ittifak
Seçim ve savaş zamanları gündemde, dillere oturan kelimelerden biri de kelimesidir.
Çoğumuz belki 1. Dünya Savaşı’nda İttifak Devletleri ifadesiyle karşılaştık bu kelimeyle, belki de ülkemizde son yılların ittifak siyaseti ile.
Her zaman olduğu gibi, önemli ve yüklü bazı kelimelerin kökenlerini anlamak, o kelimelerin kullanımları konusunda bakış açımızı genişletebilir.
Kelimelerin biçimbilimine yabancı olmayan okurlar ittifak kelimesinin Arapça kökenli olduğunu görebilirler. 14. yüzyıldan beri Türkçede kullanıldığına dair işaretler vardır.
İttifak içinde olanlara Türkçe müttefik denir. Bu iki kelime arasındaki ses benzerliğinde kelimelerin ortak Arapça kökenine dair bir ipucu vardır.
Nihaî kök Arapça w-f-q ( و ف ق ) sesleridir, ve “uzlaşma, anlaşma, uyum, birliktelik” ile ilgili kelimeler türetir.
Öncelikle bu kökten Arapça wafiqa ( وَفِقَ ) “uydu, uzlaştı” fiili türemiştir. Bu fiilden Türkçeye kalan bir miras muvaffak sözcüğüdür. Arapça muwaffaq ( مُوَفَّق ) “uygun gelme” anlamının mecazlaşmasıyla “denk gelme, şanslı, başarılı” anlamlarına evrilmiştir. Türkçedeki “başarılı” anlamı, kökenbilimsel olarak adeta “şans eseri başarılı” olarak yorumlanabilir mi?
İttifak da, wafiqa kelimesinin çekimi olarak, “uyma, uzlaşma” anlamlarını içermektedir. Hatta sözlükte Türkçe uzlaşmak sözcüğü, anlam açısından ittifak kelimesinin birebir aynası gibi gözükmektedir.
Ancak muvaffak kelimesindeki şans imasını hatırlayalım. Şayet Arapçada ittifaq ( اِتِّفَاق ) kelimesinin “uzlaşma, uyum” anlamlarının yanı sıra “tesadüf, şans eseri, kaza” gibi yan anlamları da bulunmaktadır.
Bazen koşullar, bireyleri ve toplulukları uzlaşmak durumunda bırakabilir. “Şans eseri” veya “tesadüfen” yapılan ittifaklar, aslında kökenlerine gayet uygun bir şekilde muvaffak olabilirler.
Kelime Köşesi'nden Ata Leblebici
Instagram'da @kelime_kosesi



