
Küresel ekonomiler, pek çok meseleyi aynı anda yönetmek durumunda kaldığı zorlu ve değişik bir dizi süreçten geçiyor. Bir tarafta 'fosil bazlı' enerji emtialarının gözden düşmeye başladığı ve 'yeşil ekonomi’ kavramlarının ön plana çıktığı bir süreç; diğer tarafta 'enerji arz güvenliği' ve enerji fiyatlamalarına yönelik gelişmelerin yaşandığı bir başka süreç yaşanıyor. Dünyanın önde gelen ekonomileri, 1970'lerden bu yana ilk kez ekonomilerinde bu derece ağır bir 'enerji enflasyonu' baskısıyla karşı karşıya kalmış durumda. Bunun yanı sıra, ülkelerin gıda enflasyonu, manşet enflasyonu ve çekirdek enflasyonu ile enerji enflasyonu arasında minimum 3 ile 7 kat arasında, 1970'lerden beri görülmemiş ağır bir kırılma yaşanıyor. OECD üyesi ülkeler açısından 2021'in ağustos-eylül ortalaması olarak, yıllıklandırılmış gıda enflasyonu %2,5, çekirdek enflasyonu %4, manşet enflasyon %5 düzeyindeyken, enerji enflasyonu %17 düzeyinde seyrediyor.
Öte yandan, pandemi sonrası normalleşme sürecinde, daha önce daralan ve buna göre yeniden organize olmak durumunda kalan üreticiler, tüketimdeki aşırı artışla da karşı karşıya kaldı. İmalat sektörü ve küresel nakliye ağları var gücüyle çalışsa da kısıtlamaların ardından yaşanan sorunların çözümünün kolay olmayacağı anlaşılıyor. Devam eden lojistik sıkıntılar, iş gücü eksikliği ve yüksek enerji fiyatları gibi küresel fiyat baskıları enflasyonun "geçici olacağı" görüşüne meydan okuyor. 2010’ların bolluk içinde yüzen piyasa ekonomisinin yerini, The Economist dergisinin tabiriyle “kıtlık ekonomisine” bıraktığı gözlemleniyor.
Avrupa'da son dönemde enerji ve gıda ürünleri başta olmak üzere bir genel fiyat artışı yaşanıyor. Veriler, yıllık enflasyonun eylülde %3,4 ile son 13 yılın zirvesine ulaştığını gösteriyor. Almanya'da veriler, eylülde %4,1 olan yıllık enflasyonun, enerji fiyatları, tedarik sıkıntıları ve salgının etkisiyle ekimde 1993'ten bu yana ilk kez %4,5'e yükseldiğine işaret ediyor. Japonya'da tüketici fiyatları, enerji ve gıda hariç çekirdek enflasyon ve gıda enflasyonu negatif iken, enerji enflasyonu ilk kez yıllıklandırılmış bazda %7'ye ulaşmış durumda. Birleşik Krallık’ın yıllıklandırılmış oranları 0 ile 3.5 arasındayken, enerji enflasyonu %12. ABD’nin oranları ise 2.5 ile 5 arasındayken, enerji enflasyonu %25 olarak seyrediyor.
Emtia piyasasında, ABD'de enflasyonun artması sonrasında enflasyondaki yükseliş eğiliminin kısa vadede geçici olmayacağına dair algının güçlenmesi ve arza dair sıkıntıların devam etmesi nedeniyle ralli yaşanıyor. Enerji emtialarında bir miktar düşüş gözlemlenirken, metaller ve tarım emtiasındaki yükselişler ise dikkat çekiyor. 2021’de performans bakımından geride kalan altın ve gümüş fiyatları, son haftalarda atağa geçti. Sanayideki kullanımı altından fazla olmasına rağmen, endüstriyel metal fiyatlarındaki yükseliş hareketine gümüş katılmadı.
Rus enerji şirketi Gazprom'un kasım ayı için Avrupa'daki beş yer altı depolama tesisine gaz pompalanmasına başlandığını bildirmesinin ardından doğal gaz fiyatlarındaki düşüşler hızlanırken, hava durumuna ilişkin belirsizlikler ve üretim artışı fiyatların düşmesine yol açan sebepler arasında yer aldı. Brent petrol fiyatı, üç hafta önce gördüğü zirve seviyeden aşağıda işlem görüyor. Kömür fiyatı yirmi günde %50 düştü. Doğal gaz fiyatı, 2021 zirvesinden %25 civarında geriledi. Sıvılaştırılmış doğal gaz fiyatı, yılın en yüksek seviyesinden %18 aşağıda bulunuyor. 2021 yılında sona yaklaşırken, demir cevheri fiyatındaki düşüş en yüksek seviyeden %65’i buldu.
Tarımsal emtia tarafında ise son zamanlarda zirveler hakimken özellikle buğday fiyatlarındaki yükselişler dikkati çekti. Buğday fiyatları, büyük ihracatçı ülkelerden biri olan Rusya'da bir yetkilinin fiyatlarda güçlü bir artış olursa ülkesinin tahıl ihracat vergilerini artırabileceğini işaret etmesi ve bunun da halihazırda sıkışık olan piyasaya yönelik endişeleri artırmasının ardından Aralık 2012'den beri en yüksek seviyesine tırmandı. Buğday fiyatlarındaki artış ayrıca ABD'de tüketici fiyatlarının geçen ay yıllık bazda 1990'dan bu yana en hızlı artışı gerçekleştirmesi ve dünya gıda maliyetlerinin son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşması nedeniyle devam etti. Brezilya’daki kuraklık kahve ve şeker fiyatlarını yükseltti. Pamuk fiyatları geçen hafta kötü hava koşullarının etkisiyle 10 yılın zirvesine çıktı. Tarımsal emtialardaki fiyatlamalar, küresel gıda enflasyonuna ilişkin yeni bir tehdit olarak algılanabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


