Sanayideki zorlanma artıyor

Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu

İstanbul Sanayi Odası'nın sanayinin en büyüklerini izleyen İSO-500 ve İkinci-500 verileri, son dönemde sanayide gördüğümüz sıkıntıların çok daha net bir resmini ortaya koyuyor. Normal koşullarda Türkiye ekonomisinin büyüme oranıyla sanayinin büyüme oranı birbirine çok yakın seyreder. Özellikle geçtiğimiz yıldan itibaren ayrışmanın çok arttığını izliyoruz.

2024 yılında Türkiye ekonomisi %3,2 büyürken, sanayinin büyüme hızı %0,5 oranında kaldı ve sektör olarak en düşük büyüme oranına sahip oldu. Bu yılın ilk çeyreğinde de Türkiye ekonomisi %2 büyürken, sanayi %1,8 daraldı. İSO verileri de sanayinin yaşadığı bu zorluğu teyit ediyor. Gerek İSO-500, gerek İkinci 500 rakamları, Türkiye’nin büyük sanayi kuruluşlarının üretimden satışlarında son üç yılda reel gerileme olduğuna işaret ediyor.

Kârlılık düşünce yatırım da düşer

Son 3,5 yılda üretici fiyat endeksinde %350’ye yakın artış gören sanayi sektörü, satışlarda sınırlı da olsa reel düşüşle karşılaşınca doğal olarak kârlılıkta ciddi gerilemelerle karşılaştı. İSO-500’ün faaliyet kârlılığı 2024 yılında bir önceki yıla göre %32’ye yakın gerilerken, İSO İkinci 500’de bu oran %19’lara yakın oldu. İSO-500 dönem kârı %59 gerilerken, ikinci 500’de %64 oranında gerilemeler ortaya çıktı. Kârlılığı düşen firmaların gelecekteki yatırım potansiyeli ve verimliliği de gerilemeye başlar.

2024 yılı rakamları, önceki yıllara göre özellikle kârlılıktaki düşüşün hızlandığına işaret ediyor. Maliyetlerdeki yüksek artışa karşın satış hacmini olabildiğince korumaya çalışan firmaların sert kârlılık düşüşünü izliyoruz. Sıkı para politikası ile oluşan yüksek faizlerin finansman giderini anormal arttırması, finansman giderinin faaliyet kârının %100’lerine yaklaşması firmaların ayakta kalmasını zorlaştıran, gelecekte yatırım yapma potansiyeli ve motivasyonunu son derece azaltan, sürdürülmesi son derece zor bir tablo yaratmış durumda.


DEVAMINI OKU


NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

💺 Powell'ın sallanan koltuğu

Bu hafta çoğunlukla yurt dışında açıklanan enflasyon verilerini takip ettik. Yurt içinde ise merkezi yönetim bütçesi, kısa vadeli dış borç stoku, özel sektörün yurt dışı kredi borcu gibi kritik verileri izledik.

18 Tem 2025

Reuters

İLGİLİ OKUMALAR