Ekime merhaba derken bugün Aposto! İstanbul’da Janset’e de merhaba diyoruz.

Onu, Aposto! Gündem’de her an, her yerden haber veren yazılarıyla tanıyor olabilirsin veya kendisine, ansızın moda dünyasının mercilerine eleştiri sunan bakışıyla politika yayını Spektrum’da rastlayabilirsin. Söyleyecekleri sadece moda dünyasına mı dair? Elbette hayır. Ofiste sesine kulak kesilirseniz fark edersiniz ki Janset’in bu dünyada üzerine konuşmak istediği çok şey var.



1- Göçmen bir aileden geldiğini, ilk adımlarını Bafra’da attıktan sonra göçmen ruhunu başta İstanbul olmak üzere Almanya, Belçika ve Portekiz gibi dünyanın pek çok noktasına taşıdığını biliyoruz. Gezgin Janset’i evine, İstanbul’a, döndüğünde en mutlu eden şey ne oluyor?

Aslında bir evim yok. Evimi yanımda taşıyorum. Elizabeth Gilbert’in kitabında geçen bir kelime vardı: antevasin. Sanskritçe’de sınırlarda yaşayan anlamına geliyor. Farklı şekillerde yorumlanabilir ama ben de sınırlarda yaşayan biri olduğuma inanıyorum. Hem coğrafi sınırları sürekli aşıyorum hem de pek yerinde duramayan birisiyim.

Seyahatlerimde yanımdan ayırmadığım şeyler var. Bir taş, bir fotoğraf ve günlüğüm. Bunların hepsi evimi temsil ediyor, dolayısıyla nereye gidersem gideyim beni en çok bunlar mutlu ediyor. İki farklı kültürle yetişmiş olmanın da bir etkisi oldu tabii. Büyüdüğümde her ikisine de ait hissetmediğimi fark ettim. Bu yüzden önce ailemin evinden taşındım, başka şehirlere gittim sonra da başka ülkelere göç ettim. Hepsi bir ev bulabilmek içindi.

Bu çabam hâlâ devam ediyor. Uzun bir süre yurt dışında kaldıktan sonra, beni en çok heyecanlandıran ve “eve dönmeye” ikna eden şey de İstanbul oldu. Vapura binmeyi çok seviyorum. İstanbul’a tekrar döndüğümde her seferinde şehre yeniden ayak basıyormuş gibi hissediyorum. Dolmabahçe’den Beşiktaş’a yürümeyi de özlüyorum. Gittiğim her yeri de İstanbul’a benzetmeye çalışıyorum ama mümkün değil tabii. Kendince bir yer burası.

2- Kışa yaklaşırken sonbahar hissini doruklara taşıyan ekim ayına giriş yaptık. İstanbul’u sonbaharda ilk kez ziyaret edecek biri var diyelim, ona sonbaharın sıcak tonlarına bürünmüş bir İstanbul’da neler yapmasını önerirsin?

Bence herkes en azından bir kez hava çok da soğumadan Çengelköy Börekçisi’ne gidip kuyruğa girmeli ve peynirli su böreği almalı, oradan tarihi bahçeye geçip rüzgâr can yakana dek çayını içmeli. Fotoğraf çekmekten hoşlananlar için Gülhane-Eminönü arası harika.

3- Aposto! ekibi olarak içimiz kıpır kıpır, bu şehri her zaman festival tadında yaşama heyecanına sahibiz. İstanbul’un ev sahipliği yaptığı, seni bugüne kadar en hayat dolu hissettiren etkinlik hangisiydi?

Rock’n Coke dönebilir mi öncelikle? Lütfen. Iron Maiden, Metallica, Evanescence, Imagine Dragons, One Republic, Lana Del Rey konserleri ilk aklıma gelenler. Beni en çok heyecanlandıran isimler bunlar olmuştu. Daha kimleri bekliyoruz tabii. Ben küçükken Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nın galası yapılmıştı. Bir daha olmadı maalesef. Ian Mckellen’ın İstanbul ziyaretini unutamıyorum. Gözümde yaşlar.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🎃 Ekime merhaba

Bir ekim sabahından herkese merhaba. Bu hafta sonu dolu dolu; İstanbul'da çağdaş sanatla buluşuyor, caz notalarının renklerine kapılmak üzere 31. Akbank Caz Festivali'ne katılıyoruz.

03 Eki 2021

Mey Diageo ile birlikte
Deniz Sabuncu

İLGİLİ OKUMALAR