Sağlığın ticarileşmesi

SGK üzerinden haksız kazanç sağlayan Yenidoğan Çetesi, sağlığın ticarileşmesine yönelik politikaları da yeniden gündeme getirdi.
Sağlık Bakanlığı’nın en son 2022 yılında yayımladığı Sağlık İstatistikleri Yıllığı’na göre yenidoğan yoğun bakım yatak sayısında özel hastaneler birinci. Özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım yatak sayısı, kamu hastanelerinden yüzde 14 fazla ve toplam yoğun bakım yatak sayısının 1/3’ünden fazlası da özel hastanelerin elinde.
Ayrıca 2002’den 2022’ye kadar kamu hastanesi sayısındaki artış %18.22 olurken, özel hastane sayısındaki artış %111.7 olarak hesaplanıyor. Özel hastane sayısı 2002’de 271 iken 2022'de 572 oldu.
Türkiye'nin sağlık karnesi
Haziran 2002 tarihinde Dünya Bankası’nın (DB) Türkiye’ye sunduğu reform raporu, o dönemde henüz yeni iktidara gelmiş AK Parti hükümetinin sağlık politikalarının temelini oluşturdu.
AK Parti, iktidar olduktan bir yıl sonra bu rapordan yola çıkan “Sağlıkta Dönüşüm Programı”nı hayata geçirdi. Türkiye’de, Sağlıkta Dönüşüm Programı öncesinde sosyal sigorta kurumları özel sağlık hizmetlerini yalnızca istisnai durumlarda kullanıyordu. Özel sektörün finansmanı büyük oranda cepten yapılan harcamalar ve özel sigortalarla sağlanıyordu. 2003’te SDP’nin uygulanmasıyla, sosyal sigorta kurumlarının özel hastanelerden hizmet satın almasının yolu açıldı.
Sağlık harcamaları da bu dönemden sonra giderek arttı. 2005’te yapılan değişiklik ile Sosyal Sigortalar Kurumu'na (SSK) bağlı 148’i hastane olmak üzere yaklaşık 373 sağlık tesisi Sağlık Bakanlığı’na devredildi.
2002’de 271 olan özel hastane sayısı 2 katını aşarak 572’ye yükseldi. Aynı dönemde kamu hastanesi sayısı ise 774’ten 951’e yükseldi. Tüm özel hastanelerin yaklaşık %40’ı İstanbul’da yer alıyor. Benzer durum yatak ve yoğun bakım sayısı için de geçerli. 2022’de ise kamuda yatak sayısı 207.121 olurken bu sayı özelde 55.069’a yükseldi.
Kamu-özel işbirliği modeli
Kamu-özel işbirliği modeliyle hayata geçirilen 14 şehir hastanesinin açılışı sırasında çok sayıda kamu hastanesi kapatıldı. Şehir hastanelerine 2024’te ödenecek tutarın 83 milyar lira olacağı belirtildi.
Türkiye'deki şehir hastanesi projeleri, geleneksel devlet hastanelerinden farklı olarak “Kamu-Özel Ortaklığı” modeliyle hayata geçiriliyor. Bu modelde, devlet hastanenin inşaatı karşılığında özel sektöre 25 yıl boyunca kira ödüyor.
Model ile şehir hastanelerinin her birine 2024 yılı için 4 milyar liranın üzerinde ödenek ayrılırken kamu hastanelerine ayrılan pay 800,6 milyon lirada kaldı. 2027 yılına kadar kamu-özel işbirliği projelerine 847 milyar lira aktarılacağı ortaya çıktı.
Türkiye, sağlık harcamalarında en düşük sıralamada
Türkiye, %4.3 ile OECD ülkeleri arasında GSYH'sine göre sağlığa en düşük payı ayıran ülke. 1.827 dolar ile kişi başına düşen sağlık harcamalarında da yine en düşük sıralarda yer alıyor. Sağlık harcamalarının %76.3’lük kısmı kamu tarafından karşılanıyor. Sağlık harcamalarının bireysel olarak karşılanma oranı ise 2021 yılına ait en güncel verilere göre %16,3 seviyesinde.
Hanehalkları tarafından tedavi, ilaç vb. amaçlı yapılan cepten sağlık harcaması 2022'de bir önceki yıla göre %98,8 artışla 112 milyar 18 milyon liraya ulaştı. Hanehalkının kendi bütçesinden yaptığı sağlık harcamalarının toplam sağlık harcamalarına oranı 2022'de %18,5 oldu. Kişi başına düşen sağlık harcamaları 2021'de ortalama 4 bin 206 lira iken, 2022'de %69,8 artışla 7 bin 141 liraya yükseldi.
Yoksulluk, işsizlik, geçim sıkıntıları nedeniyle Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borçlarını ödeyemeyen 9 milyona yakın yurttaşın 1 Ocak 2025 itibarıyla sağlık hizmetlerinden faydalanamayacağı öngörülüyor.
* Bu içerik Avrupa Birliği'nin maddi desteği ile hazırlanmıştır. İçerik tamamıyla Aposto’nun sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği'nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.
NEREDE YAYIMLANDI?
2002’den 2022’ye kadarki 20 yılda kamu hastanelerinin sayısı beşte bir oranında artarken, özel hastanelerin sayısı ikiye katlandı. TÜİK verileri, eğitim seviyesinde bölgesel eşitsizliklerin devam ettiğini ortaya koydu.
10 Kas 2024

İLGİLİ OKUMALAR


