Yapay Zekâ İnsan Sanatını Nasıl Yönlendiriyor?

İşte o sislerin içinden gelen Melbourne tramvayı…Geçtiğimiz hafta canım Gelecek Burada ekibim doğum günü hediyesi olarak eskiz seti gönderdi. Bu vesileyle çizim yapmayı ne kadar çok sevdiğimi de hatırlamış oldum. Peki neden unutmuştum?
Her koldan dijitalleştiğimiz bir çağda sanat da şekil değiştiriyor. Sanat kavramının temel dallarından sıyrılıp, insana hoş gelen her formda tüketilebilmesi insan üretkenliğini körüklüyor. Üstelik bu yaratıcılık dalgasından tek etkilenen insanlar da değil.

Bu görsel yapay zekâ aracı DALL-E ile oluşturulmuştur.
Şaka şaka kediler başka bültenin konusu… Bu sefer yapay zekâdan bahsediyoruz.
Üretken yapay zekâya ve özellikle görsel içerik alanındaki çalışmalarına sık sık yer veriyoruz. Hevesli ve eğitilebilir dostlarımız yeri geldi stok fotoğrafçılık sitelerinin gazabına uğradı, yeri geldi Picasso’yu dirilten ekibin bir parçası olarak görev yaptı. Peki tüm bu görsel içerikte yıkıcı yenilik çabalarının tamamı, yaratıcı profesyonellerin çalışma şeklini nasıl değiştirecek?
Üretken yapay zekânın sanatsal dokunuşları
Yapay zekâ teknolojiseverler ve kıyamet teorisyenleri tarafından pek çok farklı formda gündeme oturdu. Favorin hangisi? Dünya’yı ele geçiren mi, yoksa nitelikli iş arkadaşın mı? Belki de mavi yakalı kavramının sonunu getirmek için çalışandır. Bizim son zamanlarda favorimiz kesinlikle sanatçı yapay zekâ. Üretken teknolojinin ürünlerini gelecekburada.net’te yer alan içeriklerimizde sık sık kullanmaya gayret gösteriyoruz.

Bu görsel yapay zekâ aracı DALL-E ile oluşturulmuştur.
Otonom araçlar ve robotik kollar revaçtayken şoförler ve bant işçileri kesinlikle tehlikedeydi. Yapay zekânın yapabileceklerinin sayısı dalga dalga arttı ve sıra bir gün güvenli limanlarına çekilen zanaatkarlara geldi. Her ne kadar görsel üretkenliğin yeni yüzü kendini gösterse de, hâlihazırda sektörün bir parçası olan insanların çoğu gelişmelerden memnun gibi görünüyor.
Oyun tasarımcısı Collin Waldoch, Wordle'ın biraz daha kafiyeli bir versiyonu olan çevrim içi oyun Twofer Goofer’a özel sanatsal ürünler oluşturmak için üretken yapay zekâ kullanmaya başladı.
Collin, ilk başta her günün kafiyeli kelime çifti için Upwork aracılığıyla insan sanatçıları işe almayı planlıyordu. Ancak görüntü başına 50-60 dolar arasında bir maliyet ve feedback-revize sürelerinin uzunluğunu gördüğünde, bunun yerine yapay zekâ kullanmayı denemeye karar verdi. Kelime çiftlerini Stable Diffusion tabanlı bir uygulama olan Midjourney ve DreamStudio'ya bağladı ve istediği sonucu elde edene kadar denemeler yaptı. Upwork'te yapacağı ödemenin yanında, yeni kararının ona toplam maliyeti birkaç dakikalık çalışma, artı birkaç sent oldu. (DreamStudio görüntü başına yaklaşık 1 sent ücret alırken, Midjourney'in standart üyeliği sınırsız görüntü için aylık 30 ABD doları.)

Collin Waldoch’un kafiyeli oyunu için yapay zekâ ile oluşturduğu havuç papağan görseli (carrot parrot)
“Arama çubuğuna havuç papağanı yazdım ve karşıma havuçtan oluşmuş bir papağan geldi. Bu benim için bir ‘evreka’ anı oldu.”
Mimar Isabella Orsi, kısa süre önce bir müşteri için maket oluşturmak amacıyla InteriorAI adlı üretken yapay zekâ uygulamasını kullandı. Müşterisi bir teknoloji şirketiydi ve ofisine çekidüzen vermek istiyordu. Isabella, müşterinin ofisinin fotoğraflarını InteriorAI platformuna yükledi ve ardından bir "siberpunk" filtresi uyguladı. Uygulama, renkli ışıklar, kontürlü mobilyalar ve yeni bir raf seti ile ofisin giriş yolunun nasıl görüneceğini saniyeler içinde ortaya çıkardı.
Isabella Orsi yapay zekânın bir gün iç mimarlık mesleğini bitirebileceğinden korkmuyor mu? Aksine teknolojinin iç mimarların görev tanımını tamamen değiştirmek yerine, üretken yapay zekâ ile bir projenin ilk aşamasında fikir üretmelerine yardımcı olacağını düşünüyor.
“Bir insanın empatik dokunuşunu gerektiren iyi bir tasarım unsuru olduğunu düşünüyorum. Yani işimi elimden alacak gibi hissetmiyorum. Birinin farklı renderlar arasında ayrım yapması gerekiyor ve günün sonunda illa ki bir tasarımcıya ihtiyaç olacak. Biz de orada olacağız."


Sidney'de film yapımcısı olan Patrick Clair, bir film stüdyosunda yapacağı sunuma hazırlanmasına yardımcı olmak için bu yıl yapay zekâ tarafından oluşturulan sanat eserlerini kullanmaya başladı.
Westworld de dahil olmak üzere hit yapımlarda çalışan Patrick, belirli bir tür mermer heykelin görüntüsünü arıyordu. Ancak konsept sanatı için her zamanki kaynağı olan Getty Images'e bakmaya gittiğinde eli boş döndü. Sıradaki istasyonu ise DALL-E oldu.
Patrick, O günden beri DALL-E 2'yi kullanıyor. Böylece aşağıdaki Melbourne tramvayının toz fırtınasındaki görüntüsü gibi, internette kolayca bulunamayan görüntüleri elde edebiliyor.
“Gerçekten istekli bir konsept sanatçısıyla çalışmak gibi. Photoshop, ellerinizle yapamayacağınız şeyleri yapabilir. Tıpkı bir hesap makinesinin beyninizde yapamadığınız şekilde sayıları sıkıştırabilmesi gibi, ancak Photoshop sizi asla şaşırtmaz. DALL-E ise sizi şaşırtıyor ve gerçekten yaratıcı şeylerle geri dönüyor."

İşte o sislerin içinden gelen Melbourne tramvayı…
Görsel içerik profesyonelleri kesinlikle korkmuyor
Görsel içerik sektörünün bugüne kadar yapay zekâyı en çok sahiplenen alan olduğunu söylemek mümkün. Sektörün farklı kollarının üretken yapay zekâyı bir rakip olarak değil beraber çalışabileceği bir iş arkadaşı olarak görmesi, entegrasyonu kolaylaştırıyor. İnsan yaratıcılığı kelimelere, o kelimeler de yapay zekâ aracılığıyla görsellere dönüştürülüyor. Kim, neden bundan rahatsız olsun ki?
Yine de farklı bakış açıları da mevcut. Hafta içi paylaştığımız bir içerikte yer verdiğimiz üzere, bazı yapay zekâ savunucuları teknolojinin gücünün eğlence sektöründe heba olduğunu savunuyor. Belki görece sıkıcı ancak işlevsel sektörlerde üretken yapay zekâyı daha iyi kullanabiliriz ancak Sultanahmet’te gitar çalan köpek görseli üretmek de her an herkese nasip olmaz…

Bu görsel yapay zekâ aracı DALL-E ile oluşturulmuştur.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
🤖 Kelimeler kifayetsiz kalırsa yapay zekâ orada...
06 Kas 2022

YAZARLAR

Nur Kardelen Ay
Teknoloji haberciliği, SKA takipçisi, yavaş gazetecilik. Peynir ekmek gibi yazıyorum.
İLGİLİ OKUMALAR


