20’liklerden cinsellik eğitimi üzerine

En yakın ortaokul arkadaşlarımla her konusu açıldığında ‘sahi ne tuhaftı o’ dediğimiz ve hatta büyük ihtimalle okulumda o dönemden çoğu kişinin bilincine işlemiş bir paylaşımımız var. Size hemen bir sahne çizeceğim. Ortaokuldayız, ergenlik seviyelerimiz daha tam tavan yapmamış ama yaklaşıyor. Matematik dersindeyiz, bir anda rehberlik hocamız içeri giriyor, kısa bir eğitim olacağını söylüyor. Kızlar ve oğlanlar ayrılıyor, biz kızlar grubu olarak kütüphaneye gidiyoruz. Merak içinde kütüphanede birbirimize bakarken, rehberlik öğretmenimiz ve hemşire bize şu soruyu soruyor: “kaçınız regl oldu?” Bir kişi elini kaldırıyor. Sonra o kişinin üzerinden örneklerle ilerliyoruz, biraz ayrıştırıcı ve bol keseden rahatsız edici 30-40 dakika ardından pek de bir şey öğrenmemiş bir şekilde dersten çıkıyoruz. Bunun benzer bir versiyonu sanıyorum oğlanlara yemekhanede yapıyorlar. Onları yemekhaneye uygun görmeleri beni hep güldürmüştür.
Okuldan aldığım cinsellik eğitimini bununla özetleyebilirim. Eminim enfeksiyonlardan ve anatomiden bahsedilmiştir ama cinsellik üzerine öğrendiğim her şeyi ailemden, arkadaşlarımdan, dergilerden, filmlerden ve 17 yaşıma bastığımda annemle gittiğimiz kadın-doğum uzmanından öğrendim. Çünkü bizim ailede bu böyledir, cinsellik utanılacak bir şey değil, güzelce öğrenip içselleştirilecek bir şeydir. Tabii cinselliğe bakışı bu kadar rahat ve kapsayıcı olan bir ailede büyümek herkesin şansı olmuyor. En liberal ailelerde bile bu konulara kimi zaman değinilmiyor.
Birçok genç bu dönemde ailesi ile bu konuları konuşamıyor. Kimi ailede bunlar tabu olarak görülüyor, kimi genç de ailesi ile böyle bir iletişime zaten girmek istemiyor. 25 yaşındaki şehir plancısı Esra Çelikoğlu, aile içinde cinselliğin varlığının kâle alınmadığını belirtti. “Örneğin markette prezervatif görür ve sorardık. Büyüyünce öğrenirsin gibi cevaplarla karşılaştık hep. Annem internetten her şeyi öğrendiğimizin farkındaydı,” dedi.
Peki, eğer ailelerle konuşulamadıysa, okullarda da yeterli bir cinsellik eğitimi verilemediyse, 20’li yaşlarındaki gençler cinselliğe dair öğrendiklerini nerelerden öğrenmişler?
Deneme-yanılma ve Hollywood Efekti
20’lik okurları ve arkadaşlarımdan oluşan büyük bir gruba bu soruyu ilettiğimde en sık aldığım cevap ‘deneme yanılma’ oldu. Eee tabii, kişi kendinden bilir işi demişler. İkinci sırada ise, ‘daha deneyimli arkadaşlardan bilgi almak’ var. Bununla beraber kitaplar, diziler ve filmler de cinsellik eğitiminin bir yapı taşı olarak kendini gösteriyor. Tabii ki Hollywood efektinin nicesini bize pompalayan bu kaynakların güvenilirliği, uygunluğu ve doğruluğu sorgulanabilir olduğu için ta o zamandan edinilen tehlikeli ya da en azından mantıksız bilgi olabiliyor. Medyanın ergenler üzerindeki etkisinin gözlemlendiği bir makalede Amy Bleaky, film ve dizilerde alkol ve seks konularının işlenmesinin, ergenlerin bu konudaki davranışlarını etkilediğini belirtiyor.
25 yaşındaki grafik tasarımcı Ece Tugay, bu konuda film ve dizilerden ister istemez çok bilgi edindiğini paylaştı. “Özellikle bunu yabancı dizi-filmlerden görüyor insan (çünkü RTÜK). O kültüre entegre bir şekilde yaşanmış olanı görüyorsun, senin kültürüne ait olanı değil aslında. Ne olursa olsun bu izlediklerinin gerçekteki beklentini oluşturmaması gerekiyor.”
Yazılı medyanın da cinsellik eğitiminde etkisi bol. 21 yaşında Fransız Dili Edebiyatı öğrencisi Öykü Çolak, “Ben küçükken büyük kadın dergilerinde hep seks içerikleri oluyordu. Çok iyiydi.” diyerek Cosmopolitan gibi dergilerin cinsellik ile ilgili bilgi almasında rol oynadığının altını çizdi.
İnternet çağı
20’lik olduğumuzu gösteren bir fark da, birkaç kişiden aldığım bir cevapta saklı: Tumblr.
Gençliğimizin bir dönem en önemli sosyal medya platformlarından biri olan bu sihirli yerde cinsellik üzerine çok fazla bilgi akışı sağlanıyordu; partnerine nasıl davranılması gerektiği üzerine rehberlerden tutun, BDSM’in ne olduğuna dair paylaşımlara kadar çoğu şey mevcuttu. 26 yaşında sommelier Beliz Ürkmez, Tumblr jenerasyonunda büyümenin cinsellikle bağlantısını şöyle paylaşıyor:
“Okullarda ya da ailelerimizde açık ve anlamlı bir şekilde seks eğitimi verilmiyordu. O dönemlerde (2013-2014’te) Tumblr çok modaydı ve diğer sosyal medyalara nazaran çok daha açık ve anlayışlı bir atmosferi vardı. Hem cinsel tercihler hakkında daha fazla şey öğrenmeme yol açıp kendimi daha iyi anlamama sebep oldu, hem de cinsel sağlık ile alakalı çok fazla bilgiye sahip oldum. Safe space gibiydi kısacası çünkü herkes her şeyi konuşabiliyordu!”
Cinsellik eğitimine bakış açısı
27 yaşında freelance çalışan Bilgehan Bilgiç, lisede TOG’un (Toplum Gönüllüleri Vakfı) verdiği cinsellik eğitimine katıldığını ve yararlı bulduğunu paylaştı. Sonrasında da kendi ilgisi olduğu için kendisi okumaya ve araştırmaya başladığını belirtti.
“Genellikle cinsel eğitim korunma üzerinden veriliyor benim gözlemlediğim, eksik olan şey bu işin matematiği çünkü zorunlu olarak yapılması gereken şeyler var (eğer kişi enfeksiyondan ya da hamile kalmaktan çekiniyorsa), nasıl yapıldığı gösterilmeden direk yaparken nasıl korunulacağı anlatılıyor.”
Cinselliğe bu mekanik yaklaşım, bir kaçış yolu mu acaba? Sadece anatomiye değinildiğinde, toplumda yıllar içinde değişen cinselliğin tabu olan kısımları ile konuşmaktan muaf olunuyormuş gibi mi hissediliyor?
Psikolojik Danışman Erkan Uğuzalp, cinsellik eğitimine bakış açısının, özel okul odağında, biraz değiştiğini paylaşıyor.
“İlk yola çıktığımızda cinsel sağlık eğitiminde politik ve psikolojik baskıyı ele almak kısıtlı, sosyal cinsiyet, cinsiyet rollerinin daha az vurgulanarak var olduğu, daha çok ne nasıl çalışır, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar nasıl önlenebilir gibi bir yeri vardı. Şimdi hem toplumsal cinsiyet konuşuluyor, hem de flört şiddeti bağlamında gaslightingdir, başka türlü baskı ve zorbalık ilişkileridir, bunların çalışıldığı bir tarafı var.”
Bu konuda bir gelişme olsa bile hala cinselliğin daha ruhsal ve duyusal yönlerine çok değinilmediği bir gerçek. Uğuzalp, haz odağında çalışmaların eksikliğinin altını çiziyor. Bununla beraber daha politik ve önemli olan cinsel kimlik ve yönelimler konusunu müfredata eklemenin zor olduğunu, ancak kullanılan dilin kapsayıcı olmasına özen gösterildiğini paylaşılıyor.
“O hala biraz zor. Çocuklardan bu konuda çok talep var, çok da seks-pozitif bir şey tutturmanın gençlere de iyi geleceğini düşünüyorum ama zor. Muhafazakarlaşan bir milli eğitim, muhafazakarlaşan bir sosyal kontrat ile biraz zor."
Geçmiş yıllarda bile çözümlenmesi zorlayıcı olan bu durumun, bu önümüzdeki 5 senede nasıl şekilleneceğini hepimiz birlikte göreceğiz. Cinsellik eğitimi sadece anatomi ve sağlık odaklı değil, kapsayıcılık, haz, eşitlik ve zevk üzerinden de işlenmeli ki gençler sağlıklı, eğlenceli ve keyifli bir cinselliği içselleştirebilsin. Uğuzalp bu yakın dönemde işlerin biraz zor olabileceğini belirtse de, gelecek için umutlu olduğunu paylaştı.
“Uzun vadede çok iyimserim, çok çaktırmasam da, çünkü Z kuşağından gelen talepler var. Onlar özgürleşmek, kendilerini rahat ifade etmek istiyorlar."
O zaman neymiş? Talep etmeye, eğitmeye, öğrenmeye ve cinsellik bağlamındaki tabuları yıkma çabasına devam.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Yasmin Güleç
Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

müstehcen mecmua
ayıpsız, tarafsız, tuzaksız, bilime dayalı, yeni nesil cinsellik rehberiniz.
İLGİLİ OKUMALAR




