İstanbul’da Batılılaşma Rüzgarı
Yazıda bahsi geçen Sultanahmet Parkı, İstanbul’un Batılı anlamda ilk parkı. Halka açık bu bahçe düzenlenmesi 1854 yılında Sultanahmet Meydanı içerisinde Zaptiye Müşiri Hüsnü Paşa’nın girişimiyle yapılıyor. Üçgen yapıdaki ahşap perdeler ve ağaç sıralarıyla çevrelenmiş, ortasına da bir pavyon yerleştirilmiş bu park, sonrasında “millet bahçesi” olarak isimlendiriliyor ve tarihin ilk “millet bahçesi” burası oluyor. 1872 senesinde dönemin vakanüvisi Ahmed Lütfi Efendi, kaleme aldığı notlarında bu parka “millet bahçesi” denmesini “Bağçe-i umûmî (halk bahçesi) ta'bîri varken ecnebi lügatı kullanılması” sebebiyle eleştiriyor.
Ahmet Lütfi Efendi’nin “ecnebi lügatı” eleştirisi, halk yerine millet kelimesinin kullanılmasından kaynaklanıyor.
Millet kelimesi Arapça’da “din” ve “dini cemaat” anlamına geliyor. Bu anlam 1860'lardan itibaren ise Fransızca “nation” (ulus) kelimesinin anlamıyla yer değiştirmiş ve bu modern anlamı ağırlık kazanmış.
Ahmet Lütfi Efendi, Tanzimat (1839) ve Islahat (1856) Fermanları ile Osmanlı’yı etkisi altına alan batılılaşma rüzgarından hoşnut olmamış ve “ecnebi lügatı” diyerek batılı kavramlarının sosyal hayatın içinde kullanılmasını eleştirmiş olabilir.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
3 Kasım 1928, Sultanahmet Parkı'nda, millet bahçesindeyiz. Gündüzleri, isminin millet bahçesi olmasıyla ilgili siyasi tartışmaları dinleyip çöken karanlıkla birlikte genç aşıkların arasındaki fısıltılara kulak kabartacağız.
09 Kas 2021

İLGİLİ OKUMALAR


