Çin ve Güney Kore’nin koronavirüsle mücadele yöntemleri
Bartu Özden
1 Aralık 2019 tarihinde Çin’in Hubei bölgesinin başkenti Vuhan'da ortaya çıkan ve zaman içinde dünyaya yayılarak yüz binlerce insanı enfekte eden yeni tip koronavirüs, Türkiye’de de vaka sayısının binlerle ifade edilmeye başlandığı bugünlerde hepimizi evlerimize kapattı. Dünya Sağlık Örgütü’nün 12 Mart tarihinde pandemi ilan ettiği Covid-19’un merkez üssünün Çin’den Avrupa’ya kaydığı ise aynı kurum tarafından bir gün sonra ilan edildi. Bu yazıdaki amaç, salgının Avrupa’dan önce görüldüğü Asya kıtasındaki iki ülke Çin ve Güney Kore’de izlenen birbirinden farklı iki modeli açıklayarak Türkiye ile kıyaslamayı mümkün kılmak.
- Çin: Bugüne dek 81 binin üzerinde vakaya rastlanan ve 3 binden fazla insanın virüs sebebiyle yaşamını yitirdiği Çin’de, aktif vaka grafiği 17 Şubat 2020 tarihinden bu yana aşağı doğru iniyor. Çin’in grafiği bükebilmek için büyük ekonomik kayıpları göze alarak oldukça sıkı karantina önlemleriyle milyonlarca insana sokağa çıkmayı yasakladığı, hızlıca inşa edilen prefabrik hastanelerle enfekte olan insanları izole şekilde tedavi ettiği ve bu şekilde hastalığın yayılmasını engellediği biliniyor. Dünya Sağlık Örgütü, salgının çıkış noktası Vuhan’ı dış dünyaya kapatan tecritin "halk sağlığı tarihinde eşi görülmemiş bir önlem” olarak tanımlıyor. Öte yandan, belki de bu sayede bugün, Hubei bölgesi dışındaki işletmelerin yüzde 90’ının tekrar açıldığı ve Vuhan kentine başka bölgelerden gelen doktorların bir kısmının evlerine döndüğü ifade ediliyor.
- Çin'in imajı: Financial Times’ta yayınlanan bir makalede, Çin’in toparlanma sürecine beklenenden hızlı girdiği, “yumuşak güç” kullanarak ve zor durumdaki Avrupa ülkelerine yardım sağlayarak imaj düzeltme çabasına başladığı, özellikle Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in Avrupa’da dayanışmanın olmadığını ve Çin’den yardım beklediklerini söylediği konuşmanın Çin’e istediği propaganda imkânını tanıdığı vurgulandı. Ayrıca, Çin medyası ve akademisi, ülkedeki otoriter yönetim anlayışının salgınla mücadeleye başarı kazandırdığı görüşünü savundu. Örneğin Çin Renmin Üniversitesi’nden profesör Wang Wen, “Özgürlüklerin tehlikeye atılmasından şikayet etmeyi bırakın. Hiçbir şey yaşamdan üstte değildir.” cümlesiyle ülkedeki bakış açısını özetliyor.
- Güney Kore: Bugüne kadar 9 binden fazla vaka görülen ve 120’den fazla insanın hayatını kaybettiği Güney Kore’de de aktif vaka grafiği 14 Mart 2020’den beri aşağı yönlü seyrediyor. Güney Kore’nin izlediği model, Çin’den önemli ölçüde ayrılıyor. Seyahat engeli kararlarını erken alan ülkede herhangi bir bölgeye tecrit uygulanmazken hastalık şüphesi taşıyan herkese test yapılarak hasta insanların tespiti sağlanıyor ve bireyler sıkı bir karantinaya alınıyor. 24 Mart 2020 itibarıyla ülkede 348 bin 582 kişiye test yapıldığı biliniyor. Ülkede 1 milyon kişi başına 3 bin 692 test yapılıyor, ki bu dünyadaki açık ara farkla en yüksek oran. Bu yöntem sayesinde 29 Şubat günü 909 vaka teşhis edilen ülkede, 17 Mart’ta sadece 74 kişiye teşhis konuldu.
- MERS deneyimi: Ülkede 2015 yılındaki MERS salgınında izlenen tecrit politikasının ekonomiye verdiği ciddi zararın hâlâ hafızalarda olması ve ülkedeki Covid-19 vakalarının en başta gizli bir tarikat olan Shincheonji Mesih Kilisesi’nden çıkmasının yaygın test yöntemini kolaylaştırması bu yöntemin izlenmesinde önemli etkenler olarak değerlendirilse de demokratik yönetim anlayışı ve insan haklarına saygı Kore Üniversitesi enfeksiyon hastalıkları uzmanı Kim Woo-Joo tarafından "Güney Kore demokratik bir ülke, ülkeyi karantina altına almanın mantıklı bir çözüm olmadığını biliyoruz." cümleleriyle özetleniyor. Financial Times’taki başka bir makalede Güney Koreli enfeksiyon uzmanı Chang Shan-chwen ülkenin başarısının sırrını şeffaflık olarak nitelendirirken demokratik bir sistemle yönetilen toplumlarda Çin’in aldığı önlemlerin uygulanabilir olmadığını vurguluyor.
- Sonuç: Önümüzde aktif vaka sayılarını azaltmayı farklı yöntemlerle başarmış iki ülke örneği duruyor. Türkiye ise süreci şeffaf götürmekle beraber şimdilik ne Çin gibi agresif tecrit politikaları izliyor ne de Güney Kore kadar çok test yapıyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “vakaların tüm Türkiye’ye yayıldığını söyleyebilirim” açıklaması bölgesel tecrit ihtimalini ortadan kaldırsa da sokağa çıkma yasaklarının kapsamının genişlemesi de aynı amaca hizmet edebilir. Türkiye'nin hangi yolu seçeceğini zaman içinde göreceğiz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kamu bankaları kredi desteği açıkladı. Uzaktan eğitim 30 Nisan'a kadar uzatıldı. 26 Mart sabahından günaydın.
26 Mar 2020

İLGİLİ OKUMALAR


