Plağa kaydedilen ilk Türkçe sözlü tango

1928 yılında Necdet Rüştü Ege'nin yazdığı, Necip Celal Andel tarafından bestelenen Mazi Kalbimde Bir Yaradır şarkısı, plağa kaydedilen ilk Türkçe sözlü şarkı olma özelliği taşıyor.

Şarkı, o günlerde konservatuvar öğrencisi olan Seyyan Hanım tarafından 1930-31'de Sahibinin Sesi firması için plağa kaydedildi. Bu şarkının büyük ilgi görmesi ile birlikte tango bir dans türü olarak Türkiye'nin eğlence hayatına katıldı.

Seyyan Hanım'dan sonra Mahmure Hanım Odeon firması için kaydederken Esin Engin'in Tangolar albümünde 1974 yılında seslendirildi. Son olarak İncesaz'ın 2005 Kasım ayında çıkardığı dördüncü albümüne adını verdi.

Necip Andel, Taksim Gazinosu'nda tanıştığı bir Alman kadın için bu şarkıyı yazdığını açıkladı.

Şarkının sözleri:

Ben de gönül çektim eskiden
Yandı hayatım bu sevgiden
Anladım ki bir aşka bedel
Gençliğimmiş elimden giden

Önünde ben geldim de dize
Yâr olmadı bu kimse bize
En nihayet düşüp can verdim
Gözündeki yeşil denize

Sarmadımsa da belden, geçmedim bu emelden
Bir hazin maceradır onu aldılar elden
Başkasına yâr oldu, eller bahtiyâr oldu
Gönlüm hep baştan başa viran bir diyâr oldu

Mazi kalbimde bir yaradır
Bahtım saçlarımdan karadır
Beni zaman zaman ağlatan
İşte bu hazin hatıradır

Ne göğsünde uyuttu beni
Ne bûseyle avuttu beni
Geçti ardından uzun yıllar
O kadın da unuttu beni

Sarmadımsa da belden, geçmedim bu emelden
Bir hazin maceradır onu aldılar elden
Başkasına yâr oldu, eller bahtiyâr oldu
Gönlüm hep baştan başa viran bir diyâr oldu..

İsmi neden Seyyan?

1913'te doğan Seyyan Hanım'ın ismini babası Hikmet Bey verdi. Seyyan, "eşit" anlamına geliyor. Hikmet Bey, erkek kardeşi ile birlikte eşit muamele görmesi niyetiyle bu ismi verdi.

Seyyan Hanım'ın bir erkek tarafından Alman bir kadına yazılan 'Mazi Kalbimde Bir Yaradır' şarkısını okuması, ismi gibi 'eşit'lik için önemli bir simge oluşturuyor, diyebilir miyiz?

"Yılda bir kez plak doldurmaya İstanbul'a gelirdim"

Seyyan Hanım ile ilgili bilgi bulmak çok güç. Kendisi dönemin en önemli ses sanatçılarından biri de olsa, gazetelere ya da müzik dergilerine söyleşi vermediği ya da gece hayatı olmadığı için magazine düşmememesi sebebiyle kendisine dair bilgiye erişmek imkânsız.

Kendisiyle ilgili en önemli kaynak 1985 yılında Murat Belge'ye verdiği röportaj. Murat Belge röportajına şu sözlerle başlıyor:

Bir zamanlar bu ülkede nasıl bir müzik varmış? Kim neleri söylemiş? Radyoevi arşivlerine girip çıkma fırsatınız yoksa bir yerlerden hazır bant vb. elde edemiyorsanız bu soruların cevaplarını öğrenmenin yolu, taş plak toplamaktır. (…) Bir taş plak alıcısı olarak dinlediğim değişik türlerdeki müzikler arasında tango türünde etkileyici ve dinledikçe unutulmazlaşan bir ses dikkatimi çekiyordu. "Seyyan Hanım"dı bu sesin sahibi. Çok kişiye sordum, kimdi, ne zaman söylemişti diye. Hiç cevap alamadım, bir keresinde bir plak kabı üzerinde resmini gördüm o kadar. Ama sonunda bir rastlantı yardım etti. Seyyan Hanım’ın izini buldum. Beni kabul etme nezaketini gösterdi. Maltepe’deki evine çağırdı. (…) Tanışınca niçin ardında bu kadar az iz bıraktığını anladım.

50 kadar plak çıkaran Seyyan Hanım'ın sahne hayatı sadece 1.5 yıl sürdü. 1930-32 yıllarında İstiklal Caddesi'nde, bugünkü Atlas Sineması binasında bulunan Moulin Rouge adlı mekânda şarkılarını söyledi. Burada onu dinlemeye gelen Teğmen Sait Oskay ile evlendi ve İstanbul'dan taşındı. Eşinin görevi dolayısıyla Anadolu'nun değişik yerlerine seyahat etti. Seyyan Hanım, eşi ile son olarak Sarıkamış’a taşındı. Bu sırada Sahibinin Sesi ile 10 yıllık bir anlaşma yaptı. Sarıkamış'ta yaşıyor, yılda bir kez İstanbul'a geliyor ve plak dolduruyordu.

NEREDE YAYIMLANDI?

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Sene 1933: Buralar Eskiden Hep Taşlık'tı! #66

Matmazel Şor, Atina, İstanbul, Taşlık, Beşiktaş

28 Mar 2023

Taşkışla tarafından Maçka, Taşlık görünüşü - 1950 ler

İLGİLİ OKUMALAR