

Yepyeni bir ofis deneyimi: Platform Office Yepyeni bir ofis deneyimi şimdi Platform'da Vadipark Seyrantepe ’de hizmet veren Platform Office , kurumsal firmaların tüm ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak kapsamlı ve lüks bir ofis deneyimi sunmak için çalışıyor. Nedir? 4.500 m2’lik bir alanda hizmet veren Platform Office , küresel ve yerel kurumsal şirketlere üst düzey bir hizmet sağlamak ve taşınmaya hazır ofislerle çağdaş ve sosyal ofis çözümleri sunmayı amaçlıyor. Neden önemli? Tüm operasyonel giderleri her şey dâhil bir paket programla karşılayan Platform Office , bir ofise dair tüm ihtiyaçları baştan sona yöneterek müşterilerinin zamandan ve enerjiden tasarruf etmesini sağlıyor. Neler var? Dekorasyonu hazır olarak teslim edilen A+ ofis alanları vadeden Platform Office, aynı zamanda lounge ve teras alanı, günlük ofis ve ortak alan temizliği, restoran ve çay-kahve hizmeti, jeneratör hizmeti ve güvenlik, fotokopi ve printer hizmeti, toplantı salonları ve son teknoloji IT altyapısıyla verimli, konforlu ve çağdaş bir çalışma ortamı sunuyor. Siz de Platform Office’in sunduğu ayrıcalıklardan yararlanarak ofis verimliliğinizi artırmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Ekonomide yapısal reform kavramı, üretim faktörlerinde verimlilik sağlanmasından tabana yaygın vergi uygulamalarının devreye alınmasına kadar geniş bir çerçevede değerlendirilebilecek bir aksiyonlar bütünüdür. Diğer bir ifadeyle, orta/uzun vadeli ve sürdürülebilir hedeflere erişebilmek adına hayata geçirilen ve (genellikle) toplumca kanıksanmış bazı temel uygulamaların değiştirilmesidir.
Örnekleri nelerdir?
Yapısal reform kavramı geniş kapsamlı olarak değerlendirilebileceği gibi, odağını makroekonomik dinamiklere yerleştirmek de mümkündür. Örneğin bir ülkenin gayrisafi millî hasıla bileşenlerini değiştirmek akla gelen ilk örneklerden biri olarak değerlendirilebilir. Bu bağlamda sanayi üretiminin toplam pasta içindeki payının artırılması ve bu büyüme sağlanırken örneğin yüksek teknolojili ürünlerin imalatına yönelmek günümüz dünyasında gelişen ülkeler için oldukça kabul edilebilir bir patikadır. Bu patikanın hayata geçirilmesi ise mevcut kaynakların yeniden dağıtılmasını gerektirir. Bu dağıtım sürecinin ise sorunun kaynağına odaklanan ve küresel bakış açısıyla inşa edilen güçlü bir planlama çerçevesinde yönetilmesi gerekir.
Benzer uygulamalar yine bugünün ana konularından biri olan gıda arzı güvenliğinin sağlanabilmesi için, tarım sektörü özelinde de uygulanabilir. Burada, tarım arazilerinin çiftçilere tahsis edilmesinden hammadde desteğine, kredi paketlerinden diğer finansal desteklere kadar geniş çaplı bir yelpaze uygulamak mümkündür.
Enerji arzı kapasitesinin artırılması ve dönüşümü, vergi uygulamalarında tabana yaygınlık ve adaletin tesis edilmesi, yabancı yatırımcıların çekilmesi amacıyla kurgulanan teşvik paketleri, seçilen alanlarda kalifiye istihdam yaratabilmek adına kurgulanan eğitim programları ya da kamu idaresinde etkinliği artıracak uygulamaların devreye alınması diğer yapısal reform örnekleri arasında sıralanabilir.
Kısaca, yarını bugünden daha sürdürülebilir kılması hedeflenen ve toplumun geneline etki etme gücü taşıyan büyük çaplı her dönüşüm bir yapısal reform örneği olarak kabul edilebilir.
Türkiye örneği
Geçmişe dönüp baktığımızda, ülkemizin yapısal reform karnesinin karışık olduğunu söylemek mümkündür. Erken cumhuriyet döneminde yapılan reformlar ve korunan kazanımlar şüphesiz ki son derece başarılı bir yapısal reform paketidir. Ülke yönetiminin sisteminden ve iktisadi temellere kadar hemen her mekanizmanın yeniden yapılandırıldığı bu dönemde atılan adımlar modern cumhuriyetin temellerini oluşturan önemli birer unsurdur. İlerleyen dönemde ise sürecin daha çok “idame ettirildiği” ve siyasi otoritenin ağırlığının uzun vadeli planların önüne geçtiği süreçler yaşandığı görülmektedir.

2001 krizinde içinden geçtiğimiz ve hayatımıza Kemal Derviş’in girdiği dönem de yapısal reformların hız kazandığı bir dönem olmuştur. Başta kamu maliyesi ve bankacılık sektörü ile ilgili atılan adımlar, kısa vadede soru işaretleri ve çalkantılar yaratsa da orta vadede farklı kazanımlar sağlamıştır.
AK Parti’nin iktidarı döneminde de gündemdeki yerini koruyan yapısal reform tartışmaları bugün de başta hukuk, eğitim ve ekonomi başlıkları altında devam etmekte.
Bu noktada, 2021 yılının Kasım ayında TL’nin değerinde yaşanan büyük değer kaybı yapısal bir dönüşüm arzusuyla gerçekleştirilen bir adım olarak da değerlendirilebilir. İhracat pazarlarında fiyat avantajı sağlamak ve böylelikle dış ticaret kanalıyla cari dengeyi iyileştirme amacı taşıyan bu adımın başarısının bugün bile temel tartışma konusu olması ise, söz konusu yapısal değişimlerin birden fazla unsurla ilişkili olmasından kaynaklanmaktadır. İthal ikamesi konusunda üretim ve hammadde kapasitesi, hammadde arzı güvenliği, dış pazarlardaki gelişmeler gibi hususlar bugün hedeflenen noktadan belirli ölçüde uzakta olmamızın temel sebepleri arasında yer almakta.
Peki yapılmaları neden zor?
Yapısal reformlar, sonuçları kısa vadede görülemeyecek türden köklü değişimlerdir. Bu değişimler kısa vadede hem ekonomik hem de beşerî anlamda bazı dalgalanmalara da yol açabilme potansiyeli taşırlar. Örneğin, sosyal güvenlik sistemine ilişkin güncellemelerin bütçe dengesi ve emekli hakları açısından faydalarının görülmesi uzun yıllar sürecektir. Değişimlere karşı gelişen direnç ve yönelen eleştiriler ise bu kararın altına imza atan otoritelerin kısa vadede yüzleşecekleri tek konu olacaktır. İşte bu gecikmeli etki yapısal reformların hayata geçirilmesi konusundaki en önemli etmendir.
Siyasi otoriteler oy oranlarını koruyabilmek adına getirisi uzun vadede ortaya çıkacak bu “yatırımları” yapmak yerine kısa vadeli aksiyonlarla popülaritelerini koruma ya da güçlendirmeye eğilimlidirler.
Özellikle gelişen ülke ekonomilerinde siyasi iradelerin eğilimlerinin yanında hanehalkı da uzun vadeli dönüşüm projelerine mesafeli yaklaşma eğilimindedir. Eğitim sisteminin iyileştirilmesi hedefiyle atılan adımlar, örneğin belirli bir grubun özel okulların yüksek standartlarında düşüşü kabul etmesi ya da daha fazla vergi ödemesini gerektirebilir. Söz konusu maddi ve manevi maliyetler ise farklı ve belki de daha güçlü bir direnç noktasının temelini oluşturur.
Bunun yanında, belki de hedefleme, planlama ve uygulamadan daha önemli olan konu ise yapısal reform kavramının içinin nasıl doldurulduğu ve hanehalkına nasıl anlatıldığıdır. Amacı ve içeriği net olarak ifade edilemeyen, içselleştirilmemiş reform girişimleri günün sonunda kısa vadeli birer değişim olarak kalmaya mahkumdurlar.
Bu yazı ilk olarak 25 Ocak tarihinde Aposto'nun günlük ekonomi ve finans yayını Exante'de yayımlanmıştır. Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler hakkında derinlemesine bir perspektif sahibi olmak için şimdi Exante'ye abone olabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. Altılı Masa'nın 11. toplantısı yapıldı. TCMB, 2023 yılı için yıl sonu enflasyon tahminini %22,3 olarak açıkladı. Togg, Cumhuriyet'in 100. yılına özel 2023 adet üretilecek "100. Yıl Özel Seri" modelini duyurdu.
27 Oca 2023

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.




