20’liklerin dating app’lere karşı duruşları nedir?

Ulu büyük anneannem (yani anneannemin annesi), anneannem, annem ve ben oturuyoruz. Elimizde kahveler, çaylar, sular, tartışıyoruz. Hararetli bir münazara, gören dünyayı kurtarıyoruz sanacak. Peki bu 4 jenerasyonu kapsayan grup neyi tartışıyor? Eee dating applerini tabii ki canım, neyi olacak.
Konu nasıl açıldı diye soracak olursanız, bilmiyorum. Ama buradayız. Halimizden de memnunuz. Anneannem bu yeni nesil ‘dating’i beğenmediğini söylerken, ulu büyük anneannem tehlikeli bulduğundan bahsediyor. Karşı cephede annem günümüzde bunun normal olduğunu ve hayatın bir parçası haline geldiğinin altını çizerken ben konuya farklı bir yerden giriyorum. Anneanne, diyorum, sen dedemi iki saniye görüp aşık olmadın mı? Sonra tanımadığın bu yakışıklı mı yakışıklı bey ile bir pastanede oturmadın mı? Sonra ulu büyük anneanneme dönüyorum, siz de uzaktan gördüğünüz bir denizciye aşık olup aylar boyunca mektuplaşmadınız mı? Yanlış mı hatırlıyorum çok severek dinlediğim bu aşk hikayelerini?
Kaçımız ailelerinden görücü usulleri, fotoğraf gösterip beğenmeler, tanımadıkları ile buluşma hikayeleri duydu? Kaçının büyükleri böyle tanışıp, evlendi, çocuk sahibi oldu? Cevabı sayıya dökemeyecek olsam da ‘çok’ diyebiliriz bence. Bu arada şimdiden altını çizeyim, bahsettiğim bu tanışma formları kişinin kendi rızası ile olan türden, diğeri hakkında yorum bile yapmıyorum şu an.
Medya araştırma şirketi Gemius Türkiye’nin 2022’de yayımladığı bir araştırmaya göre, Tinder’a 3.9 milyon kişi erişim sağlamış. Aynı zamanda internete bağlanan 100 kişiden 12'sinin Ocak 2022’de dating app kullandığını belirtti. En çok kullananlar kimmiş peki? Tabii ki canım 20’likler. Verilerine göre bu uygulamalarda en çok vakit geçirenler 25-34 yaş aralığı olmuş. Kısaca günbegün kullanımı artan dating app’lerin, eskinin alışılagelmiş tanışma yöntemlerinin teknolojiye dökülmüş halleri olduğunu söyleyebilir miyiz? Belki. Ama çok da ikna olamadım.
Sonuçta Wifi sinyallerinin güçlendiği, 4G’nin katlana katlana çoğaldığı, sosyal medya uygulamalarının arttığı bir dünyada herkes samimi bir bağ arıyor. Ağ mı? Yok yok, ağ değil, bağ. Hani o iki kişinin arasında oluşan güzel şey. Bunun değeri eskiden daha mı çoktu? O dinledikçe eridiğimiz aşk hikayeleri, teknoloji ile birazcık daha erişilmez bir hal mı aldı? Yoksa durum aynı, format mı farklı?
20’lik olan bizler sözde barlarda, toplu taşımada birbirinin gözünün içine bakmayan, telefon konuşması yapmaya utandığı için mesajlaşmayı tercih eden bir nesil olarak, sağa sola kaydırılan fotoğraflarla müze gibi ‘dating applerine’ mi kaldık? Bunun etkisi neler oldu? Bir de 20’liklerimizden duyalım:
sıkıntılar içinde bir dikkat dağıtma oyunu mu?
28 yaşında video editörü olan Reyyan Kızılkaya, bu dating applerinin bir kaçış yolu olduğunu söyledi. “Her şeyden sıkıldığımız, şikayet ettiğimiz, genelde hayatımızın da kötü gittiği dönemlerde bazen ilişki arasak da bi heyecan için uygulamayı kullanıyoruz,” dedi. Bu tür uygulamalarda ilişki arayanlardan çok, kafa dağıtmak isteyenler olduğunu gözlemlediğini paylaştı.
Benzer bir şekilde 27 yaşındaki tiyatro proje koordinatörü Sıla Kenar, kimsenin yeni birileri ile tanışacak enerjisi olmadığını belirtti. 5 yıldır aralıklı bu uygulamaları kullansa da, son bir yıldır hiç zevk almamaya başlamış. Bunun nedeninin sohbet güzel değilse, anında hevesinin kaçmasıymış. “Zaten artık date'e dönüşme oranı da çok düştü eşleşmelerin. Bence insanlar günlük hayatta oldukça yoğun ve gerçek problemleri çok gerçek ve büyük. Bunun üstesinden gelip yeni biriyle tanışma enerjisi bulmak elbette çok zor. Sanırım online dating app’lerinin verimliliği refah seviyesiyle doğru orantılı.”
Sıla’nın kurduğu refah ve dating appleri arasındaki doğru orantı, Bumble’ın 2022 yılında yayınladığı ankette de kendini göstermişti. Buluşmalarda bütçenin daha çok düşünüldüğü, hatta yaş ilerledikçe date’lere daha az bütçe ayrıldığı ileri sürülmüştü. Aynı şekilde Bumble’ın 2023 yılı dating tahminlerinde, finansal sıkıntının daha az tabu olacağını görüyoruz. Bumble kullanıcılarının %57’si gösterişli datelerdense, daha sade buluşmalar tercih ettiklerini belirtmiş.
çevrim içinden, çevrim dışına zorlu yol
Date’lerin finansmanından bahsettik ama dating app’lerde başlayan çoğu konuşmanın bir yere varamadığının üstünde durmadık.
28 yaşında avukatlık yapan Y., Bumble’a “daha düzgün” olduğunu duyduğu için kayıt olduğunu ama orada da istediğini bulamadığını belirtti. “Ya [seni] çok beğeniyor ve seks odaklı sorularla ilerliyor (dating app'lerin sekse giden bir alternatif olduğunu biliyorum ama en azından ertesi gün böbreğimin yerinde olacağına ikna olacak kadar konuşabilsek) ya da akışta kısa cevaplarla sen yazmadıkça karşındaki de yazmıyor, uzay boşluğunda kayboluyorsunuz. Aşkı burdan bulmak imkansız mıydı? Bence değildi. Ama kolay mıydı? HİÇ değildi.”
Trond Viggo Grøntved ve iş arkadaşlarının Evolutionary Psychological Science'da çıkan araştırmasında, Norveç’te yaşayan 269 gence Tinder kullanımları ile ilgili sorular sorulmuş. Ortaya çıkan görüntü de şu: çok fazla eşleşme olsa da, ancak her 57 eşleşmeden biri gerçek hayatta buluşmaya yol açıyor. Yani %2’den düşük bir rakam. Psychology Today’de bu araştırma ile ilgili çıkan yazı da şunu ekliyor: “ Her 5 buluşmadan birinde, romantik veya seks-odaklı bir gelişme yaşanıyor. Matematiğe dökerseniz, her bir buluşma için yaklaşık 285 tane eşleşmeniz olması gerekiyor.” 285! Düşünsenize, tam emin olamadığınız bir buluşma için yaklaşık 285 insan gözlerinizin önünden geçiyor. Tüketim çağındayız tabii, her yere yansıyor.
Benzer bir şekilde 24 yaşındaki psikolog S., bu uygulamaların eşleşme (yani match) biriktirmekten başka bir şeye yaramadığını belirtiyor. Ego tatmini, koleksiyonerlik, Instagram’da daha çok takipçi kazanmak için dating app’lerini kullanmak gibi nedenleri sıralıyor. Aynı zamanda bir zaman aşımı olduğunun altını çiziyor. “Uzun süreli dating app kullanınca bunalıyorsun. Her konuşma birbiri ile aynı başlıyor; ‘selam naber napıyorsun.’ Tekrar tekrar bunlara maruz kalınca anlamsızlaşıyor galiba, bir yere varmıyor zaten diye sıkılıyor insan belki de.”
27 yaşındaki marka yöneticisi Gülben de “yüzeysel iletişim için harcanan eforun çok yorucu” olduğunu belirtiyor. Pek değmediğinin altını çiziyor.
kültür farklılıkları ve güvensizlik
Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. Bu deyimden dating uygulamaları da muaf olamıyor. Farklı ülkelerde, farklı şekillerde karşılanıyor bu uygulamalar. Mesela 28 yaşındaki küçük işletme sahibi Feyza Gül Akbulut, kültürel etkilerin göz ardı edilemeyeceğini paylaştı. Belçika’da 1 sene Tinder üzerinden tanıştığı biri ile çıktığını, Türkiye’de çoğu arkadaşının ise tatmin edici sonuçlara ulaşamadığını belirtti. “Estonya’da kullanırken karşı cinsin ciddiyet arayışından rahatsız olduğum için kullanmayı bırakmıştım,” diyerek ekledi.
20 yaşındaki üniversite öğrencisi Yağmur Ağrı ise Türkiye’de online dating kültürünün daha tam yerleşmediğini öne sürdü. İlk olarak ülkemizde hala “dating app kullanımının ‘ayıp' olarak görülmesi ve yargılanması”nın buna neden olduğunu belirtti. Aynı zamanda güven duygusunun eksik olduğunu söyledi. “Buluşmaya gidecek birini bulmak kolay olmuyor bence, güvenmek zor oluyor.”
Ülkemizde, dating denince güvensizliğin de peşi sıra arkasından gelmesi maalesef her gün karşımıza çıkan haberleri düşündüğümüzde gayet anlaşılır. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun 2022 yıllık veri raporuna göre, geçtiğimiz yıl “erkekler tarafından 334 kadın öldürüldü, 245 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu.” Böyle bir gerçeklikle yaşadığımız ülkemizde, yabancılar ile buluşmak daha da zorlaştı.
29 yaşındaki muhasebe uzmanı Saniye Saylam da tanımadığı ya da en azından ortak arkadaşı olmayan biri ile buluşmayı korkutucu bulduğunu söyledi. “Yoldan geçen biri bile kadınlar için kamusal alan fark etmeksizin tehdit olabiliyorken, ben özel bir alanda bir erkekle yalnız kalmaktan korkuyorum. Erkek deme sebebim de cis-hetero bir kadın olmam. Bu sebeple fiziken tanışma ihtimalimin olduğu yerlerde bir şeyler başlatmak daha iyi hissettiriyor.”
ihtimallerin heyecanı
Bu yazıyı bitirirken, uygulamaların pozitif yanlarına da değinmek istiyorum. Çünkü çoğu şeyde de olduğu gibi olay uygulamanın kendisinden çok, onun nasıl kullanıldığı ile ilgili. Çevremde Tinder, Hinge, Bumble gibi uygulamalar üzerinden başka türlü tanışamayacağı, farklı çevrelerden insanlar ile harika ilişkiler ve hatta aileler kurmuş arkadaşlarım var. Yeni insanlarla tanışmayı sağlayan, kişisel fanusumuzdan çıkmamıza iten bir yönü, sosyalleşmeyi harmanlayan değerli bir tarafı da var. Bir açıdan, sokakta ya da ‘gerçek hayatta’ diyelim, bir yabancı ile kurduğumuz bir ilişkiden çok da farkı yok. Kimi zaman daha bile güvenli olabiliyor, çünkü mesaj üstünden az da olsa bir hal anlama, çok azıcık araştırma yapma şansı oluyor. Dating app’lerden tanıştıkları insanlar ile bir ömür geçirenler de oluyor, tek gecelik bir deneyimden sonra bir daha görüşmeme kararı alanlar da, mesaj bariyerini geçemeden potansiyel ilişkiyi boşluğa bırakanlar da. 20’liklerin dünyasında çok daha çevrim içi gelişen bu süreç kimi zaman can sıkıcı olsa da, kimi zaman da renkli, yeni, heyecan verici kapılar açabiliyor. Günün sonunda modern dünyanın aşk-ilişki-gönül eğlendirme üçgeninde, bize sunulan bu uygulamayı nasıl kullanacağımızı belirlemek de bize kalıyor.
Yasmin Güleç, 20’liğin kurucusu. Bu yayında çıkan ve 20’li yaşların nabzını tutan yazılara ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Yasmin Güleç
Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

müstehcen mecmua
ayıpsız, tarafsız, tuzaksız, bilime dayalı, yeni nesil cinsellik rehberiniz.
İLGİLİ OKUMALAR




