
Yılın en keyifli akşamlarına merhaba derken, yazın kokusunu duymak ve kısmi açılmalarla kalp atışlarımızı tekrar hissetmeye başlamak umut verici. Dolaşıma soktuğumuz benliğimiz gezmeye, öğrenmeye ve deneyimlemeye devam ederken pandeminin darbe vurduğu yeme-içme sektörüne de geçmiş olsunlarımızı ileterek seyahatin aslında yeme ve içme deneyimini de ne denli kapsadığını hatırlatmak istedik.
İzmir’de midyeye heveslenirken, Brüksel’de çikolataya koşturduk, Ayvalık’ta sakızlı kurabiyeyi damağımızda eritirken, İstanbul’da sıcak çay yudumlamaya koyulduk…
Her yerin kendine özgü damak tadını arayıp bulmak seyahat deneyiminin unutulmaz anlarından. Tıpkı yüzlerce yıla meydan okuyan bir abideyi izlerken, onun yaşanmışlıklarını değerlendirirken büyülendiğin o an gibi...
Kültür oluşurken bölgenin canlılığından başlar; toprağından, hayvanlarından, havasından süzülür ve yerleşir insan hayatına. Damağına değdirdiğin her tat, yaşama yüklediğin değerde yaşam bulur.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

Line
Bir bölgeye ait olmak ve ondan ilham almak, onun sahipleriyle aynı havayı soluyarak ortaklıkların ve farklılıkların getirdiklerine “merhaba” demek istersen, Line her hafta bir kenti, bir köyü, bir dünyayı dolaşıyor!
İLGİLİ OKUMALAR



