Paris bir kez daha fethedildi

Nisan ayında moda takviminden sıyrılarak kendine uygun bir hız ve düzende ilerleyeceğini açıklayan Saint Laurent, bu yolda attığı ilk adımı, No Matter How Long the Night Is filmini 9 Eylül saat 12.00’de dijital ortamlarda yayımladı. Markanın 2021 İlkbahar/Yaz erkek koleksiyonunu odağına alan No Matter How Long the Night Is isimli altı dakikayı aşan bu filmi, bir defileden çok daha fazlasıydı.

No Matter How Long the Night Is
No Matter How Long the Night Is

Bir adım geriden: Pandemi dönemiyle birlikte zaten bir çıkmaza girmiş olan moda sahnesi, ihtiyaç duyduğu değişim ve dönüşüme ağır ağır da olsa kavuşuyor. Markaların moda haftasında yer alma gayreti bu dönüşümü sorgulamamıza neden olsa da sürüyle birlikte ilerlemektense kendi hızında, marka ve dünya için daha doğru adımlara ilerlemek isteyen markalar da -neyse ki- var. Moda haftalarında yer almanın inanılmaz masraflı oluşu ve moda haftalarının sebep olduğu enerji tüketimi zaten temel işlevini yitiren ve safi prestij için düzenlenen moda haftalarını ve markaları kabuk değiştirmeye çağırıyordu. Bu anlamda düzenlenen "phygital" moda haftalarının ötesinde Saint Laurent, yeni koleksiyonunu tanıttığı kısa filmiyle modada yaratıcı ve özgün tavrı yansıtmanın farklı yolları olduğunun da altını çizmiş oldu.

Filmden konuşalım: Anthony Vaccarello imzasını taşıyan koleksiyon, Saint Laurent’in 2018’den beri birlikte çalıştığı Nathalie Canguilhem’ın yönetmenliğini üstlendiği kısa filmle moda dünyasına sunuldu. No Matter How Long the Night Is isminden de anlaşılacağı gibi film son derece karanlık ve distopik bir giriş yapsa da güneşin doğuşuna da şahitlik etmenizi sağlıyor. Dünyanın ve moda sahnesinin güncel durumu için yerinde bir akış. Aksiyon filmlerini aratmayan, Montmarte bölgesinde -çoğunlukla çatılarda-, Sacré Coeur’ün kubbesinde geçen ve sonunda Eyfel Kulesi'yle kapanış yapan film, Paris’ten nefes kesen manzaralar sunarak markanın şehirle kurduğu derin bağa gönderme yapıyor. Üzerlerinde koleksiyondan tasarımlarla çatıdan çatıya atlayıp zıplayan modeller, defilelerde onlardan istendiği üzere sadece “bir askı” olmaktansa, bir film karakterine dönüşüyor, tasarımların içinde özgürce ve cesurca hareket ediyor. Bu modanın son düzlükte sıkışmış, katı ve monoton hâline de meydan okuyor. Filmin sonunda Eyfel Kulesi’ne varan modeller, kulenin ışıklarının eşliğinde bir defile düzenliyor; dekor Paris, seyirci de Paris. Ben kendi yolumdan gideceğim diyen Saint Laurent, gün doğumunda herkes uyurken Paris’i ele geçiriyor ve kurallar, kısıtlamalar, mekânlar, abartılı ve masraflı dekorlar olmadan kendi defilesini düzenliyor. Bu bizi heyecanlandırmadı desek yalan olur.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🌪️ Kaos çağında moda

Saint Laurent sesini yükseltiyor. Fendi ve Channel, yolundan sapmamakta kararlı. Dünya için küçük kendileri için büyük adımlar atan markaların son kararlarını inceliyoruz.

13 Eyl 2020

🌪️ Kaos çağında moda

İLGİLİ OKUMALAR