
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Zafer Partisi, dış politikasını yaklaşımını "Atatürk'ün Millî Dış Politikası" olarak tanımlıyor. Parti programında dış politika programı şu ifadelerle tanımlanıyor:
"Partimizin dış politikası, dünyanın korona sonrasında yeni büyük bir jeopolitik rekabet dönemine girdiği süreçte 'millî siyasal gerçekçilik' zemininde Türkiye'nin meşru egemenlik hakları ve çok boyutlu menfaatlerinin savunulması ve gerçekleştirilmesi esasına dayanacaktır."
Partinin ekonomi, eğitim veya güvenlik politikalarında görüldüğü gibi dış politikada da cumhuriyetin kuruluş ilkelerine referans veriliyor ve "güçlü devlet" anlayışı ön plana çıkarılıyor.
Genel Başkan Ümit Özdağ ile gerçekleştirdiğimiz röportajda kendisi Cumhurbaşkanı Erdoğan "idealist ve gerçeklikten uzak" bir dış politika izlediği gerekçesiyle eleştirmiş ve AK Parti'nin "idealist/neo-Osmanlıcı" dış politika stratejisini Türkiye'yi "milletten ümmete dönüştürme" projesi olarak tanımlamıştı.
Zafer Partisi, gerçekçi dış politika anlayışının yeniden tesis edilebilmesi için Dışişleri Bakanlığı kadrolarının yeniden kurulması gerektiğini savunuyor. DEVA Partisi'nin dış programında gördüğümüz "katılımcı" anlayış Zafer Partisi programında da yer alıyor.
"Akademisyenlerin, düşünce kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin dış politikaya yönelik katkılarının alınmasını sağlayacak mekanizmalar hayata geçirilecek böylece sağlam bir iç cepheyle birlikte toplum destekli bir dış politikanın oluşturulması sağlanacaktır."
Uluslararası güç dengesinin ABD öncülüğündeki Atlantik ittifakından Çin hegemonyasındaki Asya-Pasifik bölgesine kaydığı belirtilerek yeni dünya düzeninde Türkiye'nin yanında yer almasını isteyen ABD ve AB'nin Türkiye'nin jeopolitik ve millî çıkarlarına saygı göstermesi ve Türkiye'nin de dış politikasını bu dönüşüm ekseninde yeniden kurgulaması gerektiği vurgulanıyor.
Türk dış politikasının ülkeler ve bölgeler özelinde nasıl kurgulanacağının ele alındığı parti programında "Türk Dünyası" ile tarihî ve kültürel bağların da katkısıyla daha yakın ilişkiler tesis edileceği belirtilirken ABD "müttefik" olarak tanımlanıyor ve ikili ilişkilerin "egemen iki ülke ilişkileri" olarak kurgulanması gerektiği ifade ediliyor. Öte yandan, Suriye politikasında Türkiye ve ABD-AB ekseninin farklı taraflarda olduğu ve sığınmacıların Türkiye'ye karşı bir koz olarak kullanıldığı da belirtiliyor.
"ABD ve AB; Suriye'den Türkiye'ye gelen 5,3 milyon Suriyelinin Türkiye'de kalmasını istemektedir. Suriye'nin kuzeyinde PKK denetiminde bir bölgenin kurulmasını sağlamak ile Suriyeli sığınmacıların Türkiye'de kalmasını istemek, önümüzdeki on yıllarda Türkiye'de iç savaş çıkararak, Güneydoğu Anadolu'da bir sözde kürdistan kurma projesinin iki ayağını oluşturmaktadır."
AB ile ilişkilerde ise tam üyelik hedefi bir kenara bırakılarak "yeni bir ilişki" modelinin kurulması öneriliyor.
Zafer Partisi programında Orta Doğu küresel istikrarsızlığın merkezi olarak nitelendirilerek bölge ülkelerinin "güven ve huzur ortamını sağlamak üzere yakın işbirliği içinde çalışılacağı" belirtiliyor.
Öte yandan, Suriyeli sığınmacıları geri gönderilmesi için Suriye hükümeti ile diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması ve Şam Büyükelçiliği'nin süratle yeniden açılmasının büyük önem taşıdığı ifade ediliyor.
Parti programında AK Parti'nin dış politika stratejisi ise paralel olan söylemler de mevcut. Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasının meşru olduğu belirtilirken S-400 hava savunma sistemlerinin ise gerekli olduğu ifade ediliyor.
"Türkiye'nin Suriye'de ve Ege/Doğu Akdeniz'deki jeopolitik talepleri, S-400 savunma sistemleri konusundaki ısrarı ile PKK ve FETÖ konusundaki hassasiyetleri minimum yaşamsal çıkarlarını temsil etmektedir."
Zafer Partisi'nin dış politika programına genel olarak bakıldığında, Cumhuriyetin kurumsal yaklaşımının esas alındığı ve "realist" bir dış politika anlayışına vurgu yapıldığı göze çarpıyor. İkili ilişkiler ve NATO gibi uluslararası kurumlar ile olan bağlantıların "millî çıkarlar" etrafında şekillendirilmesi gerektiği vurgulanırken AB üyeliğinden vazgeçilmesi ve Orta Doğu politikasında "laik devlet ilkesi" temelinde bir dönüşüm önerilmesi parti programında öne çıkan konular olarak değerlendirilebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
İYİ Parti, Gelecek Partisi, Demokrat Parti, HDP ve Zafer Partisi programlarında dış politikayı nasıl ele alıyor?
22 Ara 2022

YAZARLAR

Abdullah Esin
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




