Hollanda
yargısı, küresel boyutta çevreyi kirlettiği ve bu konuda yeterli adımlar atmadığı için petrol şirketi Royal Dutch Shell’i kusurlu buldu. Şirket hakkında açılan davada, Shell 2030 yılına dek karbon emisyonunu küresel bazda yüzde 45 düşürmekle yükümlü kılındı. Dönüm noktası niteliğindeki karar doğrultusunda bu durum, dünya çapında enerji şirketlerine karşı yasal işlem başlatılmasına emsal teşkil edebilir. Shell ise, kararı temyize götüreceğini açıkladı.
İsviçre, yedi yıl süren müzakere sürecinin ardından AB ile imzalamayı planladığı anlaşmadan çekildi. Başbakan Guy Parmelin, "önemli konularda anlaşma sağlanamamasını" sebep gösterirken; tartışılan başlıklar ücretler ve çalışan hakları ile kişilerin serbest dolaşımıydı. Bu durum, artık AB'nin eskisi gibi "serbest ticaretten yana olmadığı" ve diğer ülkelerin "ekonomik ve sosyal hayatlarına müdahil olmak istediği" şeklinde yorumlanarak eleştiriliyor.
Almanya, sömürgecilik döneminde Namibya'da yapılan katliamları ilk defa Cuma günü soykırım şeklinde tanıdığını ilan etti. Alman sömürgeci güçleri, 1904 - 1908 yılları arasında Namibya'da Herero ve Nama halklarından on binlerce kişiyi katletmiş; tarihçiler ise bu olayı "20. yüzyılın ilk soykırımı" olarak değerlendiriyordu.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, soykırımın yirmi yedinci yıl dönümünde gerçekleştirdiği Ruanda ziyaretinde, tarihi bir açıklama yaptı. Ülkesinin sorumluluğunu ikrar eden Macron, "Ruandalılardan af diliyoruz" dedi.
İsrail’in köklü gazetesi Haaretz’in ardından, ABD’de New York Times da İsrail’in Gazze'ye yönelik bu ayki saldırılarında hayatını kaybeden 67 çocuğun fotoğrafını ilk sayfadan yayımladı. "Onlar sadece çocuktu" başlıklı haberde, “Yaşları on sekizin altında olan Gazze’de 67, İsrail’de de 2 çocuk yaşanan çatışmalarda öldürüldü. Onlar doktor, sanatçı ve lider olmak istemişlerdi.” ifadelerine yer verildi.
- Bir adım geriden: Birleşmiş Milletler (UN) İnsan Hakları Konseyi, 21 Mayıs'taki ateşkes ile sona eren çatışmalarda işlenen muhtemel suçlar hakkında bir soruşturma başlatma kararı aldı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, "İsrail'in Gazze'deki saldırılarının savaş suçu teşkil edebileceğini" belirtti.
Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih, Irak'ın Saddam Hüseyin rejiminin düştüğü "2003 yılından bu yana, mali ve idari yolsuzluklar sebebiyle yaklaşık 150 milyar dolar kaybettiklerini" açıkladı. Salih ayrıca; söz konusu rakamları geri almak, yolsuzluk yapanları bulup adalet önüne çıkarmak üzere bir yasa yaptıklarının altını çizdi.
Kanada’da British Columbia eyaletinde daha önce kapatılan bir yatılı okulun bahçesinde, 215 çocuğun cesedine ulaşıldı.
- Detaylar: 1978 yılında kapatılan Kamloops Kızılderili Yatılı Okulu’nun bahçesinde bulunan kalıntıların arasında üç yaşından küçük çocuklara ait izler yer alıyor. Çocukların ölüm nedeni veya zamanı ise henüz bilinmiyor. Başbakan Justin Trudeau yaptığı açıklamada, çocukların ceset kalıntılarının bulunmasını “yürek parçalayıcı” şeklinde niteledi.
Fransa’nın başkenti Paris’te doktorlar ve diğer sağlık personeli, hizmete gereken önemin verilmediği ve sağlık alanındaki sorunların dikkate alınmadığı gerekçesiyle hükümeti protesto etmek için sokaklara döküldü. Eylemciler, “sağlık maddiyattan önce gelir” şeklinde sloganlar attı.
Washington DC Başsavcılığı tarafından, "pazardaki üstünlüğünü kötüye kullanarak çevrimiçi platformlardaki ürünlerin fiyatlarını yükselttiği" gerekçesiyle Amazon'a dava açıldı. Dava dosyasında, şirketin platformunu kullanan bireysel satıcıların, aynı ürünleri diğer platformlarda daha ucuza satmasının yasaklandığı ve bu durumun piyasa fiyatlarının yükselmesine neden olduğu belirtildi.
İspanya'da posta servisi Correos tarafından, ırkçılığın ne denli yaygın olduğunu göstermek adına farklı ten renklerini temsil eden bir pul koleksiyonu başlatıldı; ancak kampanyanın iletişim stratejisi ters tepti ve kamuoyunda tepki oluşturdu. Yapılan açıklamada, "Pul ne kadar koyu olursa o kadar az değerli. Bir mektup göndermek için bir adet beyaz pul yeterliyken, söz konusu mektup için iki adet siyah pul kullanmamız gerekiyor." şeklindeki ifadeler, birçok kişi tarafından "kampanyanın kendisinin ırkçı olduğu" şeklinde yorumlandı.
İLGİLİ BAŞLIKLAR

