Sanskrit ile ilgili hikayeler

IBM ve NASA’dan AI modeliNASA, IBM ile işbirliği içinde Güneş’teki hava durumunu tahmin eden “Surya” adında açık kaynaklı bir yapay zeka modeli geliştirdi. Ayrıntılar: 366 milyon parametreli model, NASA’nın Güneş’i incelemek için kullandığı SDO uydusundan 9 yıl boyunca toplanan yüksek çözünürlüklü görüntülerle eğitildi. Adını Sanskritçede “Güneş” anlamına gelen “Surya” kelimesinden alan model, Güneş için geliştirilmiş yapay zeka destekli bir teleskop olarak nitelendirildi. IBM, Surya’nın Güneş’in nas...Devamını Oku

22 Ağu 2025

İngiltere "curry" ödülleriİngiltere "curry" ödülleri: Oceanic Awards'un her yıl verdiği "English Curry Awards'un bu yılki kazananları belli oldu; curry aşıklarının en seveceği adresler Northumberland, Alnwick'deki, 2022'de de İngiltere'nin en iyi restoranı seçilen Sherkhan ve Burnley'deki Aroma Asian Restaurant oldu. Ayrıca: Şehirlere göre en iyi curry 'ciler; Londra'da Masala Inn, Liverpool'da Da Mount Gurkha, Newcastle'da Sanskrit Newcastle, Manchester'da Spice n Spirits, Leeds'te Delhi Wala Food, S...Devamını Oku

17 Ağu 2025

Biber dendiğinde aklınıza nasıl bir bitki geliyor? Kırmızı biber, sivri yeşil biber, hatta belki rengarenk dolmalık biberler? Asıl biber diye adlandırılan bitki bunların hiçbiri değildir. Biber isminin ilk layığı karabiber bitkisidir.Karabiber bitkisi Latince Piperales takımına ait, çiçekli bir asmadır. Bunun yanında diğer biber diye adlandırılan bitkilerin neredeyse hepsi Yeni Dünya bitkisidir, Latince Solanales adlı bambaşka bir takımdan bir çiçekli bitkidir.Biyolojik açıdan dolmalık biberler ya da sivri biberler, en çok patates, patlıcan, tütün, veya petunya gibi bitkilere yakındır. Yemeklik biberlerimiz binyıllar boyunca Nahuatl diline ait bir isim, chīlli ile bilinmiştir. Sonradan chīllilere biber adının verilmesinin sebebi, acı tatlarının benzerliği dolayısıyladır.Peki biber sözcüğünün kökeni nereye dayanmaktadır? Bunun için ilk biberimiz, yani karabiberin evine göz atmak gerekiyor.Latince Piper nigrum (tam anlamıyla biber + kara), nam-ı diğer karabiber, zengin baharatlar ili Hindistan’dan, bugün Malabar Kıyısı olarak bilinen bölgeye menşe bir bitkidir.Sözcüğün kökeni Sanskritçe píppala पिप्पल kelimesine dayanır, ve öyküsü benzersizdir.Budizm’in kurucusu Siddhārtha Gautama adıyla bilinen ilk Buda, aydınlanma yaşayana kadar bir ağacın altında oturmaya karar kılmış, ve başarılı olmuştur. Rivayete göre Gautama Buda’nın altında aydınlandığı ağaç, sonradan Bodhi Ağacı olarak bilinecek bir incir ağacıydı. Bu incir ağacına, ve verdiği incir meyvesine verilen bir ad Sanskritçe píppala idi.Sanskritçe píppala sözcüğünden Sanskritçe pippali पिप्पलि türemiştir. Çeşitli yemişler için de kullanılabilen bu sözcük zaman içinde karabiber bitkisi ve meyvesi için kullanıma oturmuştur.Sanskritçe pippali kadim çağlarda Yunancaya varmış, Yunanca pipéri πιπέρι sözcüğüne evrilmiştir. Çoğu batı dillerine de bu Yunanca pipéri beşik olmuşturBiber dendiğinde aklınıza nasıl bir bitki geliyor? Kırmızı biber , sivri yeşil biber , hatta belki rengarenk dolmalık biberler ? Asıl biber diye adlandırılan bitki bunların hiçbiri değildir. Biber isminin ilk layığı karabiber bitkisidir. Karabiber bitkisi Latince Piperales takımına ait, çiçekli bir asmadır. Bunun yanında diğer biber diye adlandırılan bitkilerin neredeyse hepsi Yeni Dünya bitkisidir, Latince Solanales adlı bambaşka bir takımdan bir çiçekli bitkidir. Biyolojik ...Devamını Oku

20 Eyl 2022

kozalakPeki kelimesi nereden gelmektedir? Sözlük bizi en başta daha sade bir kelimeye, koza kelimesine götürmektedir. Takibinde koza kelimesi, sözlükte bu anlamlara sahip: 1. isim, bitki bilimi İçinde tohum veya krizalit bulunan korunak, kozalak: Pamuk kozası. İpek kozası. 2. isim İpek böceğinin ördüğü ve içine kapandığı korunak Bu anlamlardaki “korunak” anlamı adeta bir anahtar. Bu anahtarı kullanarak, kelimenin köklerine ulaşabiliriz. Nişanyan, bize kullanıldığı bir örnekle ipucu ...Devamını Oku

24 May 2022

Bayramının tadı bir yana şeker, tarih boyunca çok sevilen, dünyanın her yerinde tüketilen bir yemek malzemesi, üretimde zorlukların yaşandığı, uğruna savaşların verildiği, ülkelerin işgal edildiği; kendisi ve bayramı tatlı, tarihi acı, ‘acı-tatlı’ bir bitkidir.Şeker antik çağlardan itibaren bereketli Hindistan’da üretilmektedir. Ortaçağlarda Hindistan’dan Orta ve Yakın Doğu’ya, oradan da Avrupa’ya getirilmiş, Avrupalıların yeni dünyayı keşfiyle Karayipler’de ve Amerika’da da yetiştirilmiştir.Doğal olarak bitkiye verilen adın, Hint dillerinin birinden bütün dünyaya yayılmış olmasına şaşırmamak gerek.Bazı kelimeler birkaç farklı dilde ortaktır, bazen tesadüfen bazen ortak bir kelim atası onlara ödünç vermiştir. Şeker bununla kısıtlı bir kelime değil. Gerçekten de hemen hemen bütün dünya dillerine tek bir dilden geçmiştir şeker kelimesi. Aradığımız dil, zengin olduğu kadar köklü bir dil olan Sanskritçe’dir.İlk olarak önce kök dildeki şekline bakalım, ve ardından yayılışını takip edelim. Sanskritçede kök kelime शर्कर śarkara olarak karşımıza çıkıyor. śarkara kelimesi, “çakıl, küçük taş” demek. Bu kelimeden türetilen śarkarala kelimesi ise “çakıllı kum, kaba kum” anlamlarına evriliyor. İşte bu “kaba kum” anlamı, anlaşılan o ki, mecazlanarak işlenmiş, o “kumumsu” hale öğütülmüş olan şekere atfedilmiş. Benzer dillerde, Hintçe sakkar, Pali sakkhara gibi kelimeler ile aynıdır. İlk olarak hangi Hint yarımadası dilinde ortaya çıktığı meçhul olsa da, diğer dünya dillerine geçişinin Sanskritçe üzerinden olduğu nispeten kabul görmektedir. Birbirine yakın zamanlarda bu bitki, ve beraberinde ismi, Hindistan’dan gelerek Orta Doğu’ya yayılmıştır. Arapça’ya sukkar سُكَّر şeklinde, Farsçaya şakkar olarak geçmiştir. Türk dillerine geçişi ya Hintçe’den doğrudan veya Farsça yoluyla geçtiği, ve şeker olarak evrimleştiği düşünülebilir. Türkçe şeker kelimesi, Balkanlara kadar uzanıyor, Sırpça-Hırvatça ve Boşnakça šećer, Makedonca шеќер şeker kelimelerini üretiyor. Arapça kendi haliyle İtalyancaya zucchero, kelime işaret ön ekiyle as-sukkar şeklinde, Endülüsler yoluyla İspanyolcaya azucar olarak varmış, Portekizceye açúcar, Bask diline azukrea olarak geçmiştir. Azucar kelimesi aynı zamanda Filipinler’in İspanyol kontrolü altında olduğu yıllardan Filipinceye asukal kelimesini bırakmıştır. Bir yandan ise Arapça bu kelime, Ortaçağ Latincesine succarum olarak varmış, zaman içinde Fransızcada sucre, ardından İngilizcede sugar haline evrilmiştir. Harper’a göre İngilizcede /c/ harfinden /g/ harfine geçişi muğlaktır. Aynı kökten İrlandaca siucra kelimesine ulaşmak mümkündür. Alt-Orta Almancadaki sucker, Yüksek Almancadan zucura yoluyla Almancada zucker olarak geçmiş, ve aynı zamanda İsveççeye socker ve buradan türeyen Fince sokeri kelimeleri bağışlamıştır. Almanca kökten Estonyacaya sukhur, Lehçe cukier, Belarusçaya cukar, Litvanyacaya cukrus, Letonyacaya cukurs, Çekçeye cukr, Macarca ve Slovakçaya cukor, Norveççeye ve Dancaya sukker ve buradan türeyen İzlandaca sykur kelimeleri geçmiştir. Başka bir kol, Arapçadan Yunancaya geçiş ile başlıyor, buradaki hali de ζάχαρη záchari. Yunanca kelimenin dönüştüğü kelimelerBayramının tadı bir yana ş eker, tarih boyunca çok sevilen, dünyanın her yerinde tüketilen bir yemek malzemesi, üretimde zorlukların yaşandığı, uğruna savaşların verildiği, ülkelerin işgal edildiği; kendisi ve bayramı tatlı, tarihi acı, ‘acı-tatlı’ bir bitkidir. Şeker antik çağlardan itibaren bereketli Hindistan’da üretilmektedir. Ortaçağlarda Hindistan’dan Orta ve Yakın Doğu’ya, oradan da Avrupa’ya getirilmiş, Avrupalıların yeni dünyayı keşfiyle Karayipler’de ve Amerika’da d...Devamını Oku

03 May 2022

HİKAYE

Mitoloji ve masalları müzikle harmanlayan grup Nada

Bu yıl içinde İki Örümcek albümüyle dönüş yapan Nada'yla tanışmalısınız.

23 Eki 2021

Mitoloji ve masalları müzikle harmanlayan grup Nada