Üç farklı 29 Ekim’den bize kalan
Umur Talu, Gazeteci
Cumhuriyet’in 100'üncü yılı, aynı zamanda Cumhuriyet'in belki de yolunu açan iki felaketin de yıldönümü.
Onlar da hatırlanmadan Cumhuriyet’in kıymeti belki biraz daha az anlaşılır.
Birinin 109, diğerinin 105’inci yıldönümü 29 Ekim.
O zaman ilk sorumuz: Osmanlı son büyük savaşına girmeseydi ne olurdu? Yahut farklı taraf seçmiş olsaydı?
Kurtuluştan kuruluşa: Cumhuriyetin kadınları
Canan Güllü, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı
Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
– Mustafa Kemal Atatürk
Osmanlı İmparatorluğu'nda 2. Meşrutiyet’ten sonra giderek dernek kurma yoluyla etkinleşen bir kadın hareketine tanıklık ederiz. Kurulan bu derneklerle kadınlar sosyal hayata giderek daha çok girmeye ve daha önce erkeklerin olan bir dünyada vazgeçilmez bir yer edinmeye başlarlar.
Kadın dernekleri Millî Mücadele'nin örgütlenmesi ve yürütülmesi sürecinde de etkin rol almışlardır. Birinci Dünya savaşı kadınların iş hayatına–çıkmamak üzere–girmesini sağlamıştır. Bu gelişmeler için kadın meselesinde cesur davranan lider Mustafa Kemal Atatürk ile siyasi kazanımlar elde edilmeye başlanmıştır.
Cumhuriyet’in sonuna mı geldik?
Evren Balta, Siyaset Bilimi Profesörü—Özyeğin Üniversitesi
Türkiye Cumhuriyeti yüzyıllık tarihi boyunca hiçbir zaman ideal anlamda bir cumhuriyet olamadı. Haklar ve özgürlükler ağır aksak ilerledi. Cumhuriyet tarihi neredeyse kalıcılaşan olağanüstü hâl rejimleri ve Türkiye’nin kurumsal ve siyasal alt yapısını alt üst eden askerî darbelerle sarsıldı. Her darbe dönemi arkasında ordu için ayrılmış özerk alanlar bıraktı. Darbeler Türkiye’yi bir türlü kurumsallaşamayan bir siyasal parti sistemine ve kendini düzen koruyucu olarak inşa eden bir ulusal güvenlik devletine mahkûm etti. İç tehditler araçsallaştırıldı ve özgürlükçü bir anayasal sisteme sahip olamamanın gerekçesi olarak kullanıldı.
Yine de 20. yüzyıl tarihi boyunca siyasal elitlerin söylemlerine, kamusal tartışmalara ve kurumsal düzenlemelere güçlü bir biçimde sirayet eden bir gün tam anlamıyla bir cumhuriyet olabilme fikri her zaman mevcuttu. 2010'a gelinceye kadar da askerî darbe dönemleri dışında Türkiye'de cumhuriyet değerleri OECD ülkelerinin artış ya da düşüş eğilimlerine sıkı sıkıya bağlı bir paralellik gösteriyordu. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına sağladığı haklar ve özgürlükler bakımından yakalamak istediği (medeni) ülkelerin altındaydı; ama cumhuriyet değerlerinin seyrine bakıldığında bu kümenin içindeydi.
Ancak Türkiye’de cumhuriyetçilik ve demokrasi, 2010’lardan itibaren 20. yüzyılın eğilimlerinden farklı bir yöne doğru ilerlemeye başladı.
🇹🇷 Politika yayınımız Spektrum’un 100. yıl coşkusunu kutlayan sayı burada.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Spotify önümüzdeki yılın başlarında telif modelinde değişiklikler yapma kararı aldı.
29 Eki 2023

İLGİLİ OKUMALAR


