Dalgalı bir haftada yön bulma

Bu hafta küresel finansal piyasalar; ABD, Avrupa Birliği (AB), Türkiye ve Asya’da yaşanan önemli gelişmelerle şekillendi. Ticaret politikaları, merkez bankası kararları ve ekonomik veriler, yatırımcıların piyasaya yaklaşımını etkileyen başlıca faktörler oldu. Özellikle Asya’daki hareketlilik, küresel ekonominin bölgesel dinamiklere olan bağımlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.

ABD’de, Başkan seçilen Donald Trump’ın Kanada, Meksika ve Çin’den ithalata tarife uygulama planı, ticaret politikalarına dair endişeleri artırdı. Bu gelişme, ABD dolarının diğer para birimleri karşısında değer kazanmasına neden olurken, piyasalar üzerindeki etkisi sınırlı kaldı. Dow Jones Sanayi Endeksi haftanın başında rekor seviyeye ulaştı; ancak teknoloji hisselerindeki satış baskısı, S&P 500 ve Nasdaq endekslerini haftanın ortasında hafifçe aşağı çekti.

ABD Hazine tahvillerinde, 10 yıllık tahvil getirisi %4,34’e geriledi; bu durum, yatırımcıların güvenli liman arayışına işaret etti. Ekim ayı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksinin %2,3 artması ise enflasyonun yavaşlamakla birlikte hâlâ Fed’in hedeflerine yakın olmadığını ortaya koydu. Emtia piyasalarında Brent petrol fiyatları varil başına 75,38 dolara yükselirken, altın fiyatları ons başına 2.626,40 dolara çıkarak güvenli liman arayışının sürdüğünü gösterdi.

AB piyasalarında karışık bir tablo hâkimdi. Almanya’nın DAX ve Fransa’nın CAC 40 endeksleri haftayı sırasıyla %0,7 ve %0,6 artışla tamamlarken, Fransa’da hükümete yönelik güvensizlik oyu tehditleri ve Almanya’da tüketici güvenindeki azalma, bu kazanımların sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri doğurdu. Avrupa tahvil piyasalarında ise 2027 vadeli tahvillerde %2,258 ve 2034 vadeli tahvillerde %2,821 oranında getiri kaydedildi; bu durum, AB’nin ekonomik zorluklarına rağmen tahvil piyasasına olan güvenin devam ettiğini gösterdi.

Türkiye’de, geçen haftaki politika faizi ve Kasım ayı enflasyon beklentileri piyasaları meşgul etmeye devam ediyor. Borsa İstanbul 100 endeksi, geçen haftaki yükselişini sürdürdü. Açığa satışın geri dönme beklentisi ve İsrail-Lübnan tarafındaki risklerin azalması, endeks üzerindeki baskıyı hafifletti. Tahvil tarafında ise SPK tebliği nedeniyle 2 yıllık getirilerin %40’ın altına gerilediği gözlendi. Risk primi tarafında nötr bir performans sergilenirken, eurobond verim eğrisi yatay bir seyir izledi.

Yıl sonuna yaklaşırken, hisse senedi endekslerinde yukarı yönlü hareketin devam edebileceği, ancak sabit getirili taraflarda risklerin realize edilme zamanının geldiği değerlendiriliyor. Bu bağlamda, portföylerde sabit getirinin ağırlığının riskli varlıklara kaydırılması önerilebilir.

Asya’da, özellikle Çin, Japonya ve Güney Kore’den gelen veriler dikkat çekti. Çin’de sanayi üretimi yıllık bazda %5,3 artarak beklentilerin altında kalırken, perakende satışlar %4,8 artışla tahminlerin üzerinde gerçekleşti. Çin Merkez Bankası (PBOC), büyümeyi desteklemek adına zorunlu karşılık oranını 50 baz puan düşürerek 1 trilyon yuan değerinde uzun vadeli likidite sağladı. Japonya’da Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) üçüncü çeyrekte %0,9 büyüdü; ancak sanayi üretimindeki %2,6’lık yıllık düşüş, toparlanmanın zayıflığını ortaya koydu. Güney Kore’de ise teknoloji sektörü güçlü bir performans sergiledi; Samsung Electronics hisselerindeki yükseliş, Kospi endeksini %2,09 artırdı.

Bu hafta, ABD’den Çin’e kadar tüm piyasalardaki gelişmeler, yatırımcıların merkez bankalarının para politikalarına ve ekonomik verilere ne kadar duyarlı olduğunu gösterdi. Enflasyon, faiz oranları ve ticaret politikalarındaki değişiklikler, piyasa yönünü belirleyen temel faktörler olmaya devam ediyor. Gelecek haftalarda enflasyon trendlerinin ve merkez bankası kararlarının yakından takip edilmesi, yatırımcılar için kritik önemde olacak. Çeşitlendirilmiş portföy stratejileri ve uzun vadeli bakış açısı, bu belirsiz dönemde güvenilir yaklaşımlar arasında yer alıyor.

* Bu içerik Avrupa Birliği'nin maddi desteği ile hazırlanmıştır. İçerik tamamıyla Aposto’nun sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği'nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.

NEREDE YAYIMLANDI?

Yankı RaporuYankı Raporu

BÜLTEN SAYISI

🧮 Tutuklu gazeteciler, engelli siteler

İfade ve basın özgürlüğü davalarında yargılananlar arasında en sık dava açılan gruplar; aktivistler, öğrenciler ve gazeteciler oldu. Rusya, Ukrayna'yı işgalinin başlamasından bu yana yaklaşık 5 bin internet sitesini erişime engelledi.

01 Ara 2024

Yankı Raporu

İLGİLİ OKUMALAR