2 yıldır gelmeyen adalet: Hatay’daki deprem davaları ne durumda?

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Türkiye tarihinde şu ana kadar meydana gelen en büyük deprem olarak kayıtlara geçen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 2 yıl geçti. 300 binden fazla insanın hayatını kaybettiği 2010 Haiti depreminden bu yana dünya çapında en ölümcül deprem olan 6 Şubat depremlerinde en az 53 bin 725 kişi vefat etti, 122 binden fazla kişi yaralandı. Cumhurbaşkanlığı raporuna göre, 11 ilde toplam 518 bin konut yıkıldı veya ağır hasar aldı.
11 şehir arasından en çok yıkıma uğrayan Hatay’da ise yıkılan binalarla ilgili soruşturma ve dava süreçleri hâlâ devam ediyor. Hatay Antakya’da 2 yıl geçmesine rağmen deprem davalarında süreç yavaş ilerlerken, bazı apartmanların yıkılmasına ilişkin iddianameler hâlâ hazırlanmadı. Antakya’da 32 kişinin vefat ettiği Rana Apartmanı'nda olduğu gibi birçok dosyada henüz ceza davası açılmadı.
Yakınlarını kaybedenler, deprem suçlularının ve kamu görevlilerin bilinçli taksirle öldürmeden değil, olası kastla öldürmeden yargılanıp ceza almalarını talep ediyor. Aileler 2 yıldır adalet arayışlarını ve mücadelelerini sürdürüyor.
‘Sadece annemi ve babamı değil, çocukluğumu, anılarımı kaybettim’
6 Şubat depremlerinde Hatay Antakya’da Rana Apartmanı’nda, İnsan Hakları Derneği (İHD) yöneticisi Mithat Can ve avukat Hatice Can hayatlarını kaybetti. Oğulları Avukat Eren Can ise, 2 yıldır deprem davalarını takip ediyor. Deprem suçlularının ve kamu görevlilerinin "bilinçli taksirle öldürme"den değil, "olası kastla öldürme" suçundan yargılanıp ceza almaları için 2 yıldır mücadele ediyor.
Aposto’ya konuşan Avukat Eren Can, “1993'ten bu yana 30 yıldır oturduğumuz 24 dairenin olduğu Rana Apartmanı'nda toplam 32 kişi vefat etti. Sadece annemi babamı değil; kentimi, mahallemi, evimizi, çocukluğumu, komşularımızı ve anılarımızı kaybettim” diyor.
Eren Can: Antakya’da birçok dosyada davalar açılmadı
Depremlerin üzerinden geçen 2 yıl boyunca Hatay'da deprem davalarında hukuki sürecin nasıl yürütüldüğünü sorduğumuz Can’a göre, Antakya'da davalar çok yavaş ilerliyor. Avukat olarak yıkım yaşayan 11 ildeki deprem davalarının hepsini takip ettiğini söyleyen Can, bazı davalarda daha iddianamelerin bile düzenlenmediğini anlatıyor:
“Deprem 11 kenti vurdu. Ancak en büyük yıkım Antakya'da yaşandı. Antakya'da dosyalar hiç ilerlemiyor. Örnek verecek olursam 2 yıl geçmesine rağmen 32 kişinin vefat ettiği Rana Apartmanı'nda henüz bir ceza davası açılmadı. Birçok dosyada da iddianameler yeni yeni düzenlenebildi.
Dava açılsa bile bilirkişi raporları aylarca gelmiyor. Kamu görevlileri açısından ise durum çok daha kötü. Soruşturma izni talepleri ya bekletiliyor ya reddediliyor. Hakkında dava açılan kamu görevlisi sayısı parmakla sayılacak kadar az.”
Can, 2 yıldır görülen deprem davaları içinde en olumlu mahkeme kararının Adana Hasan Alpargün Apartmanı davasında verildiğini söylüyor.
- Bir adım geriden: Adana'da 96 kişinin hayatını kaybettiği Hasan Alpargün Apartmanı'nın yapı müteahhidi ve teknik uygulama sorumlusu Hasan Alpargün, 6 Şubat 2023’te KKTC'ye kaçmıştı. 27 Eylül 2024’te Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında, Hasan Alpargün'e "olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 17 kez ağırlaştırılmış müebbet, 45 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezası verilmişti.
2 yıldır Adalet Peşinde Aileleri Platformu ile birlikte hareket ettiklerini belirten Can, Ankara ve İstanbul'da pek çok akademisyenle meslek odalarının katılımıyla 2 kere deprem yargılamaları çalıştayı düzenledi.
Bundan sonraki süreçte de davaları takip etmeye ve deprem suçlularının en ağır cezayı almaları için mücadele edeceklerini belirten Can, “Biz kamu görevlileriyle beraber tüm sanıkların bilinçli taksirle öldürmeden değil olası kastla öldürmeden yargılanmalarını ve ceza almalarını savunuyoruz” diyor.
Döne Kaya'nın 'adalet nöbeti'
Adalet Peşinde Aileleri Platformu temsilcisi Döne Kaya, Hatay Antakya’da yıkılan Fuat Koku Sitesi’nde annesini, kız kardeşini, eniştesini ve 9 aylık yeğenini kaybetti. O günden beri adalet mücadelesine devam eden Kaya, 2023’te başlattığı “Adalet Nöbeti”ne de hâlâ devam ediyor.
Aposto’ya konuşan Kaya, “O günden sonra, sadece kendi ailemin değil, tüm depremzedelerin adalet mücadelesine odaklandım. Deprem sonrası, kayıplarımın ardından, hakikatin ve adaletin peşinden gitmeye başladım. Depremde sorumluluğu olan kişi ve kurumların hesap vermesi için mücadele veriyoruz” diyor.

Fuat Koku Sitesi enkazı, Antakya | Fotoğraf: Döne Kaya
Fuat Koku Sitesi davası
Kaya’nın ailesini kaybettiği Fuat Koku Sitesi’nin ilk duruşması, 31 Ocak 2025’te görüldü. 69 kişinin hayatını kaybettiği 2 bloklu Fuat Koku Sitesi'nin yıkılmasına ilişkin haklarında, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar ay hapis cezası istemiyle dava açılan tutuksuz 6 sanık, ilk kez hâkim karşısına çıktı.
Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme heyeti, duruşmaya gelmeyen 3 sanık için yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi. Dava 9 Mayıs'a ertelendi.
Bununla birlikte: 31 Ocak’ta adliye önünde açıklama yapan Döne Kaya, bundan sonra tek beklentilerinin yakınlarının ölümüne neden olanların cezalandırılması olduğunu söyledi. Kaya, “69 kişinin ölümüne sebep olan kişiler 2016’da yaptıkları binayı 2007 yönetmeliğine göre yapmaları gerekirken 97 yönetmeliğini esas alarak binayı yapıyorlar. Zemin etüdünde belediyenin imzası yok ve herkesin bildiği gibi 11 il için hazırlanan AFAD İRAP raporlarında böyle bir depremin geleceğini senaryolarda dile getirmişler ama hiçbir önlem alınmadı” dedi.

Fuat Koku Sitesi enkazı, Antakya | Fotoğraf: Döne Kaya
Fuat Koku Sitesi davası soruşturması en uzun süren ve en geç açılan davalardan biri. 2 yıl boyunca davanın açılması için sürekli Hatay’a gittiğini söyleyen Kaya, Ankara’da adalet nöbetleri tuttuğunu da anlattı:
“Soruşturma aşamasının bu kadar uzun sürmesi çok yıpratıcı bir süreç ama adalet gelene kadar mücadele edeceğim. Duruşmada sanıklar sanki bizim sevdiklerimizi öldürmemiş gibi suçlu olmadıklarını, binayı en iyi malzemeden yaptıklarını söylediler. Bir başka sanık imzasının kendisine ait olmadığını söyledi.
Bu 2 yılda o kadar çok dava takip ettim ki kendi davamda neler olabileceğini kestirebiliyorum. Ailelerin sürekli mağdur edilmesi, sanki suçlu bizmişiz gibi tavırların takınılması, sanıkların tutuklanıp hemen bırakılmasına kadar birçok tutarsızlık gördüm.”

Emlakbank Konutları, Antakya
Döne Kaya: Verilen cezalar yetersiz, hukuki süreç yavaş ilerliyor
Antakya’da yıkılan apartmanlardan Selim Köse Apartmanı, Farklı Yaşam Rende Sitesi ve Emlakbank Konutları davalarını da yakından takip ettiğini söyleyen Kaya, "Hukuki süreçler çok yavaş ilerliyor ve verilen cezalar da yetersiz" diyor.
Selim Köse Apartmanı’nda 14'ü çocuk olmak üzere 43 kişi hayatını kaybeti. Binanın müteahhidi Hasan Köse, şantiye şefi Mehmet Ezer ve denetçiler Eysem Ezer ile Gülseren Altundağ Tatlı hakkında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçlamasıyla dava açıldı. 31 Ocak'ta görülen ilk duruşmada, savcı sanıkların tutuklanmasını talep etti. Ancak mahkeme "kaçma şüphesi bulunmadığı" gerekçesiyle bu talebi reddedip sanıkların tutuksuz yargılanmasına karar verdi.
Farklı Yaşam Rende Sitesi'nin A ve B bloklarının yıkılması sonucu 121 kişi hayatını kaybetti. 8 kişi hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. İddianamede, binanın inşasında kullanılan malzemelerin kalitesizliği ve yapı denetimindeki eksiklikler vurgulandı. Ancak henüz davası bile başlamadı.
Antakya’da 370 kişinin hayatını kaybettiği Emlakbank Konutları’nda da yaklaşık 2 yıldan sonra ilk duruşma görüldü. Müteahhit Mehmet Özat hakkında yakalama kararı olmasına rağmen yaklaşık 2 yıldır firariydi. Yakınlarını kaybeden depremzede kadınlar Özat’ı Ankara’da bir AVM'de yakaladı. Ancak ilk duruşmada Mehmet Özat'ın sağlık sorunları ve kaçma şüphesinin bulunmaması gerekçesiyle tahliyesine ve ev hapsiyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
YAZARLAR

Melisa Gülbaş
Aposto editörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.






