Venedik Komisyonunun HSK’ya İlişkin Görüşü

HSK Başkanı'nın üyeler tarafından seçilen tarafsız bir kişi olmasının sağlanmasını, başkanın yetkilerinin azaltılmasını ve Kurulun tüm kararlarının yargı denetimine açılmasını öneren Komisyon, Adalet Bakanlığı ile Kurul arasındaki personel geçişkenliğinin ortadan kaldırılmasını, genel sekreter, müfettiş ve tetkik hâkimi atamalarının siyasi etkiye kapatılmasını ve Kurulun iç işleyişinin şeffaflaştırılmasını tavsiye etmiştir.
Venedik Komisyonunun HSK’ya İlişkin Görüşü

Hukuk devletinin en temel güvencelerinden biri kuşkusuz tarafsız ve bağımsız bir yargı mekanizmasının bulunmasıdır. Hukukun bütün vatandaşlar için eşit bir şekilde uygulanması ancak bağımsız bir yargı ile güvence altına alınabilir.  Türkiye’de yargı bağımsızlığı her zaman sorun olmakla birlikte son on yılda, özellikle de 2017 Anayasa değişikliklerinden sonra, yürütmenin yargı üzerindeki kontrolü giderek daha görünür hale gelmiştir. Türkiye, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) tarafından yeniden izleme altına alındıktan sonra üzerinde önemle durulan hususlardan birisi de yargı bağımsızlığı olmuştur.

Bu çerçevede AKPM İzleme Komitesi Başkanı, 18 Nisan 2024 tarihli mektubuyla, Venedik Komisyonu'ndan Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) oluşumuna ve üyelerinin seçim usulüne ilişkin görüş talep etmiştir. Venedik Komisyonu, raportörler tarafından hazırlanan görüşü 6-7 Aralık 2024 tarihinde yapılan 141. Genel Kurulunda kabul etmiştir.[1] 123 paragraftan oluşan görüş, HSK’nın yapısını, üye kaynakları ve seçim usullerini, işleyişi ve yetkilerini, Teftiş Kurulu ve Genel Sekreterliğin oluşumu ve yetkilerini etraflı bir şekilde incelemiştir.

Venedik Komisyonu, Avrupa standartlarına göre, yargı konseyi üyelerinin en az yarısının “meslektaşları tarafından seçilen” hâkimlerden oluşması gerektiğini hatırlatarak, HSK’nın hiçbir üyesinin hakimler ve savcılar tarafından seçilmemiş olmasının Avrupa standartlarıyla bağdaşmadığını vurgulamıştır. Konsey üyelerinin yine yargıçlarca seçilmesinin nedeninin yargıyı siyasi müdahalelere karşı korumak olduğunu vurgulayan Komisyon, Konseyin yargı mensubu üyelerinin sadece hakim ve savcılar topluluğunun bakış açısını temsil etmesi gerektiğini belirtmiştir. Konseye meslekten olmayan üyelerin seçilmesinin amacının, konseyin dış meşruiyetini güçlendirmek ve korporatizmin olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı olmak böylece çoğulcu, demokratik meşruiyete sahip bir kompozisyon elde etmek olduğu ifade edilmiştir.

Komisyon, Türk HSK'sının sekiz üyesinin hâkim veya savcı olmasına rağmen, bunların meslektaşları tarafından değil yürütme ve parlamento tarafından seçildiklerini belirterek, bu sekiz üyenin siyasal tercihle belirlendiğini bu nedenle yargıçları temsil ettiğinin söylenemeyeceğini kabul etmiştir. Cumhurbaşkanının 2017 anayasa değişikliğinden sonraki konumunu dikkate alan Komisyon, HSK'nın 13 üyesinden en az onunun fiilen yürütme tarafından seçildiği ve böylece yargı üzerinde güçlü bir siyasi etki yarattığını vurgulamıştır. Bu nedenle Venedik Komisyonu, HSK üyelerinin en az yarısının yargı sisteminin farklı kademelerinde çalışan hâkim ve savcılar tarafından seçilmesini, cinsiyet, azınlıklar ve coğrafi kapsam açısından uygun bir çeşitlilik düzeyinin sağlandığı bir sistemin kurulması için ilgili anayasal ve yasal değişikliklerin yapılmasını tavsiye etmiştir. Komisyon ayrıca Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarının HSK'dan çıkarılmasını önermiştir.

Komisyon, HSK'nın toplam üye sayısının ve Millet Meclisi tarafından seçilen yargı mensubu olmayan üyelerin sayısının artırılmasını, yürütme ve yasama erkleri mensupları ile açık bir siyasi bağlantısı olan adayların seçiminin yasaklanmasını ve Barolar Birliği ve üniversiteler gibi diğer organların Millet Meclisi'nden önce Karma Komite tarafından seçilecek adaylar için bir ön seçim yapmasını sağlayacak bazı mevzuat değişikliklerinin yapılmasını tavsiye etmiştir.

HSK üyelerinin görev süresi güvencesinin ve işlevsel dokunulmazlıklarının anayasal ve yasal güvenceye kavuşturulmasını, görevden alma ve yaptırım nedenlerinin çok sınırlı bir şekilde ve açık olarak düzenlenmesini ve yargı görevinin yerine getirmeleriyle ilgisi olmayan disiplin ve görevden alma gerekçelerine yer verilmemesini önermiştir.

HSK Başkanı'nın üyeler tarafından seçilen tarafsız bir kişi olmasının sağlanmasını, başkanın yetkilerinin azaltılmasını ve Kurulun tüm kararlarının yargı denetimine açılmasını öneren Komisyon, Adalet Bakanlığı ile Kurul arasındaki personel geçişkenliğinin ortadan kaldırılmasını, genel sekreter, müfettiş ve tetkik hâkimi atamalarının siyasi etkiye kapatılmasını ve Kurulun iç işleyişinin şeffaflaştırılmasını tavsiye etmiştir.

Komisyonun bu tespit ve önerileri bağımsız bir Kurul ve bağımsız bir yargı için zorunlu olmakla birlikte, bugün itibariyle Türkiye’de bu değişiklikleri yapacak bir siyasi iradenin mevcut olduğunu söylemek mümkün değildir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Özgürlük GündemiÖzgürlük Gündemi

BÜLTEN SAYISI

Kayyum, Gözaltı ve Öcalan’ın Serbest Kalması

Venedik Komisyonunun HSK’ya İlişkin Görüşü, Enflasyonla Mücadele Döneminde Artan Vergiler, Kayyum, Gözaltı ve Öcalan’ın Serbest Kalması.

13 Oca 2025

Kayyum, Gözaltı ve Öcalan’ın Serbest Kalması

YAZARLAR

Ali Rıza Çoban

Anayasa hukuku doçentidir. Doktorasını temel haklar alanında İngiltere'de Leeds üniversitesinde yapmıştır. İnsan hakları hukuku, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, anayasa yapımı, karşılaştırmalı anayasa yargısı alanlarında çalışmaktadır. Kendi uzmanlık alanlarında sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütmektedir.

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR