Robotik polisler

Kaynak: Boston Dynamics

Kolluk kuvvetleri, özellikle Avrupa ve ABD’de, son dönemde yaptıkları teknoloji yatırımları nedeniyle tartışmalara yol açıyor. Yatırımların en çok tartışıldığı eksen gözetim ancak New York polisi yeni bir hamlesiyle gündemde.

New York polisi, ismini artık hepimizin gayet iyi bildiği Boston Dynamics’e ait Spot robotunu envanterine ekliyor. Kurumun Digidog ismini verdiği yeni kolluk kuvveti desteğinin, polisin girmesinin yüksek tehlike taşıdığı yerler veya gözetlemenin mümkün olmadığı riskli bölgeler için kullanılması planlanıyor. İlk etapta düşünüldüğünde insan güvenliğinin önceliklendirilmesi ve polislerin hayati tehlikelerini minimuma indirmesi doğru gözüküyor ki pandeminin ilk dönemlerinde de bazı hastanelerde doktorlar, koronavirüs teşhisini uzaktan yapabilmek amacıyla benzer robotik çözümlere gitmişti.

ABD Sivil Özgürlükler Birliği Analisti Jay Stanley ise insan güvenliğinin dikkate alınması konusunda bu hamleyi desteklerken son yıllarda kolluk kuvvetlerinin artan teknolojik yatırımlarını göz önünde bulundurarak konuya farklı bir yerden yaklaşıyor. Stanley, Digidog gibi robotların gözetim teknolojileriyle donatıldığında ön yargılara ve yanlış hamlelere müsait hâle geleceğini, silahla donatılma kapasiteleri bulunmasının ise kamu sağlığı için çok sağlıklı olmayabileceğini ve suistimal edilebileceğini vuruluyor.

Stanley’e göre her şeyin ötesinde sorun, kolluk kuvvetlerinin hızla güçlü gözetim ve güvenlik yatırımları yaparken bu süreçlerde hizmet ettikleri topluluklara danışmaması ve bu toplulukların fikirlerini almamasında yatıyor. Yapılan yatırımların tam olarak karşılığının olup olmayacağının bilinmemesinin yanı sıra bu yatırımların, gerçekten ihtiyaç olunmadığı durumlarda güç dengesini büyük ölçüde olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.

İnternetin bölgesel hâlleri

Kaynak: Nicholas Law

İnternet; ortaya çıktığı dönemden beri, ortaya çıktığı konum ve altyapı nedeniyle oldukça ABD merkezli bir sistem. Böyle olması işin doğası gereği ve bu durum hakkında herhangi bir olumlu veya olumsuz görüş belirtmemiz doğru olmaz. Yine işin doğası gereği, interneti bir araç olarak ele alırsak bu aracın artık dünyanın tamamında kullanılıyor olması aracın tekelliğini de dönüştürerek yapısını değiştiriyor.

Hepimizin tanıdığı, mecazi anlamdaki “tek tip” Batı odaklı internet, artık pek çok ülkenin kendi ekosistemini kurmasıyla evrensel noktasından uzaklaşıyor. Big Tech şimdilik hâlâ oldukça güçlü gözüküyor fakat Latin Amerika’daki MercadoLibre Amazon’a, Hindistan’daki Koo Twitter’a, Güneydoğu Asya’daki Grab ve Gojek gibi platformlar ise çok amaçlı yazılımlara ve ekosistemlere gittikçe daha fazla rakip oluyor.

Bu durumun oldukça olumlu yanı mevcut. İlk olarak artık sadece Batı’nın tekelinde olmayan hatta gittikçe daha fazla yerelleşen ve know-how taşıyan dijital uzmanlardan ve ekiplerden bahsetmek mümkün. İkinci olarak ise yıllardır pazarı ve kullanıcıyı tekelinde bulunduran Batı odaklı büyük şirketlerin alternatiflerinin olması pazarı daha inovatif ve daha rekabetçi kılıyor.

The New York Times makalesine göre bu tarz platformların ortaya çıkmasının temelde iki nedeni var; bunlardan ilki işlerini gerçekten iyi yapmaları ve hizmet sağladıkları bölgeleri daha iyi tanımaları. İkinci neden ise geçtiğimiz yıl Hindistan’ın bir sınır çatışması sırasında TikTok’u yasakladığı örneğinde olduğu gibi, ülkelerin diğer dijital platform ve servislere gittikçe artan müdahaleleri. Bu müdahaleler, yerel aktörleri kendi çözümlerini geliştirmeye sevk ediyor.

Shira Ovide, olumlu noktalara ek olarak bu durumun ilerleyen yıllarda toplumsal olarak bazı olumsuz sonuçları da olabileceğini söylüyor. Ovide’ye göre YouTube, Spotify gibi küresel kültür ve diyalog kanallarının olması kullanıcıları daimî olarak yeni şeylerle karşılaşmaya, yeni insanlarla tanışmaya ve kendi durumlarını mukayese etmeye olanak sağlayarak “küresel bir kültür” inşa ediyor. Ayrıca Ovide, yakın dönemde gerçekleşen Hong Kong protestoları ve Myanmar darbesini örnek göstererek küresel bir internet ağının olmasının bazı problematik durumlarda ilgili problemi daha fazla insana ulaştırması ve gerekli tepki veya destek konusunda yardımcı olması nedeniyle yer yer değerli de buluyor. İnternetin uluslararası sınırlara bölünmesi, bu ortak dijital kültürün ayrışarak ilerleyen yıllarda ortak paydayı ortadan kaldırma ve daha izole kültürler doğurma potansiyeli taşıyor.

Mesajlaşmanın geleceği

Kaynak: WhatsApp

Geçtiğimiz aylarda WhatsApp’ın gizlilik politikaları üzerindeki güncellemesi hem Türkiye hem de dünyada bir hayli konuşulmuş, WhatsApp’a alternatif olan Signal ve Telegram gibi mesajlaşma platformları ise ön plana çıkmıştı. Bu gelişmeler henüz taze sayılırken OneZero, WhatsApp Başkanı Will Cathcart ile mesajlaşmanın geleceği hakkında bir röportaj gerçekleştirdi.

Röportaja göre Cathcart ilk olarak ilerleyen yıllarda daha yoğun bir Apple-Facebook mesajlaşma savaşı öngörüyor ve hatta bu savaşın teknoloji dünyasının başat mücadelelerinden bir tanesi olacağını düşünüyor. Cathcart’a göre bunun nedeni ise Apple’ın, kullanıcılarının aynı zamanda WhatsApp ve Messenger kullanıcısı olmasının, Android destekli cihazlara geçmelerini kolaylaştırıyor olması fakat Apple’ın kullanıcısını kendi ekosisteminde tutma arzusu. Apple’ın gittikçe artan bir şekilde kendi ekosistemini geliştirmek için yatırımlar yapması mesajlaşma alanında da rekabetçi yenilikler öngörmesi potansiyelini destekliyor olabilir.

Cathcart ikinci olarak “kaybolan mesajlar” özelliğinin gittikçe kullanılır ve hatta aranan bir özellik olacağını düşünüyor. Kullanıcıların olası bir özellik talebinin ardında ise gizlilik ihtiyacı ve esnekliği bulunuyor. Facebook da hâlihazırda belli bir süre (örneğin 7 gün) sonra kaybolan veya konuşma silinir silinmez içeriklerin tamamen kaybolacağı özellikler üzerinde çalışıyor.

Son olarak ise Cathcart, mesajlaşma uygulamalarında yanlış bilginin hızla yayılmasının özellikle politik veya halk sağlığını etkileyen konularda riskli olduğunun geçtiğimiz yıllarda farkına varıldığını ve mesajlaşma platformlarının bu durumun önüne geçmek için bazı yeni adımlar atabileceğini belirtiyor. Facebook hâlihazırda WhatsApp’ta bir mesajın doğrudan başka bir kişiye iletilme (forward) özelliğini belli bir üst limite sınırlayarak bu durumun önüne geçmeye çalışsa da bu adım yeterli gözükmüyor.

aa

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

🚀 Çin yapımı 2030

Çin'in 2030 planları ve ABD ile yapay zekâ yarışları

11 Mar 2021

Bitpanda ile birlikte
Ezgi Aslan

İLGİLİ OKUMALAR