrim geçirdiler? İnsanın evriminde nasıl bir rol oynadılar? Günümüzde arı nüfusunu tehdit eden etkenler neler? Arıların azalması insanlar ve dünya ekosistemi için ne anlama geliyor? Arısız bir dünya neye benzer? Onları korumak için ne yapabiliriz?"
- Balıkların Bildikleri, Su Altında Yaşayan Kuzenlerimizin İç Dünyaları - Jonathan Balcombe / Metis Bilim : "Balık düşünmez, o her şeyi zaten bilir.” Böyle der Rus yazar Platonov bir romanında. Öte yandan balıkların bitkilerden hallice olduğu düşünülür genelde. Suların bu sessiz sakinlerini “süs” olarak akvaryumlara koyar, “eğlence” olsun diye avlarız. Hafızalarının üç saniyeyle sınırlı olduğunu ve acı çekmediklerini düşünür, onlara reva gördüğümüz muameleye pek kafa yormayız. Balıkların Bildikleri’nde etolog Jonathan Balcombe, son zamanlarda artan balık araştırmalarının yanı sıra kendi deneyimlerine dayanarak, çoğumuzun aklındaki balık imajını altüst eden bir tablo çiziyor. Yaygın varsayımların aksine, balıkların “sadece hissetmekle kalmayıp aynı zamanda çevrelerinin farkında olan, iletişim kuran, sosyalleşen, alet kullanan, erdemli, hatta entrikacı canlılar” olduklarını gözler önüne seriyor ve her biri ayrı bir birey olan bu hayvanları “ahlaki kaygı çemberimizin dışına sürme eğilimimizi” sorgulamamız gerektiğini vurguluyor.
Balıklar neler görür ve duyar? Birbirlerini nasıl tanırlar? İnsanları da tanıyabilirler mi? Acı ve sevinç hissederler mi? Kişilikleri var mıdır? Zekâ gerektiren işlerde performansları nasıldır? Neler öğrenebilir ve öğrendiklerini ne kadar süre hatırlayabilirler? Nasıl işbirliği yapar, hangi toplumsal kuralları ve hiyerarşileri gözetirler? Yavrularını korumak için hangi yaratıcı yöntemlerden faydalanır ve cinsiyetler arasında nasıl bir işbölümü yaparlar? Kendi “kültürleri” var mıdır?" - Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı - Caspar Henderson / Metis Yayınları : "Hayvanlar alemi insanı ezelden beri büyülemiştir. Kimi gerçek, kimi hayal ürünü olan hayvanlar efsanelerde, masallarda, sanat eserlerinde sık sık boy gösterir. Çağımızda artık ejderhaların, Zümrüdüanka kuşunun ya da tek boynuzlu atların gerçekte var olmadıklarını biliyoruz. Peki ama var olan bazı hayvanların da en az onlar kadar ilginç ve büyüleyici olduklarını biliyor muyuz? Borges'in Düşsel Varlıklar Kitabı'ndan ve ortaçağ hayvannamelerinden esinlenen bu kitapta Caspar Henderson, evrimin yaratıcılığının insanın hayal gücünden hiç de aşağı kalmadığını gözler önüne seriyor. Fakat hemen belirtelim: Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı bir ucube sirki değil. Amacı ele aldığı hayvanları ötekileştirmek değil, bilakis (kendisi de bu kitapta yer alan) insanla diğer hayvanlar arasındaki derin evrimsel bağı, farklarımızın yanı sıra benzerliklerimizi vurgulamak ve bazıları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanlara karşı sorumluluklarımızı hatırlatmak."
- Böcekler Gezegeni: Tuhaf, Yararlı ve Hayranlık Uyandırıcı Dostlarımız Üzerine - Anne Sverdrup-Thygeson : Koç Üniversitesi Yayınları : "Böceklerin gezegeni değişiyor. Ekosistemin dengesi son yüzyılda, daha önce insanlık tarihinde görülmemiş bir hızda bozuluyor. Yeryüzünün tatlı su kaynaklarını giderek daha fazla tüketiyoruz. O kadar fazla plastik üretip attık ki, gelecek kuşaklar bunlara tortullarda rastlayacak. Her yıl büyük miktarda kimyasalı doğaya bırakıyoruz. Bilinçli ya da bilinçsiz, türleri yerlerinden ediyoruz.
Tüm bunlar böcekleri de etkiliyor. Ve böcekleri etkileyen her şey bizi de etkiliyor. Böcek türlerinin sayısındaki azalma ya da böceklerin yok olması ekosistemde sudaki halkalar gibi bir etkiyle çok büyük sonuçlara yol açacaktır. Neyse ki, tüm böcekleri yok edebilmeyi asla beceremeyiz. Ama bu küçük dostlarımızı yakından tanımamız ve onlara daha fazla özen göstermemizde fayda var. Yeryüzünde 479 milyon yıldır bulunmalarına rağmen şimdilerde başları dertte.
Anne Sverdrup-Thygeson, Norveç Yaşam Bilimleri Üniversitesi (NMBU) koruma biyolojisi profesörü, aynı zamanda Norveç Doğa Araştırmaları Enstitüsü'nde (NINA) bilim danışmanıdır."

pexel.com/tarynelliot
Hikâyeyi paylaşmak için:


Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


