İsrail-Hizbullah mücadelesinin savaş alanı

Lübnan merkezli Hizbullah örgütü ile İsrail arasındaki ölümcül ve amansız kavga, giderek uluslararası bir mesele hâline gelirken çatışmaların merkezindeki Lübnan'ı tanımak ve anlamak da önem kazanıyor. Lübnan’daki dinî ve etnik zümrelerin tarihî, siyasi, ideolojik ve sosyolojik arka planı; Şii Hizbullah ile onun baş rakibi ve hasmı sayılan Hıristiyan inançlı siyasi oluşumların geçmişi...

Yazı: Faik Bulut

Günümüzde İsrail-Hizbullah mücadelesinin savaş alanı hâline gelen Lübnan, 10 bin 452 kilometrelik yüzölçümünde yaklaşık 6 milyonluk bir nüfusa ev sahipliği yapıyor. Bu nüfus, 18 dinî mezhebe mensup topluluklardan oluşuyor.

  • CIA World Factbook'un 2020 tarihli tahminlerine göre, Lübnan'ın %67,8'i Müslüman (Sünni, Şii ve daha küçük oranda İsmaili ve Nusayri), %32,4'ü Hıristiyan (Maruni Katolikler en büyük Hıristiyan grubu), %4,5'i Dürzi ve çok az sayıda Yahudi, Bahai, Budist ve Hindu da bulunur.

Bu çeşitliliğin arkasında zengin bir tarihî arka plan yatar. MÖ 64’te Roma İmparatorluğu'nun bölgeyi fethetmesinin ardından ülke, imparatorluk içinde Hıristiyanlığın merkezlerinden biri konumuna geldi. Lübnan Dağı, Maruni Kilisesi’nin doğuşuna sahne oldu. Maruniler, İslam imparatorluğunun Dört Halife döneminde bölgenin Müslümanlarca fethedilmesi sonrasında da din ve kültürlerini korumaya devam ettiler.

  • Lübnan Dağı’nda Dürzilerin yeni bir dinî grup olarak ortaya çıkması ise yüzlerce yıl sürecek bir dinî ayrılığa yol açtı. Haçlı Seferleri'nde Maruniler, Katolik Kilisesi ile yeniden bağlantı kurdular.

(...)

Mezhepçilik ve zümrecilik uluslararası boyut kazandı

1943’te Fransa’dan bağımsızlığını kazanan Lübnan, belli başlı dinî mezheplerin belli siyasi güçlere sahip olduğu konfesyonalist bir hükümet şekli oluşturdu.

  • Bilgi notu: Konfesyonizm, din ve siyasetin de jure (hukuki) karışımı olan bir hükümet sistemidir. Tipik konfesyonizm, siyasi ve kurumsal gücün farklı toplulukları arasında orantılı olarak dağıtılmasını gerektirir.

Modern Lübnan’daki dinî topluluklar, Hıristiyanlık ve İslâm dinleri çatısı altında çeşitli alt kollara ayrılmaktadır: Hıristiyan topluluğu Maruni, Grek Katolik, Grek Ortodoks, Ermeni Katolik, Ermeni Ortodoks ve bu dinin azınlık gruplarından; Müslüman topluluğu ise Sünni, Şii, Dürzi ve bu dinin diğer azınlık gruplarından oluşmaktadır.

Zümrecilik kavgası-husumeti nedeniyle çıkan iç savaşta 1975’ten 1990 yılına kadar Lübnan’da yaklaşık olarak 150-230 bin insan ölmüş; yaklaşık 350 bin kişi yaralanmış, bir milyondan fazla insan da ülkesini terk etmişti. Yüz binlerce Filistinli mültecinin Lübnan’a yerleşmesi (Filistinli mülteciler 1976-90 yılları arasında nüfusun %35’ini oluşturuyordu) dinî çatışmaları artırdı. Silahlı FKÖ gerillalarının ülkeye girişi de ciddi siyasi sorunlara sebep oldu.

FKÖ’nün gelişi ile Filistinli mültecilerin silahlanması farklı gruplar arasındaki sürtüşmeyi hızlandırdı. 1976’da çoğunluğu Müslüman Lübnan Cephesi ile karşısındaki Ulusal Komite arasında çatışmalar başladıktan kısa süre sonra Arap Birliği ve Suriye arabuluculuğa girişti.

  • 1960’larda Hıristiyan üstünlüğünün yasal olarak kabul edilmesi, Müslümanlar ve seküler sol grupların büyük tepkisine yol açtı. 1969’da Front for Progressive Parties and National Forces’a (İlerici Partileri Cephesi ve Milli Kuvvetlere) katılmalarına önayak oldu.

Müslüman-solcu muhalefet koalisyonu (sonradan Lübnan Ulusal Hareketi’ne dönüştü) yeni bir nüfus sayımı (sonuncusu 1932’de yapılmıştı) isteğinde bulundu ve bu sayım sonrası nüfusun niteliklerini daha düzgün gösterecek bir hükumet kurulmasını talep etti. Bu istek Hıristiyanlar (özellikle Maruniler) tarafından ülkedeki hegemonyalarına bir tehdit olarak algılandı.

Ayrıca belirtilmelidir ki, politik durum Maruni kilisesi ve dış devletler tarafından basına iletildiği gibi bir “Müslüman-Hıristiyan” çatışmasından çok daha karışık bir hâldeydi. İki taraf da kendi çıkar çatışmalarını ortadan kaldıramadıklarından, önceleri kendilerini korumak amacıyla, sonraları olaylar tırmandıkça daha çok bir orduya benzeyen milisler oluşturmaya başladılar. Bu durum hızlı bir şekilde merkezi hükumetin otoritesini sarsmaya başladı. Hükumetin düzen sağlamaya çalışması da Lübnan Ordusu’nun yapısı gereği engellendi. Ortadoğu’nun en küçük ordusu olması sebebiyle neferleri belli oranlardaki dinlere mensup kişilerden meydana geliyordu.

YAZININ DEVAMI

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

🪖 Kore'de savaş çanları, BRICS mesajı

Rusya-Ukrayna savaşında Kuzey Kore şüphesi. Rusya, gerçekten yalnız mı? Hamas'ta ateşten gömleği kim giyecek? ABD seçimlerine günler kaldı. Kanada-Hindistan gerilimi. Mpox.

22 Eki 2024

🪖 Kore'de savaş çanları, BRICS mesajı

İLGİLİ OKUMALAR