Ulusal çıkarların gölgesinde iletişim devrimi

Endüstriyel dönüşümün bel kemiğini oluşturan beşinci nesil kablosuz iletişim teknolojileri, hükümetler için bir ulusal güvenlik meselesi hâline gelmiş durumda.
Ulusal çıkarların gölgesinde iletişim devrimi

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İçinde bulunduğumuz dördüncü sanayi devriminin ya da daha yaygın kullanılan biçimiyle Endüstri 4.0’ın yaşamlarımız ve küresel ekonomide yaratacağı büyük çaplı değişimler, son yılların en heyecan verici fikir yürütme alanlarından biri. Bu devrimin gerçekleşmesinde yapay zekâ, biyoteknoloji, otonom sürüş ve nesnelerin interneti (internet of things – IoT) gibi farklı alanlarda hızla gelişen teknolojiler ön plana çıkarken bu alanların gelişiminde kilit rol oynayan paralel bir gelişme kablosuz iletişim teknolojileri alanında yaşanıyor. 1980’lerde ortaya çıkan ilk kablosuz iletişim sistemlerinden bu yana sürekli gelişen teknoloji, bugün beşinci nesle (5G) geçmeye hazırlanıyor. Birçok ülkede bu alandaki altyapı yatırımlarının hızlandırıldığı bu dönemde sektör, oyuncular arasındaki teknolojik rekabetin yanı sıra ülkeler arasındaki jeopolitik gerilimlerle şekilleniyor.

  • Kullanım alanları: 5G teknolojilerinin neden ülkeler arasında şiddetli bir rekabete yol açtığını anlamlandırabilmek için daha hızlı ve daha çok cihazı birbirine bağlayabilen bir altyapının bize neler kazandırabileceğine bakmamız gerekiyor. 5G’nin sağlıktan perakendeye, tarımdan imalata kadar pek çok sektörde maliyetleri düşürmesi ve verimi artırması bekleniyor. Örneğin, sağlık tarafında akıllı saatler gibi giyilebilir cihazların kullanıcılardan topladığı verileri gerçek zamanlı olarak sağlık kuruluşları ve doktorlarla paylaşarak kullanıcıların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırması 5G sayesinde yaygınlaşabilecek bir kullanım senaryosuyken imalat tarafında fabrikalarda birbirine nesnelerin interneti konseptiyle bağlanacak üretim ekipmanları tedarik zincirinin anlık durumuna göre kapasite kullanımını ayarlayabilecek, hata payları azalacak, kalite kontrol süreçleri ve ekipmanların bakımı kolaylaşacak. Fransa merkezli danışmanlık şirketi Capgemini’ın araştırma enstitüsünün geçtiğimiz yıl yayımladığı bir rapora göre akıllı fabrikaların 2023’e kadar küresel ekonomide her yıl 1,5 ila 2,2 trilyon dolar arasında katma değer yaratması bekleniyor. Capgemini’ın 806 sınai şirketle yaptığı bir ankette katılımcıların %75’i, 5G teknolojisinin dijital dönüşümlerinde kilit rol oynayacağını belirtiyor.
     
  • Ulusal güvenlik: Stratejik öneme sahip alanlarda bu denli derin etkiler yaratması beklenen 5G teknolojisi, ülkelerin ulusal çıkarlarına da doğrudan temas ediyor. Yeni dönemde kablosuz ağlara erişimi olan cihazların sayısının artması ve bu cihazların giderek karmaşıklaşan yapısı, sistemdeki potansiyel “açıkların” sayısını artırırken 5G mimarisinin baz istasyonları ve antenlerle çekirdek ağ arasındaki katmanları azaltacak olması ağ güvenliği açısından yeni riskler yaratıyor. Ayrıca son zamanlarda siber saldırıların gerek niceliği gerek niteliğinde görülen artışlar, kişisel ve kurumsal veri güvenliği alanında endişelere sebep oluyor. Bu nedenlerle hükümetler, yeni nesil ağ altyapısını kuran ve ekipmanlarını tedarik eden şirketlerin kimliklerini bir ulusal güvenlik meselesi olarak görüyor. Buradaki en sıcak gündem maddesi, ABD hükümetinin uzun süredir Çin merkezli ekipman tedarikçisi Huawei’ye karşı yürüttüğü politika. Başkan Donald Trump, geçtiğimiz yıl mayıs ayında imzaladığı bir kararnameyle ABD merkezli şirketlerin Huawei’den telekomünikasyon ekipmanları almasını yasaklamış ve bunu takip eden hamlelerle şirket üzerindeki baskısını artırmıştı. Bununla birlikte müttefiklerine de Huawei’den uzaklaşmaları çağrısında bulunan ABD’nin ısrarı, geçtiğimiz haftalarda Birleşik Krallık’ın 2027’ye kadar şirketi ağ altyapısından çıkarma kararı almasıyla sonuçlandı.
     
  • Rakipler: Ekipman tedarikçileri arasındaki yarışta Huawei’yi Finlandiya merkezli Nokia ve İsveç merkezli Ericsson takip ediyor. Jeopolitik gerilimler sonucu pazarda Huawei’den doğan boşlukta bu iki şirket için büyük fırsatlar bulunuyor. Pandemiye rağmen güçlü bir ikinci çeyrek geçiren Ericsson’un hisseleri son on yıldaki en yüksek seviyelere gelmiş durumda. Rakibi Nokia ise teknolojik ilerleme bakımından hem patent sayılarında hem hız testlerinde Ericsson’un önünde bulunuyor. Bu iki şirketin maliyet etkinliğinde Huawei’yi yakalayamasa da mevcut pazar koşullarında rüzgârı arkalarına aldıklarını söyleyebiliriz. Bununla birlikte, Nokia’nın son yıllarda yaşadığı bazı yönetimsel problemler ve Ericsson’un oy hakkı bakımından en büyük üçüncü hissedarının ABD’den gelecek olası bir satın alma teklifine yakın durması, şirketlerin zayıf karınlarını açığa çıkarıyor. Bir diğer büyük tehdit ise Avrupa Birliği’nin ABD ve Birleşik Krallık örneklerini takip ederek Huawei’nin birliğe erişimini kısıtlaması hâlinde Çin’den misilleme niteliğinde gelebilecek Nokia ve Ericsson kısıtlamaları. Pazarın önümüzdeki yıllarda nasıl evrileceğini henüz net olarak öngöremesek de 5G konusunun teknolojiyle siyaseti birlikte şekillendirmeye devam edeceği kesin.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🥈 Gümüş fiyatları, güvenlik yasası, iletişim devrimi

Emtia piyasalarında altının yükselişini takip eden gümüş vadeli kontratları, dün 2016'dan bu yana gördüğü en yüksek seviyeye gelerek ons başına 20 doların üstüne çıktı. Birleşik Krallık, Hong Kong'la suçluların iadesiyle ilgili güvenlik yasası anlaşmasını askıya aldı. Endüstriyel dönüşümün bel kemiğini oluşturan beşinci nesil kablosuz iletişim teknolojileri, hükümetler için bir ulusal güvenlik meselesi hâline gelmiş durumda.

21 Tem 2020

🥈 Gümüş fiyatları, güvenlik yasası, iletişim devrimi

YAZARLAR

İren Can Kuyucu

İren, Koç Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Aposto'da ağırlıklı olarak piyasalar, ekonomi ve iş dünyası alanlarında yazıyor.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu
Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta