58. Antalya Altın Portakal Film Festivali

İyi filmler izledik, kötü filmler izledik, çok kötü filmler izledik.
58. Antalya Altın Portakal Film Festivali

İlk Antalyam, ... tuhaftı. Ayvalık'ta bulduklarımı bulamasam da ciddi bir festival deneyimini ilk kez yaşadığım bir hafta, biraz denizle, biraz networkingle, biraz ünlüyle, bolca dedikoduyla geçti. Filmloverss, Altyazı ve Kutsal Motor'un sevgili ekipleri olmasaydı çekilmezdi. Oğuzhan'ın, İki Film Arası'nın yerinde kaydettiğimiz Antalya özel bölümünde söylediği gibi, iyi filmler izledik, kötü filmler izledik, ve çok kötü filmler izledik. Bu gruplamayı yukarıdaki puan tablomdan da görebildiğinizi varsayıyorum. Birkaç notumu burada da paylaşmak isterim:

İki Şafak Arasında

İyisi: Okul Tıraşı'nın Berlin Film Festivali'nin çevrim içi seçkisinde izlemiş olduğumdan, Antalya'da izlediğim en iyi film olan İki Şafak Arasında'yla başlayayım. İki Şafak Arasında, özellikle ilk yarıdaki gerilimi ve yüksek temposuyla içine çekiyor. Gerilimine yedirdiği mizah bir yana, ahlaki ikilemler göstermekten çok ahlakın ne olduğu/ne olmasının istendiği üzerine düşünmeye itişi beni yakaladı. Gözlemci, gerçekçi. Ayvalık'ta izlediğim Çatlak'tan sonra İki Şafak Arasında’yla da anladım ki, yönetmenlerin bu ülkeyi ve insanlarını daha iyi tanımaya başladığını, tepeden bakmayıp, kendilerini ve izleyiciyi de anlatıya dahil ettiğini görmek güzel. Romanya sinemasına özenen değil, onu bu ülkeyle harmanlayıp geliştiren bir sinema görmek de.

Diyalog

Beklentilerin çok üstü: Düşük beklentimin de katkısıyla, bir film ne kadar sevilebilirse o kadar sevdiğim Diyalog, şaşırtıcı, doğal, yaratıcı ve yenilikçi. İyi bir fikir bulup da yola çıkılmış bir ilk filmin, kötü bir denemeye dönüşmediği, çalıştığı nadir tanışmalardan. Oyuncularının müthiş uyumuyla güçlenen film, özelikle ortasındaki tek plan sahneyle iz bıraktı bende. İronik şekilde “diyalog”suz, ama sonuna kadar iki karakterin de derdini anlattığı o Kadıköy yürüyüşü, tanıdık, gerçek - 20 dakika daha sürse, sıkılmadan izlerdim.

Kötüsü: 2021 yılında Bechdel testini geçmek bu kadar zor olmamalı. Başrolde kadınların olduğu filmlerin sayısının 1.5 olduğu yetmiyormuş gibi, bazı filmlerde kadın yoktu arkadaşlar. Hadi bunları da affettik, inanç ve ahlak sorgulaması yapacağım derken kadın cinayetlerini meşrulaştırıp bir de anti-kahramanına acımanızı bekleyen, onu aklamak için bin bir takla atan, kar yağınca tüm günahların üstünün örtüldüğünü düşünmenizi ve rahatlamanızı isteyen Bembeyaz, utanç verici. Karşı görüşe sahip olanların sinemadan anlamadığını iddia eden bir jürinin bu filme ödül verdiğini görmekse beni yerin dibine soktu. Kadın cinayeti güzelleyen filme ödül verirken jürideki tek erkeği sözcü olarak seçip #İstanbulSözleşmesiYaşatır dedirtmeye de utanmamışlar.

Birlikte Öleceğiz

Hayal kırıklığı: 160 dakikalık Birlikte Öleceğiz’i dondurucu bir açık hava sinemasında, rahatsız bir sandalyede, yılmadan, sonuna dek izledim. (Buraya "birlikte donacağız" esprisi gelecek) Benim için bırak Antalya’yı, yılın en iyilerinden olmak için tüm malzemeye sahipti. Güldüm, hissettim, ağladım. Her şeyden önce İstanbul’u kullanmayı çok iyi bilen bir İstanbul filmi, aşkın tüm yarasını, heyecanını, sancısını, karında uçuşan kelebeğini, başta esen kavak yelini tatmış da hazmetmiş bir aşk hikâyesi. Çok kişisel yerlerden vurdu, ne kadar travmam varsa onlara oynadı durdu. Çok sevdiğim Kurtuluş & Saraçoğlu ikilisi yine kusursuz bir iş çıkarmış demeyi çok isterdim kısacası. AMA diyemiyorum. Çünkü ilk çeyreğinde beni hıçkırarak ağlamaktan perişan eden o kusursuz güzellik, bir anda gelen homofobi soslu HIV-fobisiyle beni şoka uğrattı. Dramatik yapıya pek katkısı olmayan bir karakter üzerinden verilen “HIV eşcinsellere özgüdür” mesajı ve HIV ile yaşayanları canavarlaştıran, üstelik bir doktorun sarf ettiği sözlerle körüklenen nefret yersiz, hadsiz, onur kırıcı. Filmi bu kadar sevmek istemişken, kalbim kırıldı.

Performanslar: Festivalin en iyi performansı, açık ara Zuhal'deki rolüyle Nihan Yalçın'a aitti. İki Şafak Arasında'nın, başta Nezxaket Erden ve Erdem Şenocak olmak üzere tüm yardımcı oyuncularını da unutmamak gerek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🍊 Portakallar: İlk Antalyam.

İki festival arası izlenen dört dörtlük filmler, yeni podcast bölümleri, 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nden notlar ve daha fazlası...

17 Eki 2021

🍊 Portakallar: İlk Antalyam.

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

İLGİLİ OKUMALAR