Edip Cansever'den kısaca bahsetmek gerekirse, kendisi "Oteller Şairi" olarak anılmaktadır. Bunun sebebi şiirlerinde, çok fazla otel metaforuna yer vermesidir.
En meşhur şiirlerinden biri olan "Sera Oteli" için Salah Birsel "Bu şiir Cansever'in portresidir" demiştir. Edip Cansever'i İkinci Yeni Topluluğu'nda diğer isimlerinden ayıran en önemli farklardan biri, dize alışkanlığını tamamen kırmış olmasıdır.
Sera Oteli
"..Sümbüllerden bir vakit miydi, neydi. Yüzündeki
bir dakikayı masaya iliştirir, cibinlikli karyolasına
atardı herhangi bir saniyeyi. İsterse tutardı iki gaz
lambası arasında ve yansıtırdı günlerce bir hüznün
gittikçe ölen mavisini. Öyleydi. Bir dudak büküşüyle
aşkın doğasını ölçer ölçer ve üzünçler biriktirirdi.
Ve yetinmezdi. Buğulu bir cam imgesini eliyle siler
gibi yaparak ister ister isterdi. Haklıydı. Çünkü biz
iki ayrı kavimdik de sanki, sınırlarımıza gelince...
nedense bir bilinmezlikti..."
Edip Cansever'i hep Tomris Uyar ismiyle duyuyoruz fakat bültenimizin konusu bu değil. Başka bir yazıda Tomris Uyar ve İkinci Yeni şairlerine daha yakından bakacağız.

Edip Cansever, ortağına devredene kadar Kapalıçarşı'da antika dükkanı işletti. Daha sonra İlhan Berk'in yardımıyla Bodrum'dan bir ev aldı. Artık kışları İstanbul'da, yazları ise Bodrum'daydı. Burada bir beyin kanaması geçirdi Cansever. İstanbul'a getirildiyse de kurtarılamadı. 28 Mayıs 1986'da hayata gözlerini yumdu.
İLGİLİ BAŞLIKLAR



