2011 ve Sonrası
Geçtiğimiz haftalara kadar Türkiye’de her yaşanılan deprem Gölcük ve Erzincan Depremlerini hatırlatıyor her deprem olası İstanbul Depremine dair endişe yaratıyordu. Ancak Türkiye gibi iki senede bir 5 veyahut 6 büyüklüğünde depremler yaşayan ve daha büyük depremlerle de çok fazla karşılaşan bir ülkenin siyasi partileri 2000’li yılların sonuna kadar neredeyse hiç çalışmamıştı. Sanki yıkılan binaların ve o binaların altında kalan insanlarımızın sesleri parti genel merkezlerine ulaşmıyor gibi. Biz vatandaşların evlerinin duvarları depreme dayanamazken siyasi partilerin duvarları o kadar kalın ki depremin sesleri o kalın duvarlarla duyulmamıştı.
Deprem Türkiye’nin ne kadar büyük bir riskle karşıya karşıya kaldığını sıklıkla yaşanan depremlerle hissettirdiği gibi daha büyük tehlikelerin de habercisi olmayı hiç bırakmadı. 2011 Seçimlerinden çok kısa bir süre sonra Türkiye Van’dan gelen acı sesleri duymaya başladı. 7.2 şiddetinde gerçekleşen deprem 604 vatandaşımızın vefat etmesine sebep olurken Türkiye tekrardan depreme karşı önlem ve arama kurtarmaları çalışmaları konusunda tartışmaların içindeydi. Birçok gazeteci hükümetin müdahalede ve yardımlarda yetersiz kaldığını belirtirken dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan köylere dair rapor aldığını yetersiz kalınmadığını söylemiştir. Bu tartışmalar Türkiye’nin gündemine oturmuştur. Mevzu bahis tartışmayı buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.
Türkiye 2011 seçimleri öncesinde CHP’nin tıpkı 2007 yılında olduğu gibi detaylı vaatler verdiğini ve AK Parti’nin de MHP’nin de 2011 yılında deprem ve afet yönetimi alanlarında özellikle düzenli vaatler vermeye başladığını bir önceki bültenimizde vaalerle beraber aktarmıştık. AK Parti’nin bu alanlarda düzenli vaat vermesinin bir tarafı da AFAD’ın kurulması ve AFAD’ın 2017’ye kadar Başbakanlık’a bağlı çalışması da AK Parti’nin deprem ve afet yönetimi alanlarında detaylı ve dikkate değerler vaatler vermesi açısından önemliydi.
2015 seçimlerine giderken Türkiye Van Depreminin ardından can kaybına sebep olan depremlerle karşılaşmadığı bir ortamda seçime gitti. Bu ortamda seçimlere giderken bir yandan da Türkiye’de kentsel dönüşüm popülerleşmişti. Kentsel dönüşümün depremlere karşı da bir nevi önlem olarak görülmesi siyasi partilerin kentsel dönüşüm ile deprem vaatlerini birleştirdiğini görürken özellikle partilerin deprem ve afet yönetimi alanında geçmiş döneme benzer vaatler verdiği gözükmektedir.
MHP
Örneğin MHP’nin 2011 yılında verdiği vaatlerden biri;
Her türlü yapılaşmanın coğrafi ve jeolojik etütleri tamamlanmış, başta deprem olmak üzere sel, heyelan ve diğer doğal afetlere karşı güvenli alanlarda kurulması sağlanacak, mevcut yerleşimlerde ise bu doğrultuda kentsel dönüşüm projeleri uygulanacaktır.
MHP’nin 2015 yılında hemen hemen benzerini verdiği bir diğer vaat;
Her türlü yapılaşmanın coğrafi ve jeolojik etütleri tamamlanmış, başta deprem olmak üzere sel, heyelan ve diğer doğal afetlere karşı güvenli alanlarda kurulması sağlanacak, mevcut yerleşimlerde ise bu doğrultuda kentsel dönüşüm projeleri uygulanacaktır.
Aynı vaatlerin üzerine MHP sadece kentsel dönüşüm alanlarında 2 vaatte bulunmuştur bu vaatler;
Kentsel dönüşüm öncesinde, ilgili yerleşim yerinde yaşayanların da sürece dâhil edilmesi sağlanacak ve karar alma aşamalarında etkili olmaları temin edilecektir. Dönüşüm çalışmalarının her aşaması,yerleşim yeri sakinlerinin bilgisi dahilinde şeffaflık içinde yürütülecektir.
TOKİ’nin kimliksiz, şehircilik ve plancılık ilkelerine aykırı yapılaşmalar yerine estetik değer ve kültürel kimlik taşıyan yapılar inşa etmesi sağlanacaktır. TOKİ’den ev alan vatandaşlarımızın ödeme güçlerinin üstüne çıkan taksitlendirme uygulamasından doğan mağduriyetleri giderilecek, borcun ödeme miktarıyla doğru orantılı olarak azalması sağlanacak, devam eden ödemeler bu çerçevede yeniden düzenlenecektir.
MHP’nin tüm vaatlerini aynı tutup sadece kentsel dönüşüme dair iki vaat eklemesi 2011-2015 yılları arasında kentsel dönüşüm açısından ne kadar popülerleştiğini göstermekle birlikte genel manada yukarıda da bahsettiğimiz kentsel dönüşüm çalışmalarına devam edeceklerini ifade etmek gerekir.
İktidara gelemeyen bir partinin geçmiş vaatlerinin benzerini vermesi doğal olsa da çoğu vaadin kelimesinden noktalama işaretine kadar aynı şekilde vermesi ve bunu aslında sadece bu ay konumuz olan deprem ve afet yönetimi alanı haricinde daha fazla alanda da yapması o partinin seçmene vaatte bulunmayı bir yük olarak gördüğünü de gösterir.
CHP
CHP 2015 seçimlerine gidilirken tıpkı MHP gibi seçimi kazanamamasına rağmen bu süreçte deprem ve afet yönetimine dair vaatlerini daha kapsamlı ve daha da geniş ölçekte vaatlerde bulunmuştur. Bu noktada CHP’nin 2007 Genel Seçimlerinden bu günlere kadar geçen süreçte düzenli olarak deprem ve afet yönetimi alanlarında vaatlerini seçimden seçime daha kapsamlı ve risk azaltmaya daha odaklı bir şekilde ilerlettiğini görmekteyiz.
CHP’nin 2015 Genel Seçimleri için deprem ve afet yönetimi alanlarında verdiği vaatler;
Kentsel seyreltme yöntemiyle, deprem riski altındaki her yerde kolay ulaşılabilecek ve güvenli alanlar oluşturacağız. Bu alanların, amacı dışında kullanılmasını önleyeceğiz.
Doğal afet riski yüksek olan yerleşim yerlerinde afete karşı alınacak önlemleri ve afet sonrası müdahale planlamasını yerel yönetimlerle birlikte hazırlayacağız.
Risk azaltma kararlarının, risk altındaki bölgelerde yaşayan yurttaşlarla birlikte alınması için hem ulusal, hem de yerel ölçekli platformlar oluşturacağız.
Belediyeler ile riskleri azaltmak üzere “sakınım planları” hazırlayacağız.
Kentlerde “sakınım planı” uygulamalarında, AFAD, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yerel yönetimler arasındaki görev ve sorumluluk dağılımını yeniden düzenleyeceğiz.
Afet riski taşıyan alanlardaki kentsel dönüşümle ilgili mevzuatı yeniden düzenleyeceğiz.
Afet riskinin yüksek olduğu yerlerde kaynakları artırarak kentsel dönüşüme hız kazandıracağız.
Deprem riski taşıyan alanlarda, kentsel dönüşümü yurttaşlarımızın can güvenliğini tehlikeye atmadan gerçekleştirecek, güvenli konutlar üreterek hak sahiplerine vereceğiz.
Yapı Denetim Kanunu, DASK Kanunu, Afet Risk Altındaki Alanların Dönüşümü Kanunu ve İmar Kanunu dâhil, tüm imar mevzuatını bütüncül ve yetki karmaşasını önleyecek şekilde yeniden düzenleyeceğiz.
Kuracağımız “Risk Yönetimi Eşgüdüm ve Uygulama Merkezi” aracılığıyla, her alan, sokak ve yapı için risk haritaları ve risk azaltma planları hazırlayacağız.
Bu vaatlerdeki ana odaklar depremin ve afet sonrası değil deprem öncesi ve depreme dair risk azaltma politikaları ana odaklarındadır.
AK Parti
7 Haziran seçimlerinde ilk kez iktidar olamayan AK Parti bu seçimlere girerken AFAD’ın tüm projelerine hakim olmaları ile birlikte daha çok afet yönetimine dair odaklı vaatlerde bulunmuştur. Vaat sayısı oldukça fazla olsa da bu vaatlerin içerisinde özellikle AFAD’ın kendi bünyesindeki projelerin tamamlanması ve benzeri vaatler oldukça fazla yer alıyor. Tüm bu vaatlerin oldukça fazla olmasından ötürü birkaçını vermek gerekirse;
Ülkemizin her yerine en geç 1,5 saatte ulaşabilmek adına Ankara, Bursa, Erzurum ve Samsun’da 4 helikopter ile havadan arama kurtarma kapasitesini geliştiriyoruz.
Afet yönetimi konusunda risk yönetimi ve toplumun direncinin artırılmasına yönelik faaliyetlere yer verecek bütüncül bir çerçeve yasa çıkaracağız. Başta mekânsal planlama mevzuatı olmak üzere, arazi kullanım kararları içeren çeşitli mevzuatların 7269 sayılı yasa ile uyumlu hale getirilmesini sağlayacağız.
Afet ve acil durum hizmetlerinden sorumlu kurum ve kuruluşların sorumluluklarının ve görev dağılımının yeniden tanımlanmasını sağlayacağız.
Ülkemizde 15 bölgede “Afet Lojistik Merkezleri” kurulup faaliyete alınmıştır. Bu sayede 600 bin kişiyi barındırabilecek çadır stokumuz ile afetlerde ihtiyaç duyulacak malzemeleri hızlı bir şekilde afet bölgelerine ulaştıracağız.
Bu vaatler arasında en çok gözümüze takılan vaatler arasında 2009’da AFAD’ın kurulmasından bu yana AKP iktidarında 2015 yılında hala sorumluluk ve görev dağılımlarının grçekleştirilmesine dair vaatte bulunması ve helikopter ile arama kurtarma çalışmaları olmuştu.
HDP
Parti geçişinin ardından bağımsız milletvekili adaylıkları yerine parti olarak meclisi geçme hedefiyle seçime giren HDP bu kararından ötürü ilk kez kurumsal olarak vaatlerde bulunmaya başlamıştı. Yayınladıkları seçim beyannamesinde ise deprem ve afet yönetimine dair herhangi bir vaatte bulunmamıştır. Kentsle dönüşüme dair ise şu vaatte bulunmuştur;
Güvenlik nedeniyle yapılan sınır barajları ve HES projeleri ile kentsel dönüşümün neden olduğu yeni zorla göç ettirme politikalarından vazgeçilecek.
2015 yılında hükümet kurulamaması ve yeniden seçim yapılması ile partiler mevcut vaatlerini güncelleyerek seçime girerken deprem ve afet yönetimi, kentsel dönüşüm alanlarındabir vaatte bulunmamıştır.
2018
2018’de erken seçim kararı ile birlikte Türkiye hızlı bir seçim sürecine girdi. Bu süreçte partiler deprem ve afet yönetiminde de benzer vaatlerde bulunurken geçmiş dönemde de aynı vaatlerin benzerlerini verdikleri gibi seçim sürecine girilmesiyle birlikte İyi Parti de dahil olmuştur.. İyi Parti depreme dair tek bir vaatte bulunmuştur;
Kentsel Dönüşümü, “Rant kaygısıyla değil, İYİ Kent hedefiyle” bütünlüklü bir kent planının parçası olarak ele alınacağız. Deprem tehlikesi ve riski karşısında yapı stokunu daha güvenli hale getirmek anlayışıyla başlatılan kentsel dönüşüm uygulamalarının oluşturduğu sorunları, bölgenin kendi özelliklerini de dikkate alarak plan bütünlüğündeki ilke ve kararlar doğrultusunda çözeceğiz.
HDP ise deprem ve afet yönetimine dair vaatte bulunmamıştır.
Bununla beraber Saadet Partisi ise şu vaatte bulunmuştur;
Şehirlerin imar ve deprem planları hemen yapılacaktır.
CHP geçmiş dönemlerde benzer vaatlerde bulunduğu gibi MHP’nin bu dönemde genel manada vaatlerde bulunmuştur.
AK Parti ise deprem ve afet yönetimi üzerine 16 vaatte bulunmuş bu vaatlerden 8 tanesi ölçülebilirkten ve bu vaatlerin sadece 3’ünü gerçekleştirmiştir. Vaat olarak bu konua dair rapor çalışmamızı okumak için tıklayabilirsiniz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Deprem ve Afet Yönetiminin Türkiye'nin siyasi hayatına artık temelli bir şekilde girdiği zamanlar içerisindeyken Vaat olarak bu vaatlerin yapılabildiği günleri görmek dileğiyle
03 Mar 2023

İLGİLİ OKUMALAR


