Akıllı telefonların geleceği
iPhone'un ilk akıllı telefon olarak bilinen ilk jenerasyonu, 29 Haziran 2007 günü ABD’de satışa sunuldu ve üzerinden 12 yıldan fazla zaman geçti. Bu teknolojinin geniş kitlelere yayılması ise 2010’lu yılların başlarında gerçekleşti. Aradan geçen zamanda onlarca yeni marka ve yüzlerce yeni model, farklı özellikler ve tasarımlarla hayatımıza girdi. MIT Technology Review ve Tecno, 2020'li yıllarda akıllı telefonların geleceğini ele alıyor.
- 20 yılda neler gördük? Taşınabilir telsiz telefonları saymazsak cep telefonu konsepti, 2000’lerin başında Nokia 3310 gibi modellerin başını çektiği tuşlu telefonlarla başlamıştı. Ardından katlanabilir ve kaydırmalı tuşlu telefonlar ceplerimize girdi. Kaydırmalı modellerle birlikte telefonların ekranları büyürken ağırlıkları azalma trendindeydi. Bu dönemlerde kullanıcılar çoğunlukla telefonları arama yapmak, mesaj göndermek ve basit oyunlar oynamak için kullanıyordu. Akıllı telefon devrimiyle ise telefonların tasarım ve ekran boyutu değişimlerinin yanında, bu cihazların hayatlarımızdaki görev ve işlevleri de dramatik bir biçimde arttı. Kullanıcılar artık çok daha özgür bir şekilde internete girebiliyor, yanında bir fotoğraf kamerası veya müzik çalar taşımak zorunda kalmıyor ve çok daha karmaşık işler yapabiliyordu.
- 2020’ler: Özelliklerin iyileştirildiği yeni modellerle tanıştığımız 2019'da, katlanabilir telefonların yeniden sahneye çıkması ve 5G teknolojisinin kullanılmaya başlanması gibi önemli yenilikler de yaşandı. Bu trendlerden hareketle, MIT ve Tecno’nun önümüzdeki yıllarda karşılaşabileceklerimize dair öngörüleri şöyle:
- Son yıllarda hem ekran boylarının hem de ekran-kasa oranlarının ciddi ölçülerde arttığına şahitlik ediyoruz. Bu trendin en büyük etkenlerinden olan çentik tasarımı, iki yeni konseptle küçülmeye devam edecek gibi görünüyor. Markalar, gittikçe “su damlası çentiği” adı verilen bir tasarıma sahip veya çentiksiz ekranlar üretmeye başlıyor. Bu tasarımlar, ekran-kasa oranının %85-90’ın üzerine çıkması anlamına geliyor.
- Telefonların kameraları uzun yıllardır bir telefonun talebini en çok etkileyen unsurlardan bir tanesi ve kamera çözünürlükleri, özellikle Uzak Doğulu şirketlerin ürettiği modellerde 40 ila 50 megapiksel seviyelerinin üzerine çıkmaya başlamış durumda. Samsung’un geçtiğimiz ay tanıttığı amiral gemilerinden S20 Ultra’nın kamera çözünürlüğü ise 108 megapiksel. Bu trendin artış beklentilerinin sebepleri arasında, 5G internet protokolünün hayatımıza girecek olması da gösteriliyor. 5G’nin hız kapasitesiyle fotoğraf ve videoların çok daha hızlı bir şekilde transfer edilebileceği öngörüsü, kameraları iyileştirme motivasyonlarının başında geliyor.
- Birkaç yıldır gündemde olan ve farklı şirketlerin konsept tasarımlarını yayınladıkları katlanabilir telefonların, önceki yıllara kıyasla düşen ve düşmeye devam eden üretim maliyetleri sayesinde pazardaki paylarının hızlı bir şekilde yükselmesi bekleniyor.
- Artık birçok alanda kullanılan yapay zekâ teknolojilerinin, akıllı telefonlar konusunda farklı kullanım amaçları öngörülüyor. Yeni modellerde donanımların yapay zekâ sistemi ile çalışarak kullanıcıların ihtiyaçlarını önceden ya da gerçek zamanlı sezerek kullanım deneyimini geliştirmesi hedefleniyor. Öte yandan yapay zekâdan kamera optimizasyonu, pil kullanımı ve siber güvenlik konularında yararlanılması da söz konusu.
- Son olarak 2019 yılında bazı ülkelerde kullanıma sunulan ve hızla yaygınlaşması öngörülen 5G teknolojisi var. 5G altyapısı cihazların internete daha hızlı bağlanmaları anlamına gelmiyor; aynı zamanda kapsama alanlarının önemli ölçüde genişlemesi ve birbirine bağlı cihazların artabilmesinin önünü açıyor. Akıllı telefonlarda ise özellikle son yıllarda sıçrama yapan mobil video oyun dünyasını önemli ölçüde değiştirerek, bulut tabanlı video oyun sistemleri desteğiyle telefonların da birer oyun konsoluna dönüşmesine öncülük etmesi bekleniyor.
- Son yıllarda hem ekran boylarının hem de ekran-kasa oranlarının ciddi ölçülerde arttığına şahitlik ediyoruz. Bu trendin en büyük etkenlerinden olan çentik tasarımı, iki yeni konseptle küçülmeye devam edecek gibi görünüyor. Markalar, gittikçe “su damlası çentiği” adı verilen bir tasarıma sahip veya çentiksiz ekranlar üretmeye başlıyor. Bu tasarımlar, ekran-kasa oranının %85-90’ın üzerine çıkması anlamına geliyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Starbucks'ta Bitcoin'den gezgin marketlere
Aposto! Teknoloji ve Trendler bülteninin ikinci sayısından merhaba. Haftanın teknoloji gündemi; yeni ürünler, girişimler ve odaklı hikâyelerle birlikte sizinle.
19 Mar 2020

İLGİLİ OKUMALAR


