Esperanto
, hayatının çoğunu günümüz Polonya sınırları içinde yaşamış, Rus İmparatorluğu sınırları içinde doğmuş Litvanya Yahudisi göz doktoru Ludvik Lazar Zamenhof tarafından icat edilmiştir. Mesleğinin yanında Yidiş ve İbranice gramerleri üzerine çalışmış Zamenhof, dilin ilk halini 1878’de Lingwe uniwersala (Evrensel Dil) adı altında tamamlamış, ama ancak 1887’de başka bir başlık altında yayınlayabilmiştir.
Esperanto dilinin adı, bu dilde “umut eden” anlamındadır. Sadece burada bile Esperanto’nun ilhamlarına dair bulgular keşfedebiliriz (Evet kurgudillerde bile kelimebilimsel inceleme mümkün!). Açık olarak İspanyolca “umut” anlamındaki esperanza kelimesi ile bir bağ kurabiliriz.
23 sessiz ve 5 sesli harften (a,e, i, o, u) oluşan Esperanto alfabesi, Latin harflerini kullanmaktadır. Birkaç örnek olarak çokçarpmalı [r] harfi İspanyolca’yı, öndamak sürtünücü [t͡s] sesiyle Rumence’yi, [j] harfinin y sesi vermesinden dolayı Almanca ve kuzey Avrupa dillerini andırır. Türkçedeki [c] harfinin sesine benzeyen ayrı bir harfi vardır ki bu, büyük Avrupa dillerinin çoğunda görülmez.

Esperanto’nun grameri açık bir şekilde Avrupa dillerinden esinlenmiştir. Kök, çekimler, ön ekler ve son eklerden kelimeler oluşmaktadır. Özel olmayan isimler –o ile, sıfatlar –a ile, zarflar –e ile, emir kipi dışındaki fiil kipleri –s ile biter.
Esperanto dil haznesi de Avrupa dillerinden alınmadır. Örnek olarak patr- (“baba”), matr- (“anne”), strato (“sokak”), ŝtono (“taş”), ĉevalo (“at”) gibi kelimeler diğer Avrupa dillerinden tanıyabiliriz. Esperantodaki son ekler de Rusça, İtalyanca, İspanyolca, Yunanca gibi dillerden esinlenerek üretilmişlerdir.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kurgudillerin ne olduklarını, özelliklerini ve örneklerini görecek, tartışacağız.
02 Şub 2022

İLGİLİ OKUMALAR


