Yaşanabilir şehirler ve umumi tuvaletler

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Bugün şehir planlamada nihai amaçlar arasında kamu kaynaklarını en verimli biçimde kullanmak ve şehir paydaşlarına eşit seviyede üst düzey hizmeti sağlamak yer alıyor. Sağlık hizmetlerini, ulaşımı, atıkları ve enerjiyi "akıllı" biçimde yönetmek, yerel yönetimlerin vizyon maddelerinin önde gelen başlıkları arasında sayılıyor. Kamusal alanlar, yaya erişimi, nitelikli ulaşım sistemleri ajandalara dahil ediliyor fakat önemli ayrıntılardan biri belki de yeterince konuşulmuyor: Umumi tuvaletler.
- Neden önemli? Şehir tasarımı ve planlamanın sosyal yönü bağlamında kamusal alanlarda tuvalet hizmeti üzerine çalışmalarıyla tanınan şehir plancısı Clara Greed, yerel planlama otoritelerinin tuvalet tedariğini şehir politikalarına ve geliştirme planlarına yeterince dahil etmediğini düşünüyor. Greed umumi tuvaletlerin şehir planlamasında göz ardı edilmesinin sağlık politikalarına, ekonomik gelişmeye, çevresel sürdürülebilirliğe ve paydaşların şehre sosyal anlamda dahil olmasına olumsuz etkileri olduğunu savunuyor. Greed'e göre teşvik edildiği gibi paydaşların toplu taşımayı, bisikleti ya da yürüyüşü tercih ettiği bir senaryoda umumi tuvaletler zaruri oluyor. Zira yetersiz tuvalet hizmeti, insanların şehir içindeki hareket kabiliyetini ve şehri özgürce deneyimleme fırsatını baltalıyor. Yazar ve araştırmacı Lezlie Lowe ise No Place to Go: How Public Toilets Fail Our Private Needs başlıklı kitabında umumi tuvaletlerin çeşitliliği, yaşlılığı, engelliliği, ebeveynliği, feminizmi, halk sağlığını ve ekonomik kalkınmayı ilgilendiren çok boyutlu bir mesele olduğunu ifade ediyor. Zira nicelik ve niteliğin ötesinde umumi tuvaletlerin farklı yaş gruplarından şehir sakinlerinin ve daha özel ihtiyaçları olan grupların beklentilerini karşılaması gerekiyor. Lowe'a göre umumi tuvaletlerin herkes için yeterli ve erişilebilir olmadığı bir durumda "yaşanabilir şehir" kavramı anlamını yitiriyor.
- Araştırmalar: BBC'nin Birleşik Krallık'ta umumi tuvalet sayısının değişimini konu aldığı ve 376 yerel yönetimle gerçekleştirdiği araştırması, 2010-2018 arasında umumi tuvalet sayısında Birleşik Krallık'ta %13 oranında bir azalma olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre 2010'da 5.159 olarak kaydedilen sayı, 2018 yılında 4.486 olarak belirleniyor. Öte yandan Haziran 2017'de Kaliforniya'nın Skid Row bölgesinde gerçekleştirilen bir araştırmada, 1.777 evsiz insanın 21.00 - 06.00 saatleri arasında erişebileceği 9 umumi tuvalet tespit ediliyor. Bölgedeki otomatik umumi tuvaletlerde ise temizleme özelliklerinin çalışmadığı, kilitlerin ve güvenliğin yetersiz olduğu, kişisel temizlik malzemelerine erişilemediği ifade ediliyor.
- Portland örneği: Elbette umumi tuvaletleri erişilebilir kılmak konusunda yerel yönetimlerin de işletme maliyeti, vandalizm, suç gibi bazı endişeleri var. Bu noktada ABD'deki Portland şehri, geliştirdiği patentli bir tuvalet tasarımıyla hem yönetimsel kaygıların hem de vatandaş ihtiyaçlarının aynı anda karşılanabildiğini gösteriyor. Portland’da günün her saati erişilebilir olan umumi tuvaletlerin içinde lavabo bulunmuyor, zira kullanıcıların lavaboyu çamaşır yıkamak gibi başka amaçlar için kullanması istenmiyor. Su ihtiyacı, kabinin dışında yer alan ve soğuk su akan bir musluktan karşılanıyor. İnsanların "ayna kırma eğiliminden" hareketle içeride aynaya da yer verilmiyor. Kabinin üst ve alt kısımları içeride kaç kişi olduğunu tahmin etmeye olanak tanıyacak ızgara biçiminde tasarlanıyor. Ağır ve paslanmaz çelikten üretilen kabinin kaplaması ise grafitilere karşı dayanıklı ve kolay yenilenebiliyor. İlk kabin için yaklaşık 140 bin dolar ödeyen yönetim, yıllık 12 bin dolarlık bakım masrafı dahil sonraki kabinleri 90-95 bin dolara mal ediyor ve Portland’ın patentli bu tasarımı başka şehirlere de yaklaşık 100 bin dolara sattığı örnekler bulunuyor. Karşı bir bakışla, filozof ve toplum kuramcısı Jeremy Bentham’ın "gözetlemeyi" kolaylaştıran hapishane tasarımı Panoptikon'a benzetilmesi güç olmasa da Portland Loo; iyi tasarım, doğru konumlandırma ve doğru aydınlatmayla, göz ardı edilemeyecek bir ihtiyaç için güvenli ve sürdürülebilir çözümler üretmenin mümkün olduğunu gösteriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın, bugün 27 Ağustos Perşembe. ABD'nin Wisconsin eyaletindeki protestolar büyüyor. Aposto! bir deney bültenine başlıyor.
27 Ağu 2020

YAZARLAR

Mehmet Şimşek
ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.





