2023: İnatçı İyimserlik

“anlam verilemeyecek şekilde umutlu”
2023: İnatçı İyimserlik

5 Ocak - EKA Creative Studio - 20'lik
EKA Creative Studio ile birlikte

EKA Create Studio 'dan bir duyurunuz var Etki yaratmaya hevesli genç profesyonellerin bir araya geldiği fijital (fiziksel + dijital) komüniteye davetlisin! Nedir? EKA Creative Studio ; yaratıcı sektörler, teknoloji, inovasyon ve sosyal bilimler alanlarında çalışan veya okuyan, çevresinden ilham alan, üretmek, gelişmek ve değiştirmek isteyen genç profesyonellerin bir araya geldiği bir komünite. Neden önemli? Gençlerin kendi disiplinlerinde öncü rol alabilmeleri, farklı bakış açıları kazanabilmeleri ve iş birlikleri geliştirebilmelerini kolaylaştıran bir “verse” sunmayı amaçlayarak tasarlanan EKA komünitesi ; sunduğu etkinlik ve eğitim programlarıyla öğrenmeyi kolaylaştırmayı, çeşitli disiplinlerden ve yeteneklerden komünite üyelerini bir araya getirerek onlara yeni keşif alanları açmayı ve kariyer gelişimlerinde yeni yetkinlikler kazandırmayı hedefliyor. EKA Komünite Etkinliği EKA komünite ile ilgili detaylı bilgiye buradan , Instagram hesaplarına şuradan , başvuru yapmak içinse forma hemen aşağıdan ulaşabilirsin. Başvuru Formu

Daha fazlasını öğren

Yıllardır kullandığım ve çok sevdiğim bir kavram var. Aslında yok çünkü ben uydurdum. O yüzden kavramı söylemek yerine biraz anlatacağım... Ne zaman hayatıma etki ettiğini düşündüğüm bir gündemle karşı karşıya kalsam benden önceki nesilden bir ses yükselir: “Oooo sen buna mı üzülüyorsun bizim zamanımızda şöyleydi, böyleydi.” Ekonomi dersin, eski kuyruklardan bahsedilir. 15 Temmuz dersin, 80’leri görmedin bu yaşananlar ne ki denir. Savaş dersin, ışıkları söndürüp saklandıkları Kıbrıs zamanından bahsedilir.

Özetle eğer 20’likseniz, ne kadar zor zamanlar yaşadığınızdan bahsettiğinizde her zaman daha büyük dertler öne süren 40’lıklar 50’likler 60’lıklar vardır. İşte bu duruma kendi kendime uygun gördüğüm kavram “Dert hiyerarşisi”. Dert hiyerarşisi benim gözümde yakın zamanda bir olayla kırıldı: Pandemi. Kimse böyle bir şey yaşamamıştı, ne yapılması gerektiğini bilmiyordu, dünyayı ilgilendiren bir olaydı. O dönem pandemiden şikâyet ettiğimizde “Bizim zamanımızda da şu virüs vardı evlerde şöyle kapanmıştık çok daha kötüydü” diyen biri olmadı. 

2022 yılının son dönemleri de bence dert hiyerarşisinin yavaş yavaş yok olduğu bir süreçti. Ekonomi, politika, belirsizlik vs. birçok konuda insanlarla tartışıyordum ama kimseden geçmişe dair daha hiyerarşik bir dert duymaz olmuştum. Normalde “Yaa gördünüz mü bizim de dertlerimiz var ve epey ciddiye alınası” diyerek keyiflenmem gerekirken, “Bir dakika ya harbiden hapı yutmuş olabilir miyiz” diye bir hüzün çöktü. 31 Aralık 2022, 23.59.50’de 10’dan geri sayarken içimden bir sürü his geçti. Bu his de bunlardan biriydi. 2023’e giriyor olmanın şaşkınlığı, geleceğe dair belirsizliklerin çokluğu ve bir hayli kaygı 1 Ocak 2023, 00.00.000’da bir anda umutla karışık bir hisse dönüştü. Nedenini bilmiyorum.

Her sene yeni yıl kararları alıyorum ve bunlar bilinçsiz kararlar oluyor. O an gaza gelip bir kağıda yazdığım ve telefon kabımın arkasında 1 sene boyunca tuttuğum kararları, yılbaşı günü açıp kaçını yapmışım diye değerlendiriyorum. Birçoğunu da yapmış olduğum için şaşırıyorum çünkü alelade yazdığımı düşündüğüm şeylerin bilinçaltımda ne kadar önemli olduğunu ve süreç içerisinde gerçekleştirdiğimi görüyorum. Bu sene yeni yıl kararı almadım. Telefon kabımın içi boş. Ama ilk defa bunu gaza gelerek ya da alelade değil çok bilinçli şekilde yaptım. Pandemi döneminde de tek hedefim akıl sağlığımı korumaktı. Zor bir dönemden geçtiğimizi ve bu süreçten iyi bir psikolojiyle çıkmanın bile çok şey ifade ettiğini düşünüyordum çünkü. Sanırım 2023 için de benzer bir hisle hareket ettim.

1 Ocak 2023 00.00.00’daki umudumu sorgularken bir cevaba ulaştım:

25 Kasım’ın Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında anılmasının sebebi, Dominik Cumhuriyeti’nde öldürülen Mirabal kardeşlerdir. Bu sene Minerva Mirabal’in kızı Minou Mirabal’i Türkiye’de ağırladık ve annelerinin vahşice öldürülmesine dair düşüncelerini anlatırken salondan gelen umutsuz soruları cevaplıyordu. “Aslında dünyada iyiler daha çok ama kötülerin sesi daha çok çıkıyor. Bana bunca umutsuzluğa ve kötülüğe rağmen nasıl mücadelene devam edebiliyorsun diye soruyorlar. Sanırım ben inatçı iyimserim.” Bu cümle, 2023’e dair anlam veremediğim umudumun cevabı bence. Bunca kötülüğe, umutsuzluğa ve hak ihlallerine karşı hâlâ mücadele verebiliyorsak, sorguluyorsak, inanıyorsak ve vazgeçmiyorsak sebebi hepimizin “İnatçı iyimserlik” kavramını fark etmeden benimsemiş olması.

2023 çetin geçecek gibi görünüyor ama herkesten bu yazıda sıkça bahsettiğim “anlam verilemeyecek şekilde umutlu” cevabını alıyorum. Bu cevabı veren çok kişinin olması iyilerin daha çok olduğunu gösteriyor. Bu cevabı verebiliyorsak hâlâ inatçı iyimserleriz. İnatçı iyimserler olarak her zaman uğruna mücadele edecek sebepler, yaşadığı dünyayı güzelleştirecek hamleler yapabiliyoruz. 2023’e dair bir kararım yok ama 2023’ten beklentim inatçı iyimserlerin huylarından vazgeçmemeleri. Belki bu sayede iyilerin sesi kötülerden daha çok çıkabilir. Ve son olarak gelecekteki Ceren olarak bir söz veriyorum. Benden sonraki nesillerin şikâyet ettiği şeyleri hiçbir zaman hafife almayacağım ve dert hiyerarşisi yaratıp sorunları görmezden gelmeyeceğim. İşte bütün bu hisler ve düşünceler benim 2023’e ve sonrasında dair beklentilerim.

Her hafta birlikte oturduğumuz bu keyifli sanal sofrada, kadehimi inatçı iyimserlerin şerefine kaldırıyorum!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

20'lik20'lik

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Hoş Geldin 2023!

2023'e mektuplar ve Keyfim bilir no. 1

05 Oca 2023

Hoş Geldin 2023!

YAZARLAR

Ceren Kurt

Ceren Kurt, feminist aktivist avukattır. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Hacettepe Üniversitesi Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmalarında yüksek lisansa devam etmektedir. Uçan Süpürge Vakfı'nın genel koordinatörü ve yönetim kurulu üyesidir.

20'lik

20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.

İLGİLİ OKUMALAR