Sanat ve Trajedi
1996'da Taliban Kabil'i ele geçirdiğinde birçok yerde sinemaları bombalamış, televizyonları parçalamış ve müziği yasaklamıştı. Bir önceki örnek böyle olunca herkesin ama başlıca sanatçıların şu anki durumdan dehşete düşmesi kaçınılmaz. Bir diğer yanda ise 20 yıllık bir Amerikan işgalindeki halinden başka bir Afganistan görmemiş, millennial olarak adlandırdığımız bir kuşak da var. Eğer Taliban bu sefer de eski totaliter ve köktenci politikalarını uygularsa, bu kuşağın tepkisinin ailelerinki gibi olacağını sanmıyorum. Her ne kadar korkunç yönetimler olsa da, özgürlüğüne çok alışmış ve başka türlüsünü görmemiş gençler bu kadar kolay pes etmezler, edemezler. Sinema da bana kalırsa böyle anlarda güçleniyor.

Kaynak: Imdb
Evden Uzakta Sanatçı
Böyle anlarda güçleniyor olması, film üretme süzgecini nasıl etkiliyor? Kişi en iyi bildiği şeyi üretir. Büyüdüğü toprakları, gözlemlediği kültürel alışverişleri yansıtmak, her sanatçının ilk yaklaştığı alandır. Tercihen yurt dışına gidip, oradaki tecrübeleri üzerinden film üretmek bir yol iken, zorunda olduğu için başka bir ülkeye yerleşip bir üretim aşamasından geçmek de çok farklı birer süreç.

Kaynak: Medium
“Biz Afganistan'da az kadın yönetmeniz. Belki 10 kişi ederiz. Bizi bulmaları, öldürmeleri ve bizden kurtulmaları 1 saat bile sürmez.” - Sahra Mani (Afganistan Belgesel Evi - Kurucu)
İkincisinin içine hem memleket hasreti, hem matem havası, hem de yeni ülkenin zorlukları ve yabancılık hissi var. Aslında büyük resme baktığımızda yine bir trajedi sanatı körüklemiş oluyor. Ancak burada benim varmak istediğim nokta bunun arka yüzündeki zorluklar...
“Bir kez daha anavatanımdan kaçıyorum. Bir kez daha sıfırdan başlayacağım. Denizi geçmek için yanıma bu kez sadece kameralarımı ve ölmüş ruhumu aldım.” - Roya Heydari
Son olarak da diyeceğim odur ki, 20 sene işgal altındayken 'batılı' değerlerle donatılan bu ülkeye şimdi o batılı devletler değerlerine yaraşır bir yaklaşımda bulunamıyor. Elbette ki farklı sebepleri var ve bunları daha detaylı okumak isterseniz sizleri Aposto! Gündem'in son sayılarına davet ediyorum.
Sanat, dünyanın dünyayı anlama ve anlatma aracıdır. Dünya hiçbir zaman toz pembe bir yer değildi ama karanlıklar da büyük eserlerin ve dolayısıyla büyük aydınlanmaların önünü açıyor.



