Türkiye’nin ekonomiden başka da hayatî önemde sorunları var. Cumhurbaşkanı Erdoğan 25 Temmuz’da Cumhurbaşkanlığı Sarayında yeni hâkim ve savcıların kur’a çekme töreninde yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünün diğer gerekleri bakımından en hafif tabirle ‘’talihsiz’’ sayılabilecek bir konuşma yapmıştır.
Mayıs 2023 seçimleri Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı olarak, AKP-MHP ittifakını ise yasamada çoğunluğu kontrol eden güç olarak yeniden iktidara getirdiyse de, ‘’bakanları’’ ve diğer bürokratlarıyla Erdoğan’ın yeni idarî kadrosu kamu işlerinin gidişatında henüz belirgin bir iyileşme emaresi ortaya koyabilmiş değil.
Gerçi Mehmet Şimşek göreve başladığı günlerde artık ‘’rasyonel’’ ekonomi ve maliye politikaları izleyeceklerini vaat ettiyse de, Erdoğan’ın tek yetkili ‘’Başkan’’ olduğu bugünkü devlet sistemi içinde Şimşek ve -varsa- ekibinin ne ölçüde Erdoğan’dan nispeten bağımsız olarak hareket edebileceği belli değildir.
Öte yandan, Her şeyden önce böyle bir toplantının ‘’yürütme’’yi temsil eden Cumhurbaşkanlığı sarayında yapılması yargının bağımsızlığı üzerinde şüphe uyandırabilecek bir durumdur. Daha da önemlisi, bu toplantıda Cumhurbaşkanının hâkim ve savcılara hitaben yaptığı konuşma tarafsız bir cumhurbaşkanının törensel/sembolik bir konuşması niteliğinde değildir. Türkiye’de halihazırda carî olan devlet sisteminde cumhurbaşkanı tarafsız olmayıp resmen partili bir kimliktir ve partili Cumhurbaşkanı bu konuşmada hâkim ve savcılara kendi siyasetinin propagandası niteliğinde olan kimi ‘’tavsiye ve telkinler’’de de bulunmuştur. Bu ise ülkemizde adaletin tesisi beklentilerini boşa çıkaran başka bir gelişmedir.
Bu arada, Mayıs seçimlerindeki başarısızlık sonrasında, muhalefet ittifakının başını çeken CHP’nin yönetimine yönelik olarak parti içinde başlayan ve özellikle CHP’ye yakın medyada da yansımaları olan eleştiriler ve buna bağlı değişim arayışı iki önemli gelişmeyle yeni bir aşamaya ulaşmış görünmektedir. Bunlardan ilki, aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız üzere, CHP yönetiminin bugüne kadar medyadaki en büyük destekçisi olan Halk TV ile ilişkisini sona erdirmesidir. Daha önemli olan başka bir gelişme, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun CHP Genel Başkanlığı’na aday olduğunu dolaylı yoldan da olsa ilk defa ilân eden bir çıkış yapmış olmasıdır. Nitekim İmamoğlu bir medya platformunda CHP için yeni bir örgütlenme stratejisi ve sosyal demokrat kimlik tanımı öneren bir makale yayımlatmış bulunmaktadır.
Bu iki gelişme, CHP’nin 2024 baharındaki mahallî seçimlere liderlik yarışının sarsıntıları içinde gireceği anlamına gelmektedir. Görünen o ki, halihazırdaki Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun siyasî kariyeri en geç önümüzdeki bahar aylarında sona erecektir.
Bir sonraki Özgürlük Gündemi’nde buluşmak üzere esen kalın.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
AYM İfade Özgürlüğü Başvurularını Başından Savmanın Yolunu Buldu, CHP-Halk TV İlişkisi Sona Erdi, TCMB Başkanı ile Piyasanın Tanışması.
31 Tem 2023

İLGİLİ OKUMALAR


