Cesaretinin boynuna otrişler saran kadın

Sadece Beyoğlu kaldırımlarının bildiği ve içinde Melike Şahin, Q-Bra, Defne Sandalcı ve Selcan Özgür’ün olduğu sokak hikâyeleri

Queer dünyasının eli maşalı ama bir o kadar da sevimli ablası Jilet Sebahat, Nazan Öncel’in Sokak Kızı parçasından yola çıkarak, Yeşilçam Sineması’nın arka sokaklarını, Kuledibi’ni, Asmalı’yı ve entelektüellerin kutsal semti Cihangir’i. Firuzağa Kahvesi’nde oturmayanların entelden sayılmadığı, Issız Adam'ın henüz ıssız olmadığı zamanları dostlarına sordu.


Bu aralar Narmanlı Han’ın önünden geçerken içim sıkışıveriyor. Ama sonra Beyoğlu ne zaman öcünü alacak diye gün saymaya başlıyorum. Sokak bazen kollar gibi beni. Bazen de sallamaz, üstüme çöker. Değişmeyen tek bir huyu var yalnız, o da beni alıp kendime getirmesi.

Cesaretinin saçlarını tarayan kadın: DJ Q-Bra
Küçük Bayram köşesini dönüyorum, döner dönmez camdaki ablalarla selamlaşıyorum, sokaktaki kalabalığı yormadan, kenardan devam ediyorum. Altı-yedi dakika içinde Gezi Parkı’na varıyorum. Konserin başlamasına bir saat var. Gezi’de molamı verdim, aksiyonumu yaşadım, keyfim yerinde. AKM gişelere doğru yürüyorum, bilet satan ablalardan ikisiyle zamanla kaynaşmışım. Selamımı veriyorum, bilet satmadan, yandan sokuyorlar içeri bu müzik âşığı genci. Konser bitiyor, bir Gezi molası daha veriliyor.

Cesaretine kırmızı yüksek topuklu ayakkabılar giydiren kadın: Defne Sandalcı
Ortama salınmış yeni "deli"leri keşfedersin akşam yürüyüşlerinde. Artık çarka çıkamayacak kadar yaşlanmış ama makyajıyla kendine sil baştan yepyeni bir yüz yaratmış eski bir fahişe, Aya Triada’nın sokağındaki köşeye yapıştırılmış koca bir aynada kendine çekidüzen veriyor ve Elmadağ’a doğrusalınıyor. İçinden ona iyi şanslar diliyorsun; belli ki ‘"yi bir aile"den gelmiş çünkü üstündeki takımlar, pardösüsü, ayakkabıları gıcır pırıl ama bütün dişlerini dökmüş, saç baş karışmış.

Cesaretinin gözüne yıldızlar düşüren kadın: Selcan Özgür
Her şey geçip gider, insan da. Ama sokak hep kalır. Tarihi taşır. Buradan düşününce o en tepedeki, adının ne olduğunu bilmediğim ağaca göz dikiyorum. Çünkü sokak, eğer onu anladıysanız evinize girdiğinizde kendini size kapatmaz. Bu bir imkândır. Ne yaşarsanız yaşayın, sokak fikrini bir kahve gibi taşırdığınız her yerde bir olasılık daha vardır.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🚢 Kabataş'ı nasıl bilirdiniz?

Pazar kahvaltınız hazır: Kabataş'ın öyküsü, Osman Hamdi Bey'in kayıp tablosu, İstanbul'un endemik bitkileri ve daha nicesi.

23 Ağu 2020

🚢 Kabataş'ı nasıl bilirdiniz?

İLGİLİ OKUMALAR