karpuz

Öncelikle kelimesinin Türkçeye gelişinden bir ısırık alalım. İlk adımda Farsça χarbūz خربزه kelimesinden alındığı kabul görmektedir. Ancak Farsçadaki bu kelime her türlü kavun için kullanılan bir kelimedir.

Bu bizi şaşırtmamalı, şayet taksonomik olarak iki meyve de kabakgiller familyasının bir üyesi olarak kardeştirler. İlgilenenler için, salatalık, balkabağı, su kabağı, karpuz, ve kavun, hep birlikte kabak sayılmaktadırlar.

Farsça χarbūz kelimesinin Sanskritçe kharbūja खर्बूज ve tarambūja तरम्बुज kelimelerinden mi geldiği, yoksa Farsçadan Sanskritçeye mi geçtiğine dair görüş birliği yoktur. Yine de bir Hint-Aryan bağlantısı ortadadır.

Balkan dillerine karpuz kelimesi Türkçeden geçmiş - Bulgarca karpúz; Sırpça kàrpuzRusçaya ise Türkçe veya Farsça yoluyla arbuz olarak aktarılmıştır.

Öte yandan birçok kaynak da Farsça kelimenin Yunanca karpós καρπός kelimesinden gelmiş olabileceğine işaret etmekte. Meyvenin kendisinin de ilk olarak Mısır üzerinden İran bölgesine yayıldığına rivayet edilmekte. Böylelikle Hint-Aryan bağlantımız geniş bir Hint-Avrupa dilleri bağlantısına dönüşüyor.

İlginç olan, Yunanca karpós kelimesinin sadece “meyve” anlamına gelmesidir. İşte bu, kelimenin nihai köküne dair bir kapı aralamaktadır. Latince “hasat etmek, toplamak” anlamına gelen carpo ifadesini karşılaştıralım.

Bu yolla karpuz kelimesinin kökü Ön-Hint-Avrupa dilinde *kerp- “hasat etmek, toplamak” olarak geri türetilmiştir. Hatta burada Türkçe köklü bir kelime ile ilginç bir paralel kurabiliriz: kırp(mak).

Yani karpuz, bir “meyve” anlamında “kırpılan, hasat edilen şey” olarak da karşımıza çıkıyor. Daha da etkileyici olan kısmı ise, ne kadar fazla kelimenin bu Ön-Hint-Avrupa dili *kerp kökünden geldiğidir.

*kerp kökünden gelen Ön-Cermen dili *harb ve *harbistaz, “meyve toplama, hasat etme” anlamını genişleterek “hasat zamanı” anlamıyla sonbahar mevsimine eşdeğer olarak kullanmaya başlamış.

Bu terimden “hasat” anlamında türeyen İngilizce harvest, ve “sonbahar” anlamında türeyen ise: Almanca Herbst, Felemenkçe herfst, İzlandaca haust, İsveççe höst, Danca ve Norveççe høst kelimeleridir.

Aynı zamanda Arnavutça kërpudhë “mantar” kelimesinin de aynı Ön-Hint-Avrupa kökünden geldiği söylenebilir.

Türkçede kar-buz şeklinde bir köken aramak, gerçekçiliğin dışına çıkmakta. Ermenice ձմերուկ "karpuz" -ձմեռ "kış" veya Gürcüce საზამთრო "karpuz" - ზამთარი "kış" ilişkileri çok daha olası bir şekilde “sonbahar” anlamlarının genişlemesi ile açıklanabilir.


Bu köşemiz çok daha uzamadan bu noktada kırpalım. Bu haftanın meyvesi, yani karpuzu olan yazımız bu şekilde tüketilmeye hazır bulunsun...


Kelime Köşesi'nden Ata Leblebici

Twitter'da @KelimeKosesi


NEREDE YAYIMLANDI?

Kelime KöşesiKelime Köşesi

BÜLTEN SAYISI

Karpuz ve Yayılan Kökleri

Kelime Köşesi’nin 50. bölümünde tekrar sizinle buluştuğumuz için çok mutluyuz! Tüm okuyucularımıza teşekkür ederiz!

09 Ağu 2022

Karpuz ve Yayılan Kökleri

İLGİLİ OKUMALAR