Yok Edilmiş Alfabeler ve Radikal Algoritmalar

Ruth Miller’ın yazı reformu, laiklik ve algoritmik devrim üzerine iki bölümden oluşan yazısı.

Yeni alfabesini uygulayan bir yazıcı. National Geographic, 1929.

1928 yılında, yeni kurulan laik Türkiye Cumhuriyeti Millet Meclisi, ülke çapında Arap alfabesinden Latin alfabesine geçiş için bir yasa çıkardı. Bu geçişin ardından Arap alfabesiyle yazı yazmak tek bir kamusal alan, cami hariç Türkiye’de suç sayıldı. Cumhuriyetçi toplum mühendislerinin yazı reformuyla devlet güdümlü laiklik arasında kurdukları üstü örtük bağlantı yorumcularını on yıllar boyunca hayret içinde bıraktı. Bunlardan bazıları ilk Türk yasa koyucularıyla, alfabe değişikliğinin dinsel inanç ve ifadelerde bir değişiklik getirebileceği konusunda hemfikir olurken bazıları da bu tür bir ilişkilendirmeyi etik ve mantıksal açıdan sorguladı.

Daha sonraki adıyla Harf Devrimi, genellikle, devletin laik nitelikleriyle ilgilenen kişiler arasında bir ilişki biçimi olarak sunuldu. Hikâye devam etti ve devrim, hepsi birbiriyle ilişki içinde olan farklı grupları yiyerek beslendi: Dilbilimcileri⁴, ideologları⁵, toplum mühendislerini, eskiden okuma yazma bildiği halde artık okuma yazma bilmez duruma düşen okurları, okuma yazma öğrenmek üzere olanları⁸, ilerlemeci bir devlet etme tarzını tepkiyle karşılayanları⁹ ve Cumhuriyet radikalizminin kurbanlarını. Bu hikâyedeki insan-dışı elementler —özellikle alfabe ve Tanrı— iletişimin dışında kaldılar.

Peki, bu insan-dışı elementleri, yazının ve dinsel alanın hikâyesine geri sokmanın anlamı ne olabilir? Harf Devrimi’ni ciddiye almanın, gerçekten harflerin ve sembollerin bir devrimi olarak ele almanın anlamı ne olabilir?

Yazının birinci bölümünü buradan, ikinci bölümünü ise buradan okuyabilirsin.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Nisan 2022

Bu ayın bülteninde, dünyada ve Türkiye’de tipografiye dair önemli gelişmeler var.

01 May 2022

Nisan 2022

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR