Sanskritçe ile ilgili hikayeler

Yoga terimleri rehberiHaber, yoga felsefesini anlamak için Asana’dan Savasana’ya uzanan temel kavram ve terimlerin anlamlarını açıklayan bir rehber sundu. Metinde, yoga pratiğinde sık kullanılan temel Sanskritçe terimlerin tek tek ele alındığı ve her birinin anlamı ile pratikteki karşılığının açıklandığı ifade edildi. Çalışmada, özellikle Asana ve Savasana gibi başlangıç seviyesindeki katılımcıların en çok duyduğu kavramlara odaklanarak yoga felsefesine giriş niteliğinde bilgiler verildi.

05 Oca 2026

Yoga: Nereden nereye?

Birleşe birleşe...

21 May 2023

Yoga: Nereden nereye?
*(s)ḱeh₃Hint-Avrupa Anadili , günümüzdeki birçok kelimeyi doğurmuştur. Hint-Avrupa Anadili *(s)ḱyeh₁-mós olarak evrilince, ilk adımda Germen Anadili *skadwaz olarak gelişen kelime, günümüzde “gölge” anlamlarına gelen İngilizce shadow ve shade, Almanca Schatten, Felemenkçe schaduw , ve Norveççe skodde gibi sözcükleri türetmiştir . Germen Anadili yerine başka bir daldan takip edince, Hint-Aryan Anadili *ćyaHmás karşımıza çıkıyor. Buradan hem Sanskritçe śyāmá ( श्याम ), hem de Eski Fars...Devamını Oku

17 Oca 2023

Toplumsal TarihToplumsal Tarih

HİKAYE

Erken Dönem İslam Dünyasında Astroloji Metinleri ve Türleri

Günümüzde astrolojiye dönük ön yargılar, Ebû Ma’şer’in ve Kabîsî’nin etkisi büyük olmuş eserlerinin dışındaki birçok önemli astroloji metni üzerinde çalışılmasını engelledi. Sonuç olarak farklı tarihi ve coğrafi zeminlerde astronomi ile astroloji arasındaki ilişkinin mahiyeti gibi birçok meseleye dair hala yapılmayı bekleyen çokça şey var.

16 Ara 2022

Erken Dönem İslam Dünyasında Astroloji Metinleri ve Türleri
zencefilÜlkeler ve dillerin tarih boyunca serilimleri bellidir, yani Türkçeye adının Arapçadan , baharatının da Arap toplumları yoluyla geldiğini görürüz. Bazı lehçelerde zanjafīl ( زَنْجَفِيل ‎ ) veya zanjabīr ( زَنْجَبِير ) olarak da yazılıp söylenebilen kelimenin Standart Arapça ( Fasih Arapça ) biçimi zanjabīl ( زَنْجَبِيل ) şeklindedir . Dolayısıyla /b/ harfinden Türkçe şeklindeki /f/ harfinde geçiş, aslında Arapça lehçelerindeki bir farklılıktan kaynaklanıyor gibi görünmektedir...Devamını Oku

13 Ara 2022

Türk dillerinde temel sözcüklerden önemli bir kısmının yüzyıllar hatta binyıllardır çok benzer bir şTürk dillerinde temel sözcüklerden önemli bir kısmının yüzyıllar hatta binyıllardır çok benzer bir şekilde kullanıldığını ve günümüze geldiğini görürürüz. Bu gibi sabit yolculuklara bir örnek tuz sözcüğünde görülebilir. Türkiye Türkçesi tuz > Orta Türkçe tūz > Eski Türkçe tūz yolculuğunda biçimini korumuştur. Özbekçe tuz , Azerbaycanca duz , Türkmence dūz , Kazakça tuz . Kırgızca tuz , Tuvaca dus , Yakutça tūs gibi sözcüklerde de aynı biçimin az değişim geçirdiği görüle...Devamını Oku

27 Eyl 2022

Biber dendiğinde aklınıza nasıl bir bitki geliyor? Kırmızı biber, sivri yeşil biber, hatta belki rengarenk dolmalık biberler? Asıl biber diye adlandırılan bitki bunların hiçbiri değildir. Biber isminin ilk layığı karabiber bitkisidir.Karabiber bitkisi Latince Piperales takımına ait, çiçekli bir asmadır. Bunun yanında diğer biber diye adlandırılan bitkilerin neredeyse hepsi Yeni Dünya bitkisidir, Latince Solanales adlı bambaşka bir takımdan bir çiçekli bitkidir.Biyolojik açıdan dolmalık biberler ya da sivri biberler, en çok patates, patlıcan, tütün, veya petunya gibi bitkilere yakındır. Yemeklik biberlerimiz binyıllar boyunca Nahuatl diline ait bir isim, chīlli ile bilinmiştir. Sonradan chīllilere biber adının verilmesinin sebebi, acı tatlarının benzerliği dolayısıyladır.Peki biber sözcüğünün kökeni nereye dayanmaktadır? Bunun için ilk biberimiz, yani karabiberin evine göz atmak gerekiyor.Latince Piper nigrum (tam anlamıyla biber + kara), nam-ı diğer karabiber, zengin baharatlar ili Hindistan’dan, bugün Malabar Kıyısı olarak bilinen bölgeye menşe bir bitkidir.Sözcüğün kökeni Sanskritçe píppala पिप्पल kelimesine dayanır, ve öyküsü benzersizdir.Budizm’in kurucusu Siddhārtha Gautama adıyla bilinen ilk Buda, aydınlanma yaşayana kadar bir ağacın altında oturmaya karar kılmış, ve başarılı olmuştur. Rivayete göre Gautama Buda’nın altında aydınlandığı ağaç, sonradan Bodhi Ağacı olarak bilinecek bir incir ağacıydı. Bu incir ağacına, ve verdiği incir meyvesine verilen bir ad Sanskritçe píppala idi.Sanskritçe píppala sözcüğünden Sanskritçe pippali पिप्पलि türemiştir. Çeşitli yemişler için de kullanılabilen bu sözcük zaman içinde karabiber bitkisi ve meyvesi için kullanıma oturmuştur.Sanskritçe pippali kadim çağlarda Yunancaya varmış, Yunanca pipéri πιπέρι sözcüğüne evrilmiştir. Çoğu batı dillerine de bu Yunanca pipéri beşik olmuşturBiber dendiğinde aklınıza nasıl bir bitki geliyor? Kırmızı biber , sivri yeşil biber , hatta belki rengarenk dolmalık biberler ? Asıl biber diye adlandırılan bitki bunların hiçbiri değildir. Biber isminin ilk layığı karabiber bitkisidir. Karabiber bitkisi Latince Piperales takımına ait, çiçekli bir asmadır. Bunun yanında diğer biber diye adlandırılan bitkilerin neredeyse hepsi Yeni Dünya bitkisidir, Latince Solanales adlı bambaşka bir takımdan bir çiçekli bitkidir. Biyolojik ...Devamını Oku

20 Eyl 2022

karpuzÖncelikle kelimesinin Türkçeye gelişinden bir ısırık alalım. İlk adımda Farsça χarbūz خربزه kelimesinden alındığı kabul görmektedir. Ancak Farsçadaki bu kelime her türlü kavun için kullanılan bir kelimedir . Bu bizi şaşırtmamalı, şayet taksonomik olarak iki meyve de kabakgiller familyasının bir üyesi olarak kardeştirler. İlgilenenler için, salatalık , balkabağı , su kabağı , karpuz , ve kavun , hep birlikte kabak sayılmaktadırlar. Farsça χarbūz kelimesinin Sanskritçe kharbūj...Devamını Oku

09 Ağu 2022

sandviçTürkçeye , İngilizce sandwich kelimesinden geçmiş, okunduğu gibi yazılmıştır. Rivayete göre sandviçin mucidi, John Montagu isimli bir İngiliz kontudur (Earl). Babası Edward Montagu’nun ardından John Montagu Sandviç Kontu ( Earl of Sandwich ) unvanını almıştır. Nasıl icat edildiği tartışma konusu olsa da, en çok bilinen hikaye John Montagu’nun kumar alışkanlığı üzerinedir. Pierre-Jean Grosley, aynı dönemde yazılan bir eserde Mantogu’nun kumarbazlığının öyle bir derecede olduğu...Devamını Oku

07 Haz 2022

kozalakPeki kelimesi nereden gelmektedir? Sözlük bizi en başta daha sade bir kelimeye, koza kelimesine götürmektedir. Takibinde koza kelimesi, sözlükte bu anlamlara sahip: 1. isim, bitki bilimi İçinde tohum veya krizalit bulunan korunak, kozalak: Pamuk kozası. İpek kozası. 2. isim İpek böceğinin ördüğü ve içine kapandığı korunak Bu anlamlardaki “korunak” anlamı adeta bir anahtar. Bu anahtarı kullanarak, kelimenin köklerine ulaşabiliriz. Nişanyan, bize kullanıldığı bir örnekle ipucu ...Devamını Oku

24 May 2022

Bayramının tadı bir yana şeker, tarih boyunca çok sevilen, dünyanın her yerinde tüketilen bir yemek malzemesi, üretimde zorlukların yaşandığı, uğruna savaşların verildiği, ülkelerin işgal edildiği; kendisi ve bayramı tatlı, tarihi acı, ‘acı-tatlı’ bir bitkidir.Şeker antik çağlardan itibaren bereketli Hindistan’da üretilmektedir. Ortaçağlarda Hindistan’dan Orta ve Yakın Doğu’ya, oradan da Avrupa’ya getirilmiş, Avrupalıların yeni dünyayı keşfiyle Karayipler’de ve Amerika’da da yetiştirilmiştir.Doğal olarak bitkiye verilen adın, Hint dillerinin birinden bütün dünyaya yayılmış olmasına şaşırmamak gerek.Bazı kelimeler birkaç farklı dilde ortaktır, bazen tesadüfen bazen ortak bir kelim atası onlara ödünç vermiştir. Şeker bununla kısıtlı bir kelime değil. Gerçekten de hemen hemen bütün dünya dillerine tek bir dilden geçmiştir şeker kelimesi. Aradığımız dil, zengin olduğu kadar köklü bir dil olan Sanskritçe’dir.İlk olarak önce kök dildeki şekline bakalım, ve ardından yayılışını takip edelim. Sanskritçede kök kelime शर्कर śarkara olarak karşımıza çıkıyor. śarkara kelimesi, “çakıl, küçük taş” demek. Bu kelimeden türetilen śarkarala kelimesi ise “çakıllı kum, kaba kum” anlamlarına evriliyor. İşte bu “kaba kum” anlamı, anlaşılan o ki, mecazlanarak işlenmiş, o “kumumsu” hale öğütülmüş olan şekere atfedilmiş. Benzer dillerde, Hintçe sakkar, Pali sakkhara gibi kelimeler ile aynıdır. İlk olarak hangi Hint yarımadası dilinde ortaya çıktığı meçhul olsa da, diğer dünya dillerine geçişinin Sanskritçe üzerinden olduğu nispeten kabul görmektedir. Birbirine yakın zamanlarda bu bitki, ve beraberinde ismi, Hindistan’dan gelerek Orta Doğu’ya yayılmıştır. Arapça’ya sukkar سُكَّر şeklinde, Farsçaya şakkar olarak geçmiştir. Türk dillerine geçişi ya Hintçe’den doğrudan veya Farsça yoluyla geçtiği, ve şeker olarak evrimleştiği düşünülebilir. Türkçe şeker kelimesi, Balkanlara kadar uzanıyor, Sırpça-Hırvatça ve Boşnakça šećer, Makedonca шеќер şeker kelimelerini üretiyor. Arapça kendi haliyle İtalyancaya zucchero, kelime işaret ön ekiyle as-sukkar şeklinde, Endülüsler yoluyla İspanyolcaya azucar olarak varmış, Portekizceye açúcar, Bask diline azukrea olarak geçmiştir. Azucar kelimesi aynı zamanda Filipinler’in İspanyol kontrolü altında olduğu yıllardan Filipinceye asukal kelimesini bırakmıştır. Bir yandan ise Arapça bu kelime, Ortaçağ Latincesine succarum olarak varmış, zaman içinde Fransızcada sucre, ardından İngilizcede sugar haline evrilmiştir. Harper’a göre İngilizcede /c/ harfinden /g/ harfine geçişi muğlaktır. Aynı kökten İrlandaca siucra kelimesine ulaşmak mümkündür. Alt-Orta Almancadaki sucker, Yüksek Almancadan zucura yoluyla Almancada zucker olarak geçmiş, ve aynı zamanda İsveççeye socker ve buradan türeyen Fince sokeri kelimeleri bağışlamıştır. Almanca kökten Estonyacaya sukhur, Lehçe cukier, Belarusçaya cukar, Litvanyacaya cukrus, Letonyacaya cukurs, Çekçeye cukr, Macarca ve Slovakçaya cukor, Norveççeye ve Dancaya sukker ve buradan türeyen İzlandaca sykur kelimeleri geçmiştir. Başka bir kol, Arapçadan Yunancaya geçiş ile başlıyor, buradaki hali de ζάχαρη záchari. Yunanca kelimenin dönüştüğü kelimelerBayramının tadı bir yana ş eker, tarih boyunca çok sevilen, dünyanın her yerinde tüketilen bir yemek malzemesi, üretimde zorlukların yaşandığı, uğruna savaşların verildiği, ülkelerin işgal edildiği; kendisi ve bayramı tatlı, tarihi acı, ‘acı-tatlı’ bir bitkidir. Şeker antik çağlardan itibaren bereketli Hindistan’da üretilmektedir. Ortaçağlarda Hindistan’dan Orta ve Yakın Doğu’ya, oradan da Avrupa’ya getirilmiş, Avrupalıların yeni dünyayı keşfiyle Karayipler’de ve Amerika’da d...Devamını Oku

03 May 2022

HİKAYE

Küçük Harf (Lowercase)

Tipografi kültürünün yerleşmesi için ortak terminolojinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu amaçla her ay tipografi sözlüğümüzden bir sözcüğü sizlerle paylaşacağız. Bu ayın sözcüğü ise küçük harf...

01 May 2022

Küçük Harf (Lowercase)

HİKAYE

Büyük Harf (Uppercase, Capital Letter)

Tipografi kültürünün yerleşmesi için ortak terminolojinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu amaçla her ay tipografi sözlüğümüzden bir sözcüğü sizlerle paylaşacağız. Bu ayın sözcüğü ise büyük harf...

01 Mar 2022

Büyük Harf (Uppercase, Capital Letter)
Marmara Deniziadını, deniz üzerindeki en büyük, Türkiye’nin ise en büyük ikinci adası olan Marmara Adası ’ndan almaktadır. Adadaki tarihi mermer ocağı bu adaya adını vermektedir. Marmara Adası mermerinin Ayasofya Camii’nin yapımında da kullandığı söylenir. Mermer kelimesi esasen Antik Yunanca μάρμαρος (mármaros) şeklindedir; Türkçeye geçişi ya direkt Yunanca yoluyla ya da Arapça üzerinden olabilir. Marmara Denizi ve Adası ’nın isimlerindeki [a] harfinin korunması bir ihtimalle bunların Yun...Devamını Oku

29 Ara 2021

GörselGörsel: Hürriyet Tek başımıza ya da sevdiklerimizle beraber melankolik şarkılar dinleyip hüzünlenmek hepimizin zaman zaman yaptığı bir şey. Kol kola, her bir notasından acı fışkıran arabesk şarkılar dinlemek, boğazımızı yırtarcasına “batsın bu dünya” diye bağırmak. Düşündüğümüzde aklı başında olan insanın hüzünden ve kendisini hüzne boğan şarkılardan kaçınması gerektiği kanısına varıyoruz. Ancak hüznün bize büyük faydaları var. Size bahsedeceğimiz çalışma bu faydaları şöyle a...Devamını Oku

26 Kas 2021

Ekime merhaba derken bugün Aposto! İstanbul’da Janset’e de merhaba diyoruz.Onu, Aposto! Gündem’de her an, her yerden haber veren yazılarıyla tanıyor olabilirsin veya kendisine, ansızın moda dünyasının mercilerine eleştiri sunan bakışıyla politika yayını Spektrum’da rastlayabilirsin. Söyleyecekleri sadece moda dünyasına mı dair? Elbette hayır. Ofiste sesine kulak kesilirseniz fark edersiniz ki Janset’in bu dünyada üzerine konuşmak istediği çok şey var. 1- Göçmen bir aileden geldiğini, ilk adımlarını Bafra’da attıktan sonra göçmen ruhunu başta İstanbu...Devamını Oku

03 Eki 2021

HİKAYE

Yaz nedir (ve ne değildir)?

Eğitim bağlamında yaz mevsiminin 200 yıllık kendine özgü bir terminolojisi var: yaz tatili, yaz okulu, yaz kampı…

23 Tem 2021

Yaz nedir (ve ne değildir)?