Yeraltından gün yüzüne: The King’s Cross

Viktorya dönemi İngilitere'sinde taze buz çok zor bulunuyordu. Büyük ölçüde et ve süt ürünlerinin soğutulmasında ve birçok cerrahi işlemde anestezi yerine kullanılan buz, aynı zamanda bunu karşılayabilenler arasında bir lüks hâline de geldi. O dönemlerde buz küpleriyle servis edilen içecekler zenginlik ve ayrıcalığın bir kanıtıydı.
Ne olmuştu? Londra'nın merkezindeki King's Cross İstasyonu'nun arkasında bulunan Viktorya dönemine ait 2 buz kuyusu, İtalyan-İsviçreli göçmen Carlo Gatti tarafından inşa edilmişti. 1847'de Londra'ya gelen Gatti, dondurma üreticisi olarak ün yapmış bir girişimciydi. Dondurulmuş malzemelerini Norveç'ten gemi ve kanal teknesi yoluyla ithal ediyordu. O dönemde buzların çoğu donmuş göletlerden ve nehirlerden toplanıyordu ve çözülme sürecini yavaşlatmak için yeraltı mahzenlerinde saklanması gerekiyordu. Depo; her biri 42 fit derinliğe ve 30 fit çapa sahip, aralarında tonlarca doğal buz depolayabilen 2 bitişik kuyudan oluşuyordu. Gatti yarattığı bu devasa kuyularla bir Londra'nın dört bir yanındaki müşterilerine buz tedarik ediyordu.
Ne zamandan beri? King's Cross buz kuyuları 1904 yılına kadar kullanıldı. Ancak zamanla yapay buz üretimi daha yaygın hâle geldi ve Gatti'nin mirası şehirde önemini yitirdi. Buz deposunun at arabası deposuna dönüştürüldü, mahzenlerin de üzeri kapatıldı ve uzun yıllar içinde unutuldu.
Bi’ kısa müze hikâyesi: Yapı, Londra Kanal Müzesi olarak geliştirildi. Altındaki buz kuyuları boşaltıldı, temizlendi ve aydınlatıldı. Şimdilerde özel bir gözlem platformundan izlenebilen kuyu müzesinde, ziyaretçiler yılda sadece 1 defa ziyaretçileri buz kuyularına inmeye ve alanın tarihini yakından deneyimleyebiliyor.
Meraklısına: Ancak ziyaret için Londra'ya gelinememesi ihtimaline karşı müze, mahzenin içine web kontrollü bir kamera da yerleştirerek kullanıcıların web tarayıcılarını kullanarak bu Viktorya dönemi buz kuyularını gezebilmelerini sağlıyor.
Gitmeden: Müzeye gitmek için; King's Cross ana hat istasyonunun önünden, istasyondan uzağa bakacak şekilde sola dönüp istasyonun yanından York Way'e doğru yürümek gerekiyor. Yolun ortasında sağa dönüşlü bir trafik lambası görene kadar aynı rotada devam etmeli, müzeye ulaşmak için yürünen bu yol Wharfdaleolarak da biliniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
David Chipperfield, İsveç'in Biyosfer Yolu, 1980'lerin New York’u ve çok daha fazlası.
13 Tem 2023

YAZARLAR

Aposto Seyahat
Aposto Seyahat, her hafta dünyanın sunduğu tüm hediyeleri keşfetmek, yola çıkmaya değecek deneyimlerin peşine düşmek için e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR


