Yepyeni İstanbul’da bir gün
"Yeni Türkiye" kavramı hayatımızda geniş bir yer kaplıyor. Uzantısı olan "yeni İstanbul"un da ondan aşağı kalır yanı yok. Şehrin gördüğümüz güzel yüzünü, renklerini, tatlı nostaljisini bir kenara bıraktık ve mimarlık tarihi profesörü Uğur Tanyeli ile yakın gelecekte içinde yaşayacağımız kenti hem görmek hem de üzerine biraz konuşmak için Fikirtepe’de bir gezintiye çıktık.
Yeni İstanbul’un mimarlık tarihi yazılırken Fikirtepe’den nasıl söz edilecek sizce?
Şimdiden yazılıyor bu tarih. Dönüşümün başladığı gün, sonuçlarının da ne olacağı belliydi. İstanbul büyüyor, bu bir gerçek. Ama öngörüldüğü kadar büyümüyor. Çok yavaşladı. Ciddi bir konut fazlası var, ne kiralanabiliyor ne satılabiliyor. Gelecekte bunlardan olumlu söz etmek mümkün olmayacak.
İçinde Sedad Hakkı Eldem’in de olduğu, yüz yıl önce doğan mimarları "mütereddit modernler" diye tarif etmiştiniz. Fikirtepe’nin mimarları için hangi sıfatı kullanırsınız?
Uyanık modernler demem gerekir herhalde! Mütereddit modernler, saygıdeğer insanlar. Dünyanın değişiminden ve sonuçlarından kuşkuları var. Bu yeni İstanbul’u inşa edenlerin böyle bir ahlaki kaygıları olduğundan emin değilim doğrusu. Haksızlık etmeyeyim ama… Buradaki amaç para kazanmak. Türkiye’de olup bitenler, bu hoyrat değişim Çin’dekine benziyor. Tek katlı evleri yıkıp yerine 35 katlı apartmanlar yapıyorlar. Estetik açıdan da benziyor; çünkü zaten başka türlü olmasına ihtimal yok. Acıklı olan şu ki geç modern dünyada uyum diye bir kavramı unutmamız gerekir. Sayısız çıkarın olduğu bir ekonomik çatışma bölgesidir şehir.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün İstanbul'un anıt ağaçları arasında İstanbullu olmak üzerine düşünüyor, Galata'dan Eminönü'ne yürüyor, 19. yüzyılı anıyor, balık ekmek yiyoruz. Katılır mısınız?
11 Eki 2020

İLGİLİ OKUMALAR


