Kabataş

Avni Ömer Efendi, 17. yüzyılda bir cami ve bir okul yaptırır. Bu sebeple bir mahalleye adı verilir: biz o mahalleyi olarak biliriz. Kabataş bir yerleşim yeri olarak sadece sakinlerinin değil, oradan gelip geçenlerle sınırları semti aşan bir etki alanına sahip. Yani “şehir hakkı”na göz hakkı gibi, sahibinden fazlası ortak oluyor. Geçtiğimiz günlerde İBB’nin duyurduğu bir anket de kültürel hafızamıza nasıl bir etki yaratabileceğine seçmemize olanak tanıyarak yapılacak bir çalışma öncesi fikrimizi soruyor. Bu sadece mahalledekileri değil, ayakbastıya ortak olan herkesin zamanına ihtiyaç duyulan bir an.

Neden önemli? Özellikle tarihî anlamı olan merkezlerde, aksın ve kentsel dokusunun korunması, mekânın algılanabilirliğini artırır. Ayrıca Kabataş bir kamusal alanlarda, hele ki Fındık Parkı ve Dolmabahçe’ye değen bir alanda, toplumsal bellek mekândan fazlasını ifade ediyor. Günlük konuşmalarda yer vermediğimiz kimi kavramlar da.

Toplumsal bellek: Sosyolog Maurice Halbwachs, 1920’li yıllarda toplumsal belleğin bireysel imalardan neden daha kuvvetli olduğunu araştırır ve hatta bunu hikâyeleştirir: Her gün duvara dayanarak insanlarla iletişim kuran ve para kazanan bir dilencinin, o duvarın yıkılması hâlinde yaşayacağı üzüntü bir kişi için ne kadar büyük olsa da; birçok kişiyi etkileyen bir keder hissinin, tekrar dengeyi bulmak veya denge getirmek için mücadele etmeye teşvik eder. İşte bu sebeple kamusal alan için toplumsal bellek önemlidir.

Şehir hakkı: Sosyolog Henri Lefebvre, 1967 yılında kaleme aldığı bir metinde, şehir hakkı kavramını kullanır. Metinde bir yerleşim yerindeki sakinlerin düzen içinde nasıl bir hakka sahip olduğunu anlatarak “geleneksel” güç simgesinin tahrip olduğu durumlarda onu yeniden inşa etme sürecine girdiğimizi söyler.

Yaşanabilirlik: Jane Jacobs kavramı açıklarken imar çalışmalarının topluluklara zarar verdiğini, izole ve doğal olmayan şehir mekânları yarattığını iddia eder. Şehirle ilgili önemli kavramlardan biri olan yaşanabilirlik, 1996 yılında İstanbul'da gerçekleşen Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Konferansı'nda “Yaşam kalitesi, kentlilerin, temel ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde, onların farklılık gösteren ve büyüyen beklentilerini karşılayan nitelikleri ifade eder. Yaşanabilirlik, insanın bireysel ve kolektif refahına ve o yerleşimin sakini olmaktan dolayı duyacağı tatmin duygusuna katkıda bulunacak mekânsal, sosyal ve çevresel karakteristiklere ve kaliteye işaret eder,” diye not edilir.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🚢 Kabataş'ı nasıl bilirdiniz?

Pazar kahvaltınız hazır: Kabataş'ın öyküsü, Osman Hamdi Bey'in kayıp tablosu, İstanbul'un endemik bitkileri ve daha nicesi.

23 Ağu 2020

🚢 Kabataş'ı nasıl bilirdiniz?

İLGİLİ OKUMALAR