Vergiler yüzünden değil, istediğiniz için değişin

Döngüsel bir sisteme geçmek istiyorsak, bunu öncelikle toplumu ve dolayısı ile bireyleri bilinçlendirerek yapabiliriz. Elbette döngüsel bir ekonomiye geçişte yasa yapıcıların ve şirketlerin sorumlulukları çok büyük olsa da yapılan değişikliklere toplum ayak uydurmaz ise beklenen sonuçları almamız mümkün değil. Bireyi ve toplumu bilinçlendirme amacı ile başladığımız Döngüsel Ekonomi 101 serüveni de bu amaca hizmet ediyor ve içinde ‘ekonomi’ geçtiği için çoğumuzun ‘ben anlamam’ diyerek uzak kaldığı bu yeni sistemi herkesin bir paydaşı olacağı şekilde yaymak için çalışıyoruz.
Bir toplumu oluşturan yapı taşlarının belki de en önemlisi kültürdür ve oturmuş bir kültürü değiştirmek belki de dünyanın en zor işidir diyebiliriz. Değişen dünyaya ayak uydurmak için kültürlerin de değişmesi ve zamana ayak uydururken, o zamanın gerekliliklerinin de benimsenmesi gerekir. Genel olarak bilinç düzeyi yüksek toplumlarda zamanın getirdiği değişiklikler kolayca benimsenebilir ve kültür de bu yolda yavaş yavaş evrilir. Fakat bazen süreç bu kadar kolay olmaz. Plastik poşet kullanımının azaltılması belki de çoğumuzun önem verdiği bir konu olsa da yasa gereği plastik poşetlere fazladan 25 kuruş ödeyecek olmamız, yasa ilk çıktığında büyük tepkilere yol açmıştı hatırlarsanız. Bir toplumda yeni bir kuralın sürece eklenmesi için en iyi senaryo bireylerin kendi kendilerine buna uyum sağlaması iken, ne yazık ki günümüzde yasalar ve zorunlu kurallarla bu değişim organik değil, tamamen yaptırımlarla gerçekleşiyor. Ne kadar gerçekleştiğini sorgulamak ise hepimizin görevi😊

Ütopik, herkesin doğayı ve yaşadığı gezegeni düşündüğü senaryoda plastik poşet kullanımı yerine bez çantalar, dolapta boş duran kıyafetler yerine bu kıyafetlerin ihtiyaç sahipleri ile paylaşımı ve evlerde tüm atıkların karmaşık toplanması yerine atık yönetim süreçlerine uygun şekilde ayrıştırılması doğal karşılanabilir. Fakat ne yazık ki cümlenin başındaki ütopik kelimesi sayesinde fazla bir açıklama yapmamıza gerek kalmıyor… Peki döngüsel bir ekonomiye geçmek için illa yeni yasalar, zorunlu kurallar ve yaptırımlar mı gerekiyor? Bize göre hayır! Döngüsel bir ekonomiye geçiş için toplumları oluşturan bireylerin bilinçlenmesi ve değişim süreci için talepte bulunmaları tüm süreci baştan aşağı değiştirebilir.
Günümüz dünyasında bireyler, kendilerini bir toplumu oluşturan en temel unsur olarak görmek yerine sürü içinde kaybolan ve uyum sağlamak zorunda hisseden varlıklar olarak görüyor. Buna isterseniz kapitalizm, isterseniz boş vermişlik, isterseniz de farklı olma korkusu diyebilirsiniz. Burada amacımız sosyolojik bir eleştiri değil merak etmeyin😊 Bireyleri bilinçlendirmek amacı ile çabalıyorsak, ilk önce bireylerin kendi güçlerinin farkına varmasını sağlamalıyız, tek amacımız da bu.
Yasa yapıcıların doğa ve çevre ile ilgili endişelerinin olması gereken seviyeye gelmesini beklemek yerine neler yapabiliriz? Ekibimizin aklına gelen önerilere hızlıca bakalım;
-“evsel atıklarımı ayrıştırıyorum fakat özenle ayırdığım çöplerimi mahallede herhangi bir atık toplama noktası olmadığı için aynı çöp kutusuna atmak zorunda kalıyorum” diyenler burada mı? Merak etmeyin yalnız değilsiniz… Madem yalnız değiliz, yarın ilk işiniz mahallenizde birden çok atık toplama noktası talep etmek olsun. Dilerseniz muhtarınıza, dilerseniz ilgili belediyeye dilerseniz ilgili devlet kurumlarına bununla ilgili çevrimiçi veya bireysel talepte bulunabilirsiniz.

-“dolabımda çok kıyafet var, çoğunun etiketi hala üzerinde duruyor” dediğinizi duyar gibiyiz. Merak etmeyin yine yalnız değilsiniz. Çok büyük ihtimalle bütün çevreniz aynı cümleyi kuruyor, fakat bununla ilgili herhangi bir adım atmıyor. Gelin bu hafta her gün 20 dakikanızı dolabınızı düzenlemeye ayırın. Tek tek tüm kıyafetleri deneyin, artık üstünüze olmayanları, “bunu hangi düşünceyle almışım?” dediklerinizi, ya da sizin için giyilecek durumda olmayanları ayırın ve önümüzdeki hafta sonu ilk işiniz bu kıyafetleri 2.el kıyafet merkezlerine ya da ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak olsun. Bir şeyleri paylaştığınızda hissedeceğiniz rahatlama hissinin yanında dolabınızdaki ferahlık için bize teşekkür etmenize gerek yok😊

-“havalar iyice soğumadan hafta sonları iyice gezelim” şu anda tüm Türkiye’de yankılanıyor, duyuyor musunuz? Gezelim tabi, pandemi dolayısı ile evlerde geçirdiğimiz aylar sonrası daha çok gezelim hatta. Fakat bu sefer bir şeyleri değiştirelim. Kendi arabamızla değil de toplu taşıma ile gezelim. Bisikletimiz varsa onu kullanalım ya da hepsini boş verip yürüyelim. Trafiğe bakmaktan, etraftaki karmaşayı takip etmekten bulunduğumuz lokasyonun keyfine varamadığımız arabalarımıza veda edelim ve yürümenin keyfine varalım. Ama birbirimizi de kandırmayalım lütfen. Yürümeyi ve gerekiyorsa toplu taşımayı alışkanlık haline getirelim.
-şu an kullandığı telefon bozulursa diye yedekte telefon tutan kaç kişiyiz? Peki ya 1 adet yedek değil de her yeni telefon alımından sonra eskisini çekmeceye koyup, şu anda 3–5 tane yedek telefona sahip olan kaç kişiyiz? Telefon örneği belki herkes için geçerli olmayacaktır, fakat telefonu aklınıza gelebilecek tüm elektronik aletlerle değiştirirseniz siz de 3–5 yedekçiler arasına girdiğinizi fark edeceksiniz. Bu hafta yukarıdaki maddede söylediğimiz gibi her gün 20 dakikanızı dolap temizliğine ayırırken 1–2 gününüzü de çekmecelerde unutulmuş yedek/çalışmayan elektronikler için ayırmaya ne dersiniz? Bu sefer denemenize de gerek yok en fazla 10 dakika sürecektir.

Yukarıdaki maddelerin hepsi, hepimizin yapabileceği çok basit aktiviteler farkındaysanız. Bu kadar basit şeyler doğaya ve çevreye nasıl katkı sağlayacak sorusunun cevabı ise nüfus sayısında. Siz tek başınıza kıyafetlerinizi ayırdınız ve muhtemelen 5–10 tane (muhtemelen daha çok..) kıyafeti 2.el kullanıma verdiniz. Şimdi düşünelim; Türkiye’de ortalama 20 milyon hane olduğu varsayılmakta. Her hane toplam 5 adet kıyafeti ikinci el kullanımına ya da ihtiyaç sahibine verirse 100 milyon adet kıyafet yeniden kullanılabilir olabilir. Bu örnekteki rakamlara çok takılmadan ana fikri tekrar vurgulamak istiyoruz; değişim toplumun o değişimi istemesi ile olur. Bir kültürün değişmesi için illa yasalara veya yaptırımlara gerek yoktur, sadece bilinçli bireylere ve onların kendi ellerindeki değişim gücünün farkına varmasına ihtiyaç vardır. Döngüsel bir hayat için fazla vergiler değil, içinizden gelen doğa sevgisi sizi motive etsin😊
Doğamız için, geleceğimiz için öğrenelim, öğrendiklerimizi paylaşalım, talep edelim ve kimse adım atmasa bile adım atalım! Herkese iyi haftalar.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş




