Bayramının tadı bir yana şeker, tarih boyunca çok sevilen, dünyanın her yerinde tüketilen bir yemek malzemesi, üretimde zorlukların yaşandığı, uğruna savaşların verildiği, ülkelerin işgal edildiği; kendisi ve bayramı tatlı, tarihi acı, ‘acı-tatlı’ bir bitkidir.Şeker antik çağlardan itibaren bereketli Hindistan’da üretilmektedir. Ortaçağlarda Hindistan’dan Orta ve Yakın Doğu’ya, oradan da Avrupa’ya getirilmiş, Avrupalıların yeni dünyayı keşfiyle Karayipler’de ve Amerika’da da yetiştirilmiştir.Doğal olarak bitkiye verilen adın, Hint dillerinin birinden bütün dünyaya yayılmış olmasına şaşırmamak gerek.Bazı kelimeler birkaç farklı dilde ortaktır, bazen tesadüfen bazen ortak bir kelim atası onlara ödünç vermiştir. Şeker bununla kısıtlı bir kelime değil. Gerçekten de hemen hemen bütün dünya dillerine tek bir dilden geçmiştir şeker kelimesi. Aradığımız dil, zengin olduğu kadar köklü bir dil olan Sanskritçe’dir.İlk olarak önce kök dildeki şekline bakalım, ve ardından yayılışını takip edelim. Sanskritçede kök kelime शर्कर śarkara olarak karşımıza çıkıyor. śarkara kelimesi, “çakıl, küçük taş” demek. Bu kelimeden türetilen śarkarala kelimesi ise “çakıllı kum, kaba kum” anlamlarına evriliyor. İşte bu “kaba kum” anlamı, anlaşılan o ki, mecazlanarak işlenmiş, o “kumumsu” hale öğütülmüş olan şekere atfedilmiş. Benzer dillerde, Hintçe sakkar, Pali sakkhara gibi kelimeler ile aynıdır. İlk olarak hangi Hint yarımadası dilinde ortaya çıktığı meçhul olsa da, diğer dünya dillerine geçişinin Sanskritçe üzerinden olduğu nispeten kabul görmektedir. Birbirine yakın zamanlarda bu bitki, ve beraberinde ismi, Hindistan’dan gelerek Orta Doğu’ya yayılmıştır. Arapça’ya sukkar سُكَّر şeklinde, Farsçaya şakkar olarak geçmiştir. Türk dillerine geçişi ya Hintçe’den doğrudan veya Farsça yoluyla geçtiği, ve şeker olarak evrimleştiği düşünülebilir. Türkçe şeker kelimesi, Balkanlara kadar uzanıyor, Sırpça-Hırvatça ve Boşnakça šećer, Makedonca шеќер şeker kelimelerini üretiyor. Arapça kendi haliyle İtalyancaya zucchero, kelime işaret ön ekiyle as-sukkar şeklinde, Endülüsler yoluyla İspanyolcaya azucar olarak varmış, Portekizceye açúcar, Bask diline azukrea olarak geçmiştir. Azucar kelimesi aynı zamanda Filipinler’in İspanyol kontrolü altında olduğu yıllardan Filipinceye asukal kelimesini bırakmıştır. Bir yandan ise Arapça bu kelime, Ortaçağ Latincesine succarum olarak varmış, zaman içinde Fransızcada sucre, ardından İngilizcede sugar haline evrilmiştir. Harper’a göre İngilizcede /c/ harfinden /g/ harfine geçişi muğlaktır. Aynı kökten İrlandaca siucra kelimesine ulaşmak mümkündür. Alt-Orta Almancadaki sucker, Yüksek Almancadan zucura yoluyla Almancada zucker olarak geçmiş, ve aynı zamanda İsveççeye socker ve buradan türeyen Fince sokeri kelimeleri bağışlamıştır. Almanca kökten Estonyacaya sukhur, Lehçe cukier, Belarusçaya cukar, Litvanyacaya cukrus, Letonyacaya cukurs, Çekçeye cukr, Macarca ve Slovakçaya cukor, Norveççeye ve Dancaya sukker ve buradan türeyen İzlandaca sykur kelimeleri geçmiştir. Başka bir kol, Arapçadan Yunancaya geçiş ile başlıyor, buradaki hali de ζάχαρη záchari. Yunanca kelimenin dönüştüğü kelimeler

Bayramının tadı bir yana şeker, tarih boyunca çok sevilen, dünyanın her yerinde tüketilen bir yemek malzemesi, üretimde zorlukların yaşandığı, uğruna savaşların verildiği, ülkelerin işgal edildiği; kendisi ve bayramı tatlı, tarihi acı, ‘acı-tatlı’ bir bitkidir.

Şeker antik çağlardan itibaren bereketli Hindistan’da üretilmektedir. Ortaçağlarda Hindistan’dan Orta ve Yakın Doğu’ya, oradan da Avrupa’ya getirilmiş, Avrupalıların yeni dünyayı keşfiyle Karayipler’de ve Amerika’da da yetiştirilmiştir.

Doğal olarak bitkiye verilen adın, Hint dillerinin birinden bütün dünyaya yayılmış olmasına şaşırmamak gerek.

Bazı kelimeler birkaç farklı dilde ortaktır, bazen tesadüfen bazen ortak bir kelim atası onlara ödünç vermiştir. Şeker bununla kısıtlı bir kelime değil. Gerçekten de hemen hemen bütün dünya dillerine tek bir dilden geçmiştir şeker kelimesi. Aradığımız dil, zengin olduğu kadar köklü bir dil olan Sanskritçe’dir.

İlk olarak önce kök dildeki şekline bakalım, ve ardından yayılışını takip edelim. Sanskritçede kök kelime शर्कर śarkara olarak karşımıza çıkıyor. śarkara kelimesi, “çakıl, küçük taş” demek. Bu kelimeden türetilen śarkarala kelimesi ise “çakıllı kum, kaba kum” anlamlarına evriliyor. İşte bu “kaba kum” anlamı, anlaşılan o ki, mecazlanarak işlenmiş, o “kumumsu” hale öğütülmüş olan şekere atfedilmiş.

Benzer dillerde, Hintçe sakkar, Pali sakkhara gibi kelimeler ile aynıdır. İlk olarak hangi Hint yarımadası dilinde ortaya çıktığı meçhul olsa da, diğer dünya dillerine geçişinin Sanskritçe üzerinden olduğu nispeten kabul görmektedir.

Birbirine yakın zamanlarda bu bitki, ve beraberinde ismi, Hindistan’dan gelerek Orta Doğu’ya yayılmıştır. Arapça’ya sukkar سُكَّر şeklinde, Farsçaya şakkar olarak geçmiştir. Türk dillerine geçişi ya Hintçe’den doğrudan veya Farsça yoluyla geçtiği, ve şeker olarak evrimleştiği düşünülebilir.

Türkçe şeker kelimesi, Balkanlara kadar uzanıyor, Sırpça-Hırvatça ve Boşnakça šećer, Makedonca шеќер şeker kelimelerini üretiyor.


Arapça kendi haliyle İtalyancaya zucchero, kelime işaret ön ekiyle as-sukkar şeklinde, Endülüsler yoluyla İspanyolcaya azucar olarak varmış, Portekizceye açúcar, Bask diline azukrea olarak geçmiştir. Azucar kelimesi aynı zamanda Filipinler’in İspanyol kontrolü altında olduğu yıllardan Filipinceye asukal kelimesini bırakmıştır.

Bir yandan ise Arapça bu kelime, Ortaçağ Latincesine succarum olarak varmış, zaman içinde Fransızcada sucre, ardından İngilizcede sugar haline evrilmiştir. Harper’a göre İngilizcede /c/ harfinden /g/ harfine geçişi muğlaktır. Aynı kökten İrlandaca siucra kelimesine ulaşmak mümkündür.


Alt-Orta Almancadaki sucker, Yüksek Almancadan zucura yoluyla Almancada zucker olarak geçmiş, ve aynı zamanda İsveççeye socker ve buradan türeyen Fince sokeri kelimeleri bağışlamıştır.

Almanca kökten Estonyacaya sukhur, Lehçe cukier, Belarusçaya cukar, Litvanyacaya cukrus, Letonyacaya cukurs, Çekçeye cukr, Macarca ve Slovakçaya cukor, Norveççeye ve Dancaya sukker ve buradan türeyen İzlandaca sykur kelimeleri geçmiştir.

Başka bir kol, Arapçadan Yunancaya geçiş ile başlıyor, buradaki hali de ζάχαρη záchari. Yunanca kelimenin dönüştüğü kelimeler: Rusça caxap sakhar, Bulgarca захар zakhar, Romence zahăr.


Her şeye rağmen bu küresel dil alışverişine direnen Slovence, “tatlı” anlamındaki sladek sıfatından üretilmiş sladkor kelimesini kullanmaktadır şeker için.

Uzak Doğu dillerinde ise hikaye biraz Slovence’ye benzemektedir. “Tatlı, şekerleme” anlamlarındaki Çincetang kelimesi, bir fikre göre Ön-Vietnamca *daːŋ kökünden gelmekte, bu kökten aynı zamanda Vietnamca đường, Japoncato kelimeleri türemektedir (Japoncada, İngilizce kaynaklıシュガー shuga da kullanılmaktadır).

Güneydoğu Asya’da yine biraz farklı bir yol izliyoruz. Burada Sanskritçe “pekmez / melas” anlamındaki गुल gula kelimesi, Malay gula kelimesine ve takiben Endonezyaca gula, Java dili gula kelimelerine yol verir.


Bazen kelimelerin yolculuklarını izlerken bu tür kelimelerle karşılaşırız. Neredeyse bütün dünyanın ortak kullandığı bir kelime. Birbirimize yakın hissettirir bizi. “Çay”ını “şeker”li içenler hemen hemen dünyanın hiçbir yerinde derdini anlatmakta sorun yaşamayacaktır!



Kelime Köşesi’nden Ata Leblebici

Twitter’da @KelimeKosesi

NEREDE YAYIMLANDI?

Kelime KöşesiKelime Köşesi

BÜLTEN SAYISI

Şeker Bayramı

Kelime Köşesi’nden tüm okuyucuların şeker bayramını, “şeker” kelimesinin güzelliğini paylaşarak kutlarız!

03 May 2022

Şeker Bayramı

İLGİLİ OKUMALAR