12. Yargı Paketi: Boşanma davalarıyla ilgili nelerin değişmesi bekleniyor?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İktidar, uzun süredir tabandan gelen taleplerin de etkisiyle boşanma davalarında yeni bir düzenleme çıkarmaya çalışıyor. Elbette düzenlemenin en kritik maddesi nafaka konusu. Kadın örgütleri, çalışma olanağı verilmeyen, yaşamı bakım yükümlülükleri ile geçmiş kadınların gelecekleri açısından nafaka düzenlemesinin değiştirilmesinin sakıncalarına işaret ediyor. Ancak karşı tarafta da bütün bu dengeleri dikkate almadan, “Neden ömür boyu nafaka ödeniyor?” diyen, ısrarcı bir kalabalık var. Dengenin nasıl sağlanacağı ise soru işareti.
Adalet Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı 12. Yargı Paketi’nde boşanma davaları konusunda da kapsamlı düzenlemelerin yer alması bekleniyor. Pakette hangi düzenlemelerin yer alacağı hemen hemen belli.
Öncelikle, yıllar süren çekişmeli boşanma davalarının hızlı bir biçimde bitirilebilmesi için önlem alınacak. Önceki yargı paketinde, boşanma davası reddedilen çiftlerin yeniden dava açabilmek için gereken bekleme süresi 3 yıldan 1 yıla indirilmişti. Şimdi de sürenin kısaltılması hedefleniyor.
- Mevcut düzenlemelere göre çekişmeli boşanma davalarında nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı gibi başlıklar da boşanma ile ele alınıyor. Mahkeme, boşanma kararı ile bu konuları da karara bağlıyor. Bu durum, davaların yıllarca devam etmesine, çiftlerin boşanamamasına yol açıyor.
Yeni düzenlemede boşanma başvurusunun öncelikle karara bağlanması, diğer başlıkların ayrı dava konusu yapılması hedefleniyor. Böylece çiftler boşanarak yeni bir hayata başlayabilecek. Tartışmalı başlıklar ise ayrı bir dava konusu olarak ele alınacak.
Dava sürerken anlaşmalı boşanma
Yeni bir uygulama daha getirilecek. Çekişmeli dava sürerken, hızlı boşanmak isteyen çiftler mahkemeye aralarında anlaştıklarını bildirebilecek. Bu durumda mahkeme, konuyu uzlaşmacıya havale edecek. Buradan gelecek sonuca göre de çekişmeli dava sürerken “anlaşmalı boşanma” kararı verilebilecek. Bu durum yıllar süren çekişmeli boşanma davalarının hızla bitirilebilmesini sağlayacak. Baştan anlaşamayan çiftlere, sonradan anlaşma olanağı getirilecek.
Nafaka başlığı belirsiz
Pakete girip girmeyeceği merakla beklenen başlıklardan biri de nafaka konusu. TBMM’nin gündemine daha önce de “süresiz nafaka” başlığı geldi. Kadın örgütleri özellikle bu başlığa itiraz ediyor ve evlilik birliği içerisinde çalışma hakkı tanınmayan ya da eşit fırsatlara sahip olmayan kadınların süresiz nafakanın kaldırılmasıyla mağdur olacaklarını söylüyor.
Buna karşılık, kısa süre evli kalınmasına rağmen yaşam boyu nafaka ödenmesinin adaletsiz olduğu vurgulanıyor. Bu görüşe karşı çıkanlar ise nafaka konusunun yeniden dava edilerek farklı bir karara konu olabileceğine dikkati çekiyor ve yaşam boyu nafakanın her durumda söz konusu olmadığına işaret ediyor.
Bakanlığın da nafakanın süresiz olmaması gerektiğine yönelik bir çalışma yaptığı biliniyor. Ancak bu düzenlemenin pakete girip girmeyeceği henüz belirsiz. Daha önce de gündeme gelen bu düzenleme önceki paketlere alınmamıştı. Son kararı AKP yönetimi ve Cumhurbaşkanlığı verecek.
Dengenin nasıl sağlanacağı ise şimdilik meçhul. Belli durumlarda süresiz nafaka uygulaması sürecek mi, herkes için süreli nafaka uygulaması mı getirilecek, henüz bilinmiyor. Ancak AKP tabanında bu konuda mutlaka değişiklik yapılması talebinin olduğu ifade ediliyor.
Uç örneklerle tartışmak
Sıkıntılı konulardan biri de uç örneklerin gündeme getirilerek konunun tartışılması. Maddi durumu iyi, evlilik birliğine uygun hareket etmemiş bir kadına yaşam boyu nafaka bağlanmış olması örneği verilerek konunun tartışılması, mağdur olabilecek kadınların durumunu da gölgeliyor.
Yaşam boyu çalışmamış, okuma olanağı verilmemiş, çalışmasına izin verilmeyen, belli bir yaşa gelmiş ve iş deneyimi bulunmayan bir kadın için, boşanma halinde nasıl hareket edileceği tamamen belirsiz durumda. Nafaka alamaması halinde, çocukların bakım yükümlülüğünü de üstlenen kadının yaşamını nasıl sürdüreceği sorusunun yanıtı şimdilik yok. Nafaka tartışmalarına kadın örgütlerinin dahil edilip edilmeyeceği de belirsiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
YAZARLAR

Gökçer Tahincioğlu
Gazeteci ve yazar. 1997-2018 yılları arasında Milliyet Gazetesi’nde muhabir, haber müdürü ve köşe yazarı olarak çalışan Tahincioğlu, 2019’dan beri T24 internet sitesinde Ankara Temsilcisi ve yazarlık görevlerini üstleniyor.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.




