
Ukrayna bu sabah Kiev, Kramatorsk, Odessa ve Harkov dahil olmak üzere birçok şehrinde patlamalara uyandı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky sıkıyönetim ilan etti.
Bu saldırıdan sadece birkaç dakika önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkede özel bir askeri operasyon başlayacağını belirtmişti. New York Times, Rusya’nın ekim ayından beri Ukrayna sınırında tahmini 190,000 askeri birlikleri topladığını belirtti. Aralık ayında bu askeri birlikler ve tanklar Ukrayna’nın etrafında konumlandırıldılar. Bugüne kadar geçen sürede herkes ‘Rusya blöf mü yapıyor yoksa gerçekten saldıracak mı?’ sorusunu soruyordu. Birçok insan, Putin’in bu kadar da ileri gidemeyeceğini düşünüyordu. Güç için, nedenleri anlamsız ve temelsiz bir savaş herhalde başlatmayacaktı? Ama başlattı.
Putin'in Aklında Ne Var?
Çoğu kişinin bu saldırıların sadece tehdit olduğunu düşünmesinin nedeni, Avrupa’da bu boyutta bir savaşın İkinci Dünya Savaşı’ndan beri gerçekleşmemesi. Putin, işin özetinde Ukrayna’yı meşru bir ülke olarak görmüyor ve ülkenin Rusya’ya ait olduğuna inanıyor.
Küçük bir detay: Rusya, 1994 yılında Budapeşte Memorandumu’nu imzalayarak Ukrayna, Beyaz Rusya ve Kazakistan’ın siyasi bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü tehdit etmeyeceğini ve güç kullanmayacağını belirtti. Bunun karşılığında ise 1994 ve 1996 yıllarında bu üç ülke nükleer silahlarını bıraktı.
Bu sabah birçok Ukraynalı soluğu sığınaklarda aldı. Rus-Ukraynalı üniversite arkadaşım, Finley, olanlar ile ilgili sayısız paylaşımda bulunuyor. Onun için bu saldırı uzaktan izleyip korktuğumuz bir olaydan çok daha fazlası; çok daha şahsi. Tabii savaşı, acıyı, korkuyu önemsememiz için şahsi bir bağımızın olmasını beklemek zarar verici. Bu ilgisizlikten uzaklaşmamız gerekiyor. Finley, The Nation adlı gazete için Rus ve Ukraynalı gençlerin bu saldırı ile ilgili korkularını, endişelerini ele aldığı bir yazı yazdı. Konuştuğu gençlerden biri Avrupa’da böyle bir savaş riskinin olmasının onu nasıl bir dünyada yaşadığımızı sorgulamaya ittiğini paylaştı.
Nasıl bir dünyada yaşıyoruz? Neler oluyor?
Bu sorulara cevap bulamasam da, sıkça düşünüyorum.
Bir avuç dolusu insanın güce olan açlığı yüzünden milyonlarca insan bu sabah korku içinde uyandı. Arka arkaya gelen kötü haberler yüzünden kocaman bir genç nesil umut etmeye korkuyor.
Ukrayna’da olanları takip ederken Teyit’in de dediği gibi şüphe kasınızı çalıştırmayı unutmayın.
Savaş ve pandemi üzerine birçok tweet atılıyor. Konuyu şakaya vurmaya karşıyım ama arkadaşım Alabama'nın bana yolladığı bu tweeti paylaşmak istedim:
Tweet (kötü bir çeviri ile sizlerle): tarihe tanıklık etmekten nasıl kurtulabilirim, hiç keyifli değil??
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Yasmin Güleç
Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR





