Türk futbolunun özeti: Faruk Koca

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Pazartesi akşamı, Ankaragücü-Çaykur Rizespor karşılaşmasının ardından maçın hakemi Halil Umut Meler yumruklu saldırıya uğradı. Yumruğu atan ise sahadaki takımlardan birinin yöneticisiydi: MKE Ankaragücü’nün Başkanı Faruk Koca.
Koca, beraberindeki 5 kişi ile gözaltına alındı. Ardından Koca ve 2 kişi çıkarıldıkları mahkemece “kamu görevlisini yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle spor alanında kırık oluşacak şekilde yaralamak” suçundan tutuklandı. Faruk Koca, ayrıca önce MKYK'da alınan kararla AK Parti'den ihraç edildi ardından da MKE Ankaragücü'ndeki başkanlık görevinden istifa ettiğini açıkladı.
Saldırının yapıldığı Pazartesi akşamından bu yana Koca’ya yönelik eleştiriler artarak devam etti. Koca’nın “fair play” ödülü liyakat tartışmalarına, AK Parti Milletvekilliği ise futbol-siyaset ilişkisi tartışmalarına kapı açtı. Biz de yumruğun ardındaki tartışmaları derledik.
Kim, ne dedi?
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Büyükekşi, yönetim kurulu toplantısının ardından yaptığı basın açıklamasında, tüm liglerde maçların süresiz olarak ertelendiğini duyurdu. Büyükekşi, ilerleyen günlerde liglerin durumuyla ilgili açıklama yapacaklarını belirtti ve futbolun tüm bileşenlerini sorumluluk almaya çağırdı. Meler'e yapılan saldırı sonrası EURO 2032'nin Türkiye'den alınacağı iddiasına yanıt veren TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, "Böyle bir şey söz konusu değil" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan saldırıyı kınadı ve Meler'e geçmiş olsun dileklerini iletti. Erdoğan, sporun, barış ve kardeşlik olduğunu söylediği mesajında "Spor şiddetle bağdaşmaz. Şiddetin Türk sporunun içinde barınmasına asla izin vermeyeceğiz" dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Meclis Genel Kurulu'nda bütçe görüşmeleri sırasında Meclis adına saldırıyı kınadı. "Böyle bir saygısızlık olmaz" diyen Kurtulmuş, spor sahasında böyle bir saldırının olmasının asla kabul edilemeyeceğini söyledi.
Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği, tüm hakemlere müsabakalara çıkmama çağrısında bulundu. Hakemler, dün Meler'in yattığı hastanenin önünde yaptıkları açıklamada maçlara çıkmayacaklarını duyurdu.
Süper Lig kulüpleri başta olmak üzere birçok futbolcu ve teknik direktör de kınama mesajları yayımladı. Spor kulüplerinden yapılan bazı açıklamalar şöyle:
- Beşiktaş: "Türk futboluna hak ettiği gerçek itibarı yeniden kazandırmak amacıyla, yetkili tüm kurumları gereken tedbirleri almak için göreve çağırıyor, Beşiktaş JK olarak bu yöndeki her çalışmaya sonuna dek destek vereceğimizi ilan ediyoruz."
- Fenerbahçe:"Ülkemize ve Türk futboluna yakışmayan bu olaya dair Türk futbolunun tüm paydaşlarını, sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumları birlikte hareket etmeye davet ediyoruz."
- Galatasaray:"Bu gece, Türk futbolunun tüm paydaşları için yaptıklarını gözden geçirme ve düşünme vaktidir. Geçmişte ne yaşanmış olursa olsun, hepimiz bugünden tezi yok biraraya gelmeli ve bir parçası olduğumuz sorunları çözmek için hareket etmeliyiz.”
Dünya basını: Koca’nın Halil Umut Meler’e saldırısını dünya basını da haberleştirdi. Olayın dünya basınındaki yansımalarına buradan ulaşabilirsiniz.
Tepkiler ardı ardına devam ederken Faruk Koca’nın kim olduğu da tartışmaların diğer uzantısını oluşturdu.
Faruk Koca kimdir?
59 yaşındaki Faruk Koca, 2021 yılında Ankaragücü Başkanı seçildi. Lise mezunu olan Faruk Koca, ticaretle uğraşıyor. İktidardaki AK Parti’nin kurucu üyeleri arasında yer alan Koca, aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 22. ve 23. Dönem Ankara Milletvekilliği yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakanlık yaptığı süreçte 12 yıl boyunca oturduğu Keçiören’deki evin de sahibiydi.
Faruk Koca, milletvekili olduğu yıllarda dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın baygın hâlde kilitli kaldığı zırhlı aracının camını balyoz ile kırarak Erdoğan’ın hastaneye yetişmesini sağlamıştı.
- Bununla birlikte: Koca’ya ait bir inşaatta 2010 yılında açıkta bırakıldığı için suyla dolan hafriyat çukuruna düşen 10 yaşındaki Sedanur Özdemir hayatını kaybetmiş; savcı, Koca’yı 2004’ten beri açık olan hafriyat çukuru etrafında yeterli emniyet tedbiri almamakla suçlamıştı. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi, Kasım 2014’te görülen duruşmada Faruk Koca ile diğer üç sanığı “taksirle öldürmek” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırmıştı. Ancak sanıkların sabıkasız oluşları ve duruşmalardaki iyi hâllerini gerekçe gösteren mahkeme, cezayı 12 bin 100 lira para cezasına çevirmiş, Koca bu parayı taksitle ödemişti.
2 yıldır Ankaragücü Başkanı olan Koca, son olarak Ekim 2022'de ayın Fair Play Yönetici Ödülü'nü de almıştı.
Ya Halil Umut Meler?
37 yaşındaki Hakem Halil Umut Meler, FIFA'nın uluslararası maçlarında görev alıyor ve UEFA'nın elit hakemler listesinde bulunuyor.
- İfadesi: Meler’in polis verdiği ifadesinde, "Faruk Koca, tüm hakem arkadaşlarım ile bana 'Sizi bitireceğim' dedi. Bana hitaben, 'Seni öldüreceğim.' dedi. Koca'dan ve diğer şahıslardan davacı, şikayetçiyim. Uzlaşmak istemiyorum” dediği öğrenildi.
Değerlendirme
Yaşananların ve tepkilerin ardından Evrensel Gazetesi editörü ve spor yazarı Mithat Fabian Sözmen ile konuştuk. Sözmen’e siyaset ve futbol arasındaki ilişkiyi sorduğumuzda şunları anlattı:
“Şu anda Türkiye’de futbol ile siyaset tamamen birbirine bağlı durumda. Daha doğrusu siyaset, sporu tamamen kontrol ettiği için siyasetin etrafında iş yapan Faruk Koca gibi iş insanları da söz sahibi olabiliyor. Özellikle büyük kulüplerde söz sahibi olmak istiyorsanız, başkan olmak istiyorsanız, bu tip bağlantılarınız olmak zorunda. Bu durum artık taraftarlara da kabul ettirilmiş: ‘Başkanımız şu isim olsun ki siyasette sorun yaşamayalım ya da ekonomik olarak sorun yaşamayalım.’ Başkanların seçilmesinde yazılı bir kural yok; ancak bakılan birinci kriter bu. Güçlü olmasına bakılıyor ve bu güç de siyasetten geliyor. Bir nevi yazısız kural diyebiliriz. Dünya genelinde de işlerin böyle yürüdüğünü söylemek gerekiyor.”
Faruk Koca’nın henüz 1 yıl önce fair play ödülü aldığını hatırlattığımda Sözmen bu durumu “Türk futbolunun içinde bulunduğu durumu çok iyi yansıtan bir örnek” sözleriyle özetliyor:
“Aynı sezon içinde hakemi dövme tehdidinde bulunuyor. Ve 1 yıl sonra da bunu eyleme döküyor. Dolayısıyla bu ödüller ahbap-çavuş ilişkisi içinde kalıyor. Tıpkı başkanların seçilme biçimleri ya da federasyon başkanının seçilme biçiminde gördüğümüz gibi. Sonuçta Mehmet Büyükekşi de siyasetin getirdiği bir isim. Faruk Koca da arasının iyi olduğu isimlerden biri. Yoksa Faruk Koca, şiddete eğilimi bilinmeyen birisi değil. Melekti de bir anda Türk futbolu onu çıldırttı gibi bir durum yok. Aslında Türk futbolunun ta kendisi olan, Türk futbolunu özetleyen figürlerden biri.”
Yaşanan olayın ardından sorumluluğun kimde olduğunu sorduğumda Sözmen “Eğer yönetimler böyle açıklamalar yaparsa, Ali Koç böyle bir açıklama yaparsa, tabii ki böyle bir saldırıya meşru bir zemin hazırlar" diyor:
"Ama Koç da bu alanda yalnız değil, sorumluluğu federasyonla birlikte öncelikle bütün büyük kulüplerin yönetimlerine vermek gerekir. Sürekli yaptıkları açıklamalarla ortamı bu kadar gerenler onlar. Böyle bir saldırının gerçekleştirilebileceğini akıllara düşürenler onlar. Bundan birkaç yıl önce Rizespor’un eski başkanı Hasan Kartal 'Yanımda silahım olsaydı vururdum' demişti. Çok komik bir ceza almıştı. Böyle bir cezasızlıkla bu düzeni devam ettirirseniz iş işten geçmiş oluyor. Faruk Koca da bu saatten sonra maalesef sadece günah keçisi olabilecek, çünkü kulüplerin hepsi şu anda kulağa ve göze çok hoş gelen açıklamalar yayımlıyorlar halbuki bugün gelinen ortamda onların payı çok büyük."
Futboldaki fanatizmin şiddete yol açtığı yorumlarını sorduğumda Sözmen, bu değerlendirmelerin yanlış olmadığını vurguluyor.
"Zaten örneklerini her yıl yaşıyoruz. Sadece büyük kulüpler arasında olanlar da değil, alt liglerde yaşananlar da ortada. Kulüpler arası çekişmenin ötesinde, bugün konuştuğumuz Ankaragücü tribünlerinde birkaç yıl önce Amedsporlu yöneticiler de saldırıya uğruyordu ve bu çok normal karşılanıyordu. Bu kadar düşmanlaştırıyorsanız karşınızdaki yapıyı ona şiddeti de bir yanıyla meşru kılabiliyorsunuz. Bugün ortaya çıkan sonuç da bu oluyor."
Yaşananların ardından Türk futbolundaki bu şiddet döngüsünün nasıl kırılacağını sorduğum Mithat Fabian Sözmen şunları aktarıyor:
“Konuşmaya başladığımız zamandan beri şu anki yöneticilerin ve federasyonun sorumluluğundan bahsediyoruz. Dolayısıyla orada ciddi bir değişiklik olmadan bir şeylerin değişmesini beklemek çok mantıklı değil. Maalesef bunda da bir yanıyla medyaya rol düşüyor. Ortada bir medya yok, olanlarının imkanları çok kısıtlı, onlardan bir şey beklemek çok gerçekçi değil. Taraftarlar da aslında kısırdöngüyü kırabilecek güçteki kesimlerden biri; ama onlar da maalesef tüm bu anlatıya mahkum olmuş durumda. Taraftarların dışarıdan bir baskı oluşturması önemli olur, ancak Türkiye'de şu anda böyle bir bilinç ya da taraftar örgütlenmesi yok. Dolayısıyla biraz umutsuz bir noktadayız.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





